• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490

    Diş fırçalamada önemli uyarı

    05.07.2012 13:03
    Diş fırçalamada önemli uyarı
    Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Vildan Bostancı, ağız içerisindeki yemek artıklarının vitamin açısından önemli olduğunu belirterek, ''Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak
    Diş fırçalamada önemli uyarı Diş fırçalamada önemli uyarı Diş fırçalamada önemli uyarı

    Bostancı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, toplumu ağız ve diş sağlığı hakkında bilgilendirmede diş hekimlerine çok büyük görevler düştüğünü belirtti. Vatandaşların bir problem olmadıktan sonra diş hekimine gelmediğini dile getiren Bostancı, bu nedenle diş fırçalama ve diş eti sağlığı gibi konularda çok fazla bilgiye sahip olmadıklarını vurguladı.
    Diş etinde kanama görülmesinin normal olmadığını ve ağız sağlığında bir rahatsızlık belirtisi olduğunu dile getiren Bostancı, devam eden süreçte ileri derecede diş sallanmaları, diş kayıplarının ve beraberinde ağız kokusunun ortaya çıkabileceğini bildirdi.
    Diş fırçalamanın önemine işaret eden Bostancı, diş fırçasının orta kalınlıkta olmasının ve üç ayda bir değiştirilmesinin önemli olduğuna vurgu yaparak, ''Diş fırçalarken, fırça kesinlikle ıslatılmamalı, özellikle kuru olmasına özen gösterilmeli. Çünkü kişi fazla köpürmeyle birlikte dişin temizlendiğini düşünüyor ve fırçalama isteği azalıyor, böylece dişler temizlenmeden fırçalamayı bırakıyor. Bu konuyla ilgili halkta genelde böyle bir kanı var, bu yanlıştır'' diye konuştu.

    ''Yemeklerden hemen sonra dişlerinizi fırçalamayın''

    Yrd. Doç. Dr. Vildan Bostancı, dişle ilgili çok bilinmeyen bir konunun da fırçalama zamanı olduğunu belirterek, ''Dişler yemeklerden hemen sonra fırçalanmamalı. Çünkü ağız içerisindeki yemek artıkları da vitamin açısından önemli. Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak vitaminleri yok ediyor. 15- 20 dakika sonra fırçalamak bu açıdan önemlidir ve biz de bunu öneriyoruz'' dedi. Diş macununda sürekli aynı markanın kullanılmaması gerektiğini savunan Bostancı, aynı markaya karşı bakterilerin direnç kazanabildiğini ve macunun etkisini doğru bir şekilde gösteremediğini söyledi.
    Bostancı, fırça üzerine konulan macunun çok fazla olmaması gerektiğine dikkati çekerek, ''Mercimek tanesi kadar kullanılan diş macunu yeterlidir. Çünkü fazla diş macunu, içerisinde bulundurduğu aşındırıcılar nedeniyle diş minelerine zarar verebiliyor'' ifadelerini kullandı.
    Dişleri günde iki kez fırçalamanın yeterli olduğunu açıklayan Bostancı, her diş yüzeyinin üzerinde fırçanın 4-5 kez aşağı yukarı hareket ettirilmesi gerektiğini vurguladı.
    Ağız sağlığı açısından tek başına diş fırçasının yeterli olmadığını ve diş aralarının da mutlaka çok iyi bir şekilde temizlenmesi gerektiğini dile getiren Bostancı, bunu yaparken diş ipi kullanılabileceğini aktardı. Bostancı, çok fazla bakteri biriken dil üzerinin de fırçalanmasının önemine vurgu yaptı.
    Gelen hastalara protein ağırlıklı (peynir, yoğurt, yumurta) beslenmelerini önerdiklerini belirten Bostancı, fast food tarzı karbonhidrat içeren yiyeceklerin fazla tüketildiği zaman ağızda daha çok bakteri biriktiğini ifade ederek ''Bu yiyecekler fazla yapışkan özelliğe sahip olduğu için bakteri birikimini daha çok arttırabiliyor. Ağız kokusuna da sebep oluyor'' diye konuştu.

    ''Ağız kokusu hastalık belirtisi olabilir''

    Bostancı, sabah kalkıldığı zaman yüzde 90 her insanda fizyolojik olarak görülen bir ağız kokusunun olduğunu ve bunu normal kabul ettiklerini söyledi. Mevsim değişikliklerinin, stresin ve hava değişiminin etkisiyle diş eti hastalıklarının ortaya çıkabildiğini, bunların şiddetli ağız kokusu yapabileceğini ancak bu durumun dönemsel olduğunu belirten Bostancı, şunları kaydetti:
    ''Kişide ağız kokusu varsa, önce bunu ortaya çıkaracak herhangi bir çürük var mı, diş eti hastalığı var mı? Bunları hastane ortamında elemek gerekir. Ama ağızda herhangi bir çürük yok, diş eti gayet sağlıklı ve buna rağmen ağız kokusu varsa sistemik bir problem de olabilir. Bunların mutlaka derin bir şekilde araştırılması gerekir. Bu durum mide, bağırsak, akciğer hastalıkları ve böbrek problemlerinden kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca sinüzit, farenjit, rinit ve reflü de olabilir. Bunlarla ilgili de araştırmaların yapılmasını tavsiye ediyoruz.''

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim