• BIST 81.712
  • Altın 147,212
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356

    Diyet yapayım derken kanser olmayın!

    05.04.2012 22:42
    Diyet yapayım derken kanser olmayın!
    Fazla kilolardan kurtulmak isteyenler diyete başvuruyor. Ancak bilinçsizce yapılan bu diyetler ciddi hastalıklara da davetiye çıkarıyor ...
    Diyet yapayım derken kanser olmayın! Diyet yapayım derken kanser olmayın! Diyet yapayım derken kanser olmayın!

    Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte fazla kilolardan kurtulmak isteyenler diyete başvuruyor. Ancak bilinçsizce yapılan bu diyetler ciddi hastalıklara da davetiye çıkarıyor.
    Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Fatih Uyar, yapılan araştırmalara göre kanserin temelinde yanlış beslenme ve gıdaların yanlış şekilde tüketilmesi olduğunu bildirdi.

    Antalya'nın Serik ilçesine bağlı Belek beldesinde bir otelde düzenlenen 8. Uluslararası Beslenme ve Diyetetik Kongresi'nde sunum yapmak üzere Antalya'ya gelen Yrd. Doç. Dr. Fatih Uyar, gazetecilere yaptığı açıklamada, yaz aylarının yaklaşmasıyla gündeme gelen bazı diyetlerin, insan sağlığına zararlı olduğunu ifade etti.

    Uyar, kan grubu diyetleri, şok ve çok düşük kalorili diyetler yerine, her türlü besinden çeşitli gıdaların alınabildiği, az ve sık beslenmeyi içeren beslenme programlarını önerdi. Yrd. Doç. Dr. Uyar, bu programların da hekim kontrolünden geçerek, beslenme uzmanları kontrolünde uygulanması gerektiğini vurguladı.

    Yaz aylarına daha zinde ve zayıf girmek isteyenlerin diyetlere başvurmasının bir alışkanlık haline geldiğine dikkati çeken Uyar, beslenme programlarına başlamadan önce hekim ve diyetisyen kontrolünün önemine değindi.

    Yanlış beslenmenin ortaya çıkardığı çok sayıda hastalık olduğunu, bunlardan birinin de tip 2 diyabet olduğunu anlatan Fatih Uyar, ''Aklınıza gelebilecek, ölümle sonuçlanan kronik hastalıkların çoğunluğu beslenme kaynaklı. Bugün araştırmalar kanserin de temelinde yanlış beslenmenin olduğunu, yanlış gıdaları yanlış şekilde tüketmenin olduğunu vurguluyor'' diye konuştu.

    -''Kas dokusundan değil, yağ dokusundan kilo verilmesini istiyoruz''-

    Bazı gazete haberleri ve internette yayınlanan her diyete uyulmamasını isteyen Yrd. Doç. Dr. Uyar, şöyle devam etti:

    ''Yıllarca yanlış programlara uyup, yıllar sonra doğruya başvurduklarında insanları eski hallerine getirmek için çok uğraşıyoruz. Bozulmuş bir metabolizmayı toparlamak, yeniden kilo verdirmek ya da aldırmak çok zor. Kısa sürede çok düşük kalorili yapılan diyetler gerçekten teoride bir kilo kaybına sebebiyet verir. Biz kas dokusundan değil, yağ dokusundan kilo verilmesini istiyoruz. Tersi olursa yavaş yavaş insanlarda unutkanlık, dikkat dağınıklığı, hafıza kaybı gibi sıkıntılarla sonuçlanacak şeyler oluşur. Şok bir diyet yapan insanda ilk bir haftanın sonunda verilen kilolar sıvı kaybıdır. Ondan sonra kastan erimeye başlar. Protein diyetleri mesela... Protein diyetlerde karbonhidrat kaynağı olmadığı için vücut protein kaynağından tüketmeye başlar. Protein kaynağı metabolizmanın dönmesi için herşeyin temel yapı taşını oluşturur. Bu da çok hızlı şekilde metabolizmanın baştan sona bozulmasına neden olur.''

    Anne sütünü ''mucizevi bir besin'' olarak niteleyen Uyar, anne sütünün karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerin denge içinde yer aldığını anlattı. Uyar, ''Bunu doğar doğmaz bize bahşeden doğaya, sisteme baktıktan sonra yapmamız gereken şey, hayat boyu bu dengeyi koruyup devam ettirebilmek'' dedi.

    -Okul kantinleri-

    Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilgün Karaağaoğlu ise okul kantinlerinde düzeltilmesi gereken aksaklıkların halen var olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Nilgün Karaağaoğlu, sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaştan itibaren geliştirilmesinin ileriye dönük beslenmeyle ilişkili kronik hastalıklarda koruyucu olması nedeniyle okulda beslenmenin önemli olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Karaağaoğlu çocukların okullarında ailelerinden uzaktayken beslenmesine yönelik kararları kendilerinin verdiklerine dikkati çekerek, çocukların da genellikle okul yemekhaneleri yerine kantinleri tercih ettiklerini ifade etti.

    Çocukların kantinlerde ise genellikle enerji açısından içeriği yüksek besin değeri düşük yiyeceklere eğilimleri olduğunu kaydeden Karaağaoğlu, bu konuda ailelerin bilinçlendirilmesinin önemine dikkati çekti.

    Nilgün Karaağaoğlu, özellikle annelerin doğru davranışlarda bulunması ve okul ortamında da öğretmenlerin çocuklara destek olması gerektiğini söyledi. Karaağaoğlu, okul yemekhanelerinde diyetisyenler istihdam edilerek, hijyenik ve dengeli beslenmenin sağlanmasının önemli olduğunu vurguladı.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim