• BIST 89.270
  • Altın 147,067
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297

    Diyarbakır Cezaevi'ni yıkıyoruz!

    03.09.2010 17:31
    Diyarbakır Cezaevini yıkıyoruz!
    Başbakan Erdoğan referandum mitingleri kapsamında merakla beklenen Diyarbakır konuşmasını gerçekleştirdi!
    Diyarbakır Cezaevi'ni yıkıyoruz! Diyarbakır Cezaevi'ni yıkıyoruz! Diyarbakır Cezaevi'ni yıkıyoruz!

    Erdoğan konuşmaya başlamadan önce İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve bölgeden birçok milletvekili teker teker anons edilerek sahneye çağrıldı.

    Tüm Diyarbakırlıları sevgiyle saygıyla selamlıyorum.. Ramazan-ı Şerif Diyarbakır'a kutlu olsun diyorum.. Yaklaşan Ramazan Bayramınızı tebrik ediyorum...

    Sevgili Diyarbakırlılar size yüreğimi açmak istiyorum. Biliyorsunuz bizim Diyarbakır'a ayrı bir sevdamız vardır. Ahmed Arif 'Seni bahar gibi düşünüyorum, seni Diyarbakır gibi diyordu'. Bİz de sizi aynı muhabbetle seviyoruz...

    İNSAN HAKLARI KUTSALDIR

    İnsan kutsaldır. İnsan hakları da kutsaldır. Millete efendilik yoktur. Millete hizmetkar olmak vardır. Bu nedenle siyasetimizin merkezine insanı yerleştirdik. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın anlayışını rehber edinirken biliyorduk ki insanımız özgür değilse, güvenlik içinde değilse geri kalan hiçbirşeyin önemi yoktur. Referanduma doğru

    video için tıklayın
    İnsana özgürce bir yaşam sağlkamadan hiçbir düzen varlığını sürdüremez. Demokrasiyi de geliştirmenin önemini de inandık. Çünkü demokrasi yoksa, orada ekonomi de gelişmez, hukuk da çalışmaz, adalet de olmaz, güvenlik de sağlanamaz.

    4 DUVAR ARASINDA DEMOKRASİNİN ÖNEMİNİ DAHA İYİ ANLADIM

    Demokrasimizi büyük badireler atlattı. Menderes ve 2 arkadaşını idam ettiler. 12 Eylül demokrasimize büyük darbe vurdu. Özal güzel şeyler yaptı. Yine tahammül edemediler. 28 Şubat süreci milli iradeyi hiçe saydı. Bu kardeşiniz 1997'de Siirt'te şiir okuduğu için ceza aldı. Dört duvar arasında yattım ama umutsuzluğa kapılmadım. Milletime olan sevdamı, ülkeme olan aşkımı, hizmet tutukumu çoğalttım. Demokrasiye olan ihtiyacı o gün çok iyi hissettim. O gün kimi gazeteler 'Muhtar bile olamaz' diye manşet attılar. Bizi dışlamak istediler. Bizi yok saydılar. Fikirlerimizi, siyasetimizi küçümsediler.

    Biz bu ülkede yazı yazdığı, konuştuğu için çile çeken insanların mahpus damlarında nasıl çürüdüğünü çok iyi biliriz.

    Erdoğan Diyarbakır mitinginde-2

    video için tıklayın

    KÖYLERİN BOŞALTILMASI NE DEMEKTİR BİLİRİZ

    Bir geceyarısı ensesine kurşun sıkılarak öldürülen faili meçhullerin acısını çok iyi biliriz. Köylerin boşaltılması ne demektir biliriz. Hapisteki oğlunu ziyarete gidip Kürtçe yasak olduğu için tek kelime konuşamayan annenin dramını biz biliriz.

    MUSA ANTER'İN ACISINI UNUTAMAYIZ

    Ape Musa"nın acısını, Orhan Miroğlu"nun acısını biz unutamayız.Şivan Perver"in hasretini görmezden gelemeyiz. Ahmet Kaya"nın gurbette vefatını hatırımızdan çıkaramayız.
    Çünkü biz bu toprakların çocuklarıyız. Çünkü biz bir gün Edirneli, İstanbullu, Yozgatlıyız, Hakkariliyiz, Diyarbakırlıyız, Diyarbakır"ın evladıyız.

    ZILGIT DA BİZİM, HORON DA BİZİM!

    73 milyon benim özkardeşimdir. Biz Çanakkale'de yan yana şehit düştük. İstiklal Savaşını hep birlikte verdik.

    Kardeşlerim zılgıt da bizim, horon da bizim.. Halay da bizim zeybek de bizim.. Bizim dualarımız ortak. Kıblemiz bir. Hepimiz aynı geleceğe yürüyoruz. Hepimiz tüm vatandaşların birinci sınıf vatandaş olduğu bir gelecek istiyoruz. Biz bu ülkenin yaşadığı sorunları her zaman yüreğimizde hissettik.

    Bugün de verdiğimiz mücadele hak hukuk mücadelesidir. Adalet mücadelesidir. 12 Eylül'deki referandum demokratikleşme tarihimizin en önemli dönemeçlerinden biridir. Bu ülkede demokratikleşme isteyenler çok acılar çektiler. Ama sonuçsuz kalmadı. Bu referandum mücadelesi de Allah'a inandığım gibi inanıyorum boşa gitmeyecek. 12 Eylül'de millet kazanacak.
    Erdoğan Diyarbakır mitinginde-3

    video için tıklayın

    BAŞBAKAN NE MESAJ VERECEK DİYORLAR?

    Bu aziz milletin huzuruna çıkıp ta yapamayacaklarını söyleyenler bunun altında ezilirler. Gönül diliyle konuşmayanlar milletin huzuruna çıkamazlar. Milletin yüzüne de bakamazlar. Günlerdir birileri yazıyor. 'Başbakan Diyarbakır'da ne mesaj verecek?' diyorlar. Burada BDP, Erzurum'da MHP işi gücü bırakmışlar bize konuşma metni yazıyorlar. Sayın Bahçeli söyleyecek sözün varsa Diyarbakır'a gel. Hariçten gazel okuma. Bin yıllık kardeşliğimizi inkarcı zihniyetle korunmuyor. Bugün bizim ortaya koyduğumuz siyaset birliğe hizmet ediyor. Biz belli bir yerin, bölgenin değil. Türkiye'nin partisiyiz. Birileri için ne diyorlar. Filanca etnik unsuru temsil ediyor diyorlar. Kimileri kumsalların partisi. Kumsalların partisi Cumhuriyet Halk Partisi.

    SİZİ SEVİYORUZ BE!

    Sizi seviyoruz be. Biz size sevdalıyız be. Bizim kitabımızda İstanbul'da ayrı konuş, Diyarbakır'da ayrı konuş yok. Biz her yerde aynı konuşuruz. Doğu'da Batı'da ayrı konuşmayız. Biz söz verip sözümü unutanlardan da olmadık. Ne demiştim ben. Ne aldatan, ne aldanan olacağız. Sözü eğip bükenlerden olmadık. Diyarbakır'a gelip sonra sırtını dönenlerden olmadık. Türkiye'nin meselelerini kendi meselemiz bildik. Programımızda ne dediysek onun arkasında durduk.

    2011'DEN SONRA YENİ ANAYASA

    Zihniyeti değiştirmezseniz hiçbirşey değişmez. Bu zihniyeti değiştirdik, ezberleri bozduk, baskılara direndik.
    Bu anayasa değişikliği paketiyle herşey bitmiyor. 2011 seçimlerinden sonra yapılacak yeni bir Anayasa'nın temelini atıyoruz. Bu adımı atacağız

    Benim Diyarbakırlı kardeşimle Rizeli kardeşim bir. Her zaman söylüyorum biz kardeşiz kardeş. Bu kardeşliğimizi bozmak isteyenlere karşı 12 Eylül bir manifestodur. Çünkü biz milli birlik derken neyi kasteddik. İşte bu ayrımcılık ortadan kalksın diye.
    Erdoğan Diyarbakır mitinginde-4

    video için tıklayın

    ANADİLDE YAYIN HAKKINI GETİRDİK

    Biz yola çıkarken ben buralara geldim. Bana dediler ki Olağanüstü Hal'i kaldır. Peki biz kaldırdık mı . Kaldırdık. Dediler ki şu Çekiç Güç'ü falan bir gönderin. Biz gönderdik mi. Evet. Kimse bunu konuşmuyor şimdi. Dediler ki DGM'leri kaldırın. Onu da kaldırdık. Onlar da unutuldu. Demokrasinin standartlarını yükselttik. Çocuklara bile isim koyarken sıkıntılar yaşanıyordu. Yerleşim yerlerinin isimleri değişti. Anadilde yayın hakkını getirdik. Devletin bir televizyonunu 24 saat Kürtçe yayın yapar hale getirdik.

    YATIRIM YAPTIK

    Sevgili kardeşlerim Doğu Anadolu'da 2045 km bölünmüş yol, G.Doğu'da 1340 km yol inşa ettik. Yerel kalkınma projelerini hayata geçirdik. GAP ve DAP bizim dönemimizde yeniden faaliyete geçti.
    Tarımda Cumhuriyet tarihinin en büyük desteklerini sağladık.
    Diyarbakır'da derslik sayısını artırdık. Kitaplar ücretsiz. Beslenme yardımı yapıyoruz... Eğitim yardımlarımız devam ediyor. Artık istediğiniz hastaneye gidiyorsunuz.

    BOYKOT ANTİDEMOKRATİK BİR TAVIRDIR

    Şimdi çıkmış ana muhalefet partisinin lideri ne diyor: Eğer evet vermezseniz biz yeşil kartı kaldıracağız. Bakın İstanbul'da afişler asmışlar. Diyarbakır'da da asmışlar: Rahibe kıyafetine evet demişler. Benim kardeşimin başörtüsünü rahibe kıyafetiyle özdeşleştiren zihniyet. İşte CHP zihniyeti bu... Biz hayır diyene de saygı duyarız, evet diyene de saygı duyulmasını isteriz. İşte biz seçimlerin boykot edilmesini de antidemokratik bir yaklaşım olarak görüyoruz. Orada evet var hayır var. Vekilleri parlamentoya niçin gönderiyorsunuz. Haklarınızı savunmak için. Ama bunlar bir taraftan diyorlar ki biizm partimiz çok kapatıldı, diğer taraftan parti kapatmayı zorlaştıran madde geliyor. Hiçbiri oy kabinine girmiyor. Olur mu böyle şey?

    HANİ ZILGIT?

    Diyarbakır'da hava yolu genişledi. Artık havayolu halkın yolu oldu. Yeni terminal binası yapıyoruz. Hani zılgıt? (Bu sözden sonra mitinge katılanlar zılgıt çekti). Diyarbakır'da yatırımlar devam edecek.

    DİYARBAKIR CEZAEVİNİ KAPATIYORUZ

    Ah şu Diyarbakır Cezaevi dile gelse. Ah şu 5. Koğuş dile gelse de işkenceleri anlatsa? Diyarbakır Cezaevi'ni kapatıyoruz.

    Küçücük hücerelerde insanları çırılçıplak nasıl istiflediklerini biliyoruz. O insanlar ölmek için Allah'a yalvardılar. Biz şimdi bunlara son veriyoruz. Şimdi bu 12 Eylül bunlaar son vermenin bir adımı olacak. Kimsenin tehditlerine aldırmayacağız. Sandıklara gideceğiz. Tehditler bizi yıldırırsa o özgür Türkiye'ye kavuşamayız. Biz şairin dediği gibi 'Tüzüklerle çarpışarak büyüdük'

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim