• BIST 98.314
  • Altın 143,962
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941

    Doğan Bursa'da konuştu

    07.04.2010 16:26
    Doğan Bursada konuştu
    Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlediği "Aydınlarla Yüzyüze Söyleşileri" toplantısında konuşan Doğan, 30 yıllık yayıncılık hayatıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı.
    Doğan Bursa'da konuştu Doğan Bursa'da konuştu Doğan Bursa'da konuştu

    DOĞAN Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan'a, Türk basın ve yayıncılığına yaptığı katkıdan dolayı Bursa Gazeteciler Cemiyeti tarafından ödül verildi. Gazetecilikte tarafsız olmanın önemine değinen Aydın Doğan, "Yayıncılığın en zor tarafı tarafsız olmaktır. Gazetecilikte tarafsız olmak lazım. Bu çok zordur ama vicdanen rahat olursunuz" dedi.

    Bursa Gazeteciler Cemiyeti ile Bursa merkez Nilüfer İlçe Belediyesi tarafından düzenlenen 'Aydınlarla Yüz Yüze' söyleşilerinin son konuğu Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan oldu. Medya sektörü ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Aydın Doğan, 1979 yılında basın hayatına adım attığını, gazete sahibi olarak 30 yılı geride bıraktığını belirtti. Aydın Doğan, "Milliyet Gazetesi'ni aldığım zaman diğer gazete sahiplerinin hepsi 10 yılı aşkın gazete sahipleriydi. 30 yılı devirdim. Sürekli basın kartım var cebimde. Basın kartı taşıyorum. Başka işlerim de var ama gazete sahibi olmaktan çok büyük keyif alıyorum. Grubumuzun en önemli alanı yayıncılık" dedi.

    "EN UZUN SÜRE GAZETE SAHİBİ ÜNVANINI TAŞIYIN İSİMLERDEN BİRİYİM"

    Türkiye'de gazete sahiplerinin değişmesiyle ilgili görüşlerini açıklayan Aydın Doğan, "Yaptığım tahminlere göre herhalde en uzun süre gazete sahibi unvanını taşıyan iki ve ya üç isimden biriyim. Ben 30 yılı devirdim. Bu yıl Milliyet'in 60'ıncı yılını kutluyoruz. Sanırım en uzun süre kalan benim" diye konuştu.

    Gazetecilik mesleğinin zorluklarına dikkat çeken Aydın Doğan, "Sabahleyin başlar haber koşuşturması. Haber için yazı işleri sekretarya koşuştururlar. Günlerce saatlerce haber için koştururlar ve ertesi güne aynı duygu, heyecan yine başlar. Gazetecilik çok dikkat ister, hata yapmamak ister. Yarış vardır. Yarışta öne geçmek ister. Gazeteler daha çok prestij edinsinler, daha çok satılsın isterler. Stresli zor iştir ama bir iyi tarafı can sıkıntısına yer yoktur. Stresten koşuşturmaktan can sıkıntısına zaman bulamazsınız" dedi.

    "SİYASİ GÖRÜŞÜNÜZÜ KATMAYACAKSINIZ"

    Gazetecilikte dikkat edilmesi gereken korulara değinen Aydın Doğan, "Gazeteciliğe siyasi dünya görüşünüzü katmayacaksınız. Kendi görüşlerinden ayıracaksın. Yanlış yapmayacaksınız ve süratli vereceksin. Birkaç yerden check edeceksin. Çok zor bir iştir. Eğer haberi doğru tarafsız verebiliyorsan inanırlılığın o kadar artar" dedi.

    Bunları taraf olanları suçlamak için söylemediğini, yandaş gazeteciliğin de oılabileceğini anlatan Aydın Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlar doğaldır. İktidar karşıtı, yandaşı gazetecilik de vardır. Tarafsız olursanız her iki tarafı da karşınıza alırsınız. Yandaş ya da karşıt olmadan, tarafsız olmak lazım. Yayıncılığın en zor tarafı tarafsız yayıncılıktır. Bu çok zordur ne kadar başarılı olursanız olun, çok riski ve eleştiriyi göze alırsınız. Vicdanen rahat olursunuz ama yandaş medya tepki gösterir ya da başka kesimler tepki gösterir. Eğriyi eğri doğruyu doğru yazmak lazım. Hangi siyasi partiye oy verirsek verelim hangi dünya görüşüne sahip olursak olalım haberlerimizde objektif olmaya gayret etmeliyiz. Eğer tarafsız olmak istiyorsan. Ben tarafsız gazeteciler için bu işin zorluğunu anlatıyorum."

    "GAZETE SAHİBİ OLMAKTAN BÜYÜK HAZ DUYUYORUM"

    Gazetecilik yaparken, gazete hazırlarken okurları göz önünde bulundurmak gerektiğini ifade eden Aydın Doğan, "Okurlar birbirleriyle yarışa girerler. Benim gazetem mi iyi senin gazeten mi iyi diye. Yani gazeteyi yaparken okuru göz önüne alacasınız. Gazetecilik zor, meşakkatli, parası az, fiyakası bol iştir ama eğer hakkıyla yapılırsa, adam gibi yapılırsa dünyanın en şerefli mesleklerden birisidir" dedi.

    Gazete sahibi olmaktan memnun olduğunu belirten Aydın Doğan, "Çok eleştirildim, çok maddi zararlara uğratıldım ama gazete sahibi olmaktan büyük haz duyuyorum. Eminim gazeteci olanlar benden daha fazla bu heyecanı duyuyorlardır" diye konuştu.

    "GAZETECİLİK 30 YILDA BÜYÜK DEĞİŞİKLİĞE UĞRADI"

    Gazetecilik mesleğinin son 30 yıldır Türkiye'de bütün sektörlerin hepsinden daha hızlı değişime uğradığını ifade eden Aydın Doğan, "Özellikle sahipleri bakımından değişikliğe uğradı. Geleneksel gazete patronları Nadir Nadi, Erol Simavi'den sonra, 30 senedir gazete sahibi benden başkasını hatırlamıyorum" dedi. Bunu övünmek için değil, sektördeki değişimi anlatmak için söylediğini belirten Aydın Doğan, "Bu, sektör için doğru bir şey değildir. Batıda 100 yıl devam eden yayın sahipleri var. İsviçre'de 250 yıldır bir aile gazete sahibi. Batıda bu örnekler çok. Biz de maalesef yok" dedi.

    "KİMİLERİ GAZETELERİ BİR GÜN BANA LAZIM OLUR DİYE SATIN ALDI"

    Aydın Doğan, medya sektöründeki gazete sahiplerinin hızlı değişiminin önemli nedenlerinden birinin, kişilerin gazeteciliği birinci işi olarak görmemeleri olduğunu anlatırken şöyle dedi: "Yayıncılığı birinci işleri olarak kabul etmiyorlar. Bu işi iş edineceğim, yeni yayınlar çıkacağım düşüncesi yok. Yayıncılar hepsi ellerinde bulundurdukları yayın kurulularının 'Bir gün bana lazım olur, öbür işler için kullanırım' diye satın aldılar. Ne kendi işlerine yaradı ne de bu erozyonu önleyebildiler."

    "YAYINCILIK BİZİM BİRİNCİ İŞİMİZ"

    Yayıncılığı birinci işleri olarak kabul ettiklerini ifade eden Aydın Doğan, "Bu işten para kazanmak istiyoruz. Çocuklarımla bu işte büyümek istiyoruz. Bu işler meslek haline gelmeli. Yarın bir ihale almak için bunu kullanırım, siyasi provokatörlük yaparım derseniz, itibarınız saygınlığınız kalmaz" dedi.

    Dünyada yazılı basının süratle küçüldüğüne değinen Aydın Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Gazeteler televizyonlarla rekabet edemez hale geldi. Reklam payları büyük ölçüde televizyonlara kaptırıldı. İnternet siteleri de yazılı basını tahakküm altına almaya başladı. Özellikle eleman ve iş ilanları internet sitelerinde yer almasıyla gazetelerde ciddi tiraj ve reklam kaybı yaşandı. Doğan Grubu olarak yazılı basında tüm imkanlarımızı kullanıyoruz. Orada kaybettiğimizin kaçırmayalım diye internet sitelerine de ağırlık verdik. Türkiye'deki Hürriyet ve Milliyet siteleri, uluslararası haber sitelerinden sonra ilk sırayı alıyor. Rusya'da da yayıncılık yapıyorum. Orada da en çok küçük ilan, iş arama ilanlarının bulunduğu yayın çıkarıyoruz. Oralarda da iyi durumdayız. Oralarda da başarılıyız. Romanya'da da yayınımız var. Orada bir ya da iki numara olunca para kazanabiliyorsun. İçeride fazla sorunlarımız olduğu için oraya fazla zaman ayıramadık. 4- 5 arasında gidip geliyoruz. Şimdi de birinciyle işbirliği yapmaya çalışıyoruz."

    "EKONOMİK BAĞIMSIZLIĞI OLMAYAN, TARAFSIZ GAZETECİLİK YAPAMAZ"

    Gazetelerin ekonomik bağımsızlığı olması gerektiğini vurgulayan Aydın Doğan, "Ekonomik bağımlısızlığı olmayan hiçbir yayın organı, bağımsız gazetecilik yapamaz. Gazetelerin mutlaka bağımsız olması lazım. Bizim yayıncılığımızın esası, kendi ekonomik bağımsızlığını elde eden yayın organlarına sahip olmak. 2010 yılının ilk aylarını iyi görüyorum. Televizyonda da durumu iyi görüyorum. Para kazanmak istiyoruz ama o parayı kumarda oynamak istemiyoruz. Daha iyi kaliteli yayınlar yapmak istiyoruz" dedi.

    SORULARI YANITLADI

    Aydın Doğan daha sonra katılımcıların sorularını yanıtladı. Gruba kesilen vergi cezalarıyla ilgili soruyu yanıtlarken, bunların hukuki ve teknik yanının olmadığını söyleyen Aydın Doğan, şöyle devam etti: "Yargıya intikal etmiştir. 4 büyük davamız var. Birinci büyük davamız geldi, kazandık. Diğerlerinin de gelmesini bekliyoruz. İlk mahkemede kazandık tabii. Bize yazılan vergi cezası dünya tarihinin en büyük cezası. Başka bir kuruluşa 5 milyar dolar vergi cezası yazılmamıştır." Bir katılımcının "Türkiye'de kutuplaşma var. Bütünleşmeyi sağlamak için grup olarak bir çalışmanız var mı" sorusuna da Aydın Doğan, şu yanıtı verdi:

    "Türkiye'de kutuplaşma var. Halk Partili bir ailenin çocuğuyum. Babam uzun yıllar CHP'nin ilçe başkanlığını yapmış. Hatırladığım kadarıyla 1954'ten sonra biraz daha kutuplaşma olmuştur. O arada maalesef medyanın da çok büyük kabahati var. Birisinin 'ak' dediği şeye diğeri 'kara' diyor. Şimdi de kutuplaşma var ama siyasetçilerin kendi aralarında kutuplaşma var. Önce bunun çözülmesi lazım."

    Aydın Doğan bir katılımcının "Emin Çölaşan'ı niçin uzaklaştırdınız" sorusunu şöyle yanıtladı:

    "İçimde bir yara, içimde bir ukdedir. Bu konudaki görüşlerimizi geniş kitlelere çıkıp anlatmak istedim ama ailem kesinlikle karşı çıktı. Emin'in uzaklaştırılmasının en önemli nedeni 'Ya ben, ya gazete yönetimi' demiştir. Onun için mücadeleler verdim. Emin'in bizden gitmesinin ana sebebi 'Ben bu gazeteyi tutsak alırım, ben istediğimi söylerim. Siz de bana dokunamazsınız' demesi. Emin son zamanlarda, 'Ben tanrı yazarım bana kimse dokunamaz' dedi. Sonuçta onun da yolu açık olsun. Ama ben çok müsterihim. 28 yıl beraber çalıştığım arkadaşıma, giderek çalıştığı kurumu günlük kızgınlıklarına kapılarak yıpratmasını yakıştırmadım." Doğan Haber Ajansı'nın yerel gazetelere haber hizmeti verip vermeyeceğine ilişkin soruya da Aydın Doğan, "DHA'nın güçlenmesini çok istiyorum. Yerel gazetelere böyle hizmet verecek mi? Ben de bilmiyorum. 11 yıldır gazete binalarında oturmuyorum. Gazetelere fazla gitmiyorum. Ama bu konuyu konuşacağım" diye yanıt verdi.

    Aydın Doğan, "Tekrar dünyaya gelseniz yine gazete sahibi mi olurdunuz" sorusuna ise "Tekrar dünyaya gelsem gazete sahibi olmazdım. Genel yayın müdürü ya da başyazar olmak isterdim" karşılığını verdi.

    Nilüfer İlçe Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de toplantı sonrası Aydın Doğan'a günün anısına plaket verdi.


    Aydın Doğan'a, Bursa Gazeteciler Cemiyeti'nden özel ödül

    AYDIN Doğan, Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) tarafından Türk basın ve yayıncılığına yaptığı katkıdan dolayı verilen özel ödülü dün akşam Basın Kültür Sarayı Suare Salonu'nda düzenlenen törende aldı.

    Bursa Valisi Şahabettin Harput, Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve çok sayıda basın meslek kuruluşu başkanının katıldığı törende Aydın Doğan'a Türk basın ve yayıncılığına verdiği destekten dolayı, İznik çinileriyle süslenen tablo şeklindeki özel ödülü Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nuri Kolaylı ve cemiyet yönetim kurulu üyeleri verdi. Törene, Doğan Holding Yönetim Kurulu üyesi Taylan Bilgel, Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu, Hürriyet Gazetesi Yazarı Sedat Ergin de katıldı.

    "TÜRK BASINI ZOR DÖNEMDEN GEÇİYOR"

    Bursa Gazeteciler Cemiyeti Gazetecilik Başarı Ödülleri Yarışması'nda dereceye girenlere ödüllerinin de verildiği törenin açılış konuşmasını yapan BGC Başkanı Nuri Kolaylı, Türkiye'nin daha demokratik bir Anayasa'ya ihtiyacının tartışılmaz bir gerçek olduğunu söyledi. Kolaylı, "Mevcut siyasal ortamda gündeme getirilen Anayasa değişikliğinin özellikle Anayasa Mahkemesi ile Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yapısını değiştirmeyi hedeflemesi kafalarda ciddi soru işaretlerine neden olmaktadır. Gündeme getirilen değişikliğin toplumun her kesimiyle konuşarak danışarak, sivil toplum kuruluşlarının üniversitelerin, sendikaların baroların bütün siyasal partilerin katılımıyla olgunlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Ancak daha demokratik bir anayasa tartışılırken, toplumun ikiye bölünmek istenmesini kabul edilemez buluyorum" dedi.

    Türk basınının çok zor bir dönemden geçtiğini kaydeden Kolaylı, basın özgürlüğünün güvencelerinden biri olan basın mensuplarının sosyal güvenceleri ve örgütlenmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını ve gazetecilerin mahkum edilmesine neden olan Türk Ceza Kanunu'ndaki maddelerin yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

    Törende konuşan Bursa Valisi Şahabettin Harput, basın özgürlüğünün demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, "Özellikle medyamızın doğru, yansız, objektif haber, yorum, bilgi ve diğer görev anlayışıyla yapmış olduğu hizmetleri her türlü taktirin üzerinde görüyorum. Bir idareci olarak takip ettiğim medyanın çok önemli hizmetler yaptığını ve yararlar sağladığını görüyoruz. Çözdüğümüz her sorunda ve yaptığımız güzel şeylerde medyanın önemli katkısı ve hissesi vardır" dedi.

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de hedeflerinin açık, şeffaf toplumu gerçekleştirmek olduğunu bildirerek, bunun en önemli bekçisinin de basın olduğunu vurguladı.

    AYDIN DOĞAN DA ÖDÜL VERDİ

    Konuşmalardan sonra jüri tarafından belirlenen Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) yayınladığı Bursa Ekonomi Dergisi adına BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Celal Sönmez, Line TV'den Arzu Öztok ve As TV'den Çağdaş Ezgi Taraklı Kasapoğlu'na da ödüllerini Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan verdi.

    Törende Doğan Haber Ajansı'ndan Emre Koşak, Olay Gazetesi'nden İlker Türker ve Ünal Özbay, Bursa Hakimiyet Gazetesi'nden Ersel Peker de ödüllerini geceye katılan Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcıları Hüsamettin Özkan ve Ertuğrul Yalçınbayır, Milli Savunma eski Bakanı Turhan Tayan ile Turizm ve Tanıtma eski Bakanı Gazeteci-Yazar Altan Öymen'in elinden aldı.

    Doğan Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan ve geceye katılan çeşitli illerden gelen gazeteciler cemiyetleri başkanları ile ödül alanlar toplu fotoğraf çektirdi. Tören, 10'uncu Yıl Marşı'nın okunmasıyla sona erdi.

    Aydın Doğan, Bursaspor tesislerini gezdi

    DOĞAN Holding Onursal Başkanı Aydın Doğan, bugün de Bursaspor'un Özlüce Tesisleri'ni ziyaret etti. Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı, Aydın Doğan'a, arkasında adının yazılı olduğu 16 numaralı Bursaspor forması armağan etti. Aydın Doğan, şampiyon olmasını dilediği Bursaspor Kulübü'nün üyesi de oldu.

    Aydın Doğan, Doğan Holding Yönetim Kurulu üyesi Taylan Bilgel, Devlet eski Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, gazeteci- yazar Altan Öymen, Bağımsız Gazeteciler Yayıncılık A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Mutlu, Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin, gazeteciler, cemiyet başkan ve yöneticileriyle birlikte, bu sabah Özlüce Tesisleri'ne geldi. Burada kahvaltı yapan Aydın Doğan ve beraberindekiler, daha sonra tesisleri gezerek, Bursaspor Başkanı İbrahim Yazıcı'dan bilgi aldı.

    Daha sonra internet üzerinden yayın yapan Bursaspor TV hakkında Genel Müdür Mehmet Gerçeksi'den bilgi alan Aydın Doğan, "Başkan İbrahim Yazıcı isteği zaman gelip Bursa halkına seslenebiliyor mu?" diye sordu. Sohbete katılan Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin'in, "Şimdi Aydın Bey geçse yayın yapabilir misiniz?" sorusu üzerine, Aydın Doğan, "Eğer bir gün Bursaspor başkanlığına soyunursam o zaman. Bizim de renklerimiz yeşil-beyaz" dedi.


    AYDIN DOĞAN: BURSASPOR'UN ŞAMPİYON OLMASINI ARZU EDİYORUM

    Bursaspor'un tesislerinde bulunmaktan son derece mutlu olduğunu kaydeden Aydın Doğan, "Rahmetli Erdal İnönü'nün bir sözü var; Gerçeğin er geç ortaya çıkmak gibi kötü huyu var.' Ben de bunu düşündüm. 30 yıl önce İnan Kıraç ve Selahattin Beyazıt tabiri caizse gırtlağıma basarak, dünya kadar da para alıp zorla Galatasaray üyesi yaptılar. Çocukluğumdan beri Fenerbahçe'ye sempatim var. Bir ara Doğanspor vardı. Trabzon tesislerine gittik. Onları da kutluyorum. 32 yıl önce divan üyesi yaptıklarına dair belgeyi getirdiler. Gerçekler gizli kalmıyor" diye konuştu.

    Bursaspor'a başarılar dileyen Aydın Doğan, "Bursaspor'un şampiyon olmasını arzu ediyorum. Çiçeği burnun da üyesi olarak 'Yalnız Bursasporluyum' diyemiyorum. Tüm takımların yanındayım. Trabzonspor tesislerine gittiğimde forma hediye ettiler. Torunum var. Birer tane forma aldık götürdük. Benim torunum, 'Giymem' dedi. Hüsamettin Özkan Bey de götürdü. 'Hüsamettin Beyin torunu Emir giymiş' dedim. 'O çakma Galatasaraylı' dedi" diye konuştu.

    Törende daha sonra konuklara da üzerinde isimleri yazılı forma armağan edildi. Altan Öymen de burada yaptığı konuşmada, "Aydın Bey konuşmasıyla gazetelerinin tarafsız olduğunu teyit etmiş oldu. Her takıma sempatisi olduğunu da belirtti. Ben Trabzonsporluyum. Babam Trabzonspor'un çekirdeğini oluşturan kulübün kurucularından. Ama ben de Anadolu takımı olduğu için Bursaspor'u destekliyorum. Bu formayı alıyorum ve torunlara giydirmeye çalışacağım" dedi.

    Hürriyet yazarı Sedat Ergin de Beşiktaşlı olduğunu hatırlatarak, "Bursaspor benim alt kimliğim. Nedeni de şu; Benim annem tarafım Makedonya'dan 1954 tarihinde göç etmişler. Sirkeci Garı'na geldiklerinde kendilerine Bursa'da ikamet edecekleri söylenince Bursa'ya gelmişler. Bursa benim ailemin ilk yerleştiği yer. Çocukluğum burada geçti. Burayı sevgi diyarı olarak hatırlıyorum. Üst kimliğim Beşiktaş alt kimliğim Bursaspor" diye konuştu.

    Bursaspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam da konuklara yaptıkları ziyaret için teşekkür ederek, "Bu beraberliği şampiyon olduktan sonra da görmek istiyoruz" dedi.

    Milliyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim