• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391

    Dalaksız olduğu ne malum?

    24.07.2009 12:22
    Dalaksız olduğu ne malum?
    Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, Sabah Gazetesi Yazarı Sevilay Yükselir savcılığa şikayet etti.
    Dalaksız olduğu ne malum? Dalaksız olduğu ne malum? Dalaksız olduğu ne malum?

    Şikayet üzerine savcılığa ifade veren Yükselir'e savcı "Ahmet Hakan'ın dalağının olmadığını nereden biliyorsunuz Sevilay Hanım?" diye sordu.

    Hürriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Hakan, Sabah Gazetesi Yazarı Sevilay Yükselir savcılığa şikayet etti. Hakkında suç duyurusunda bulununan Yükselir, ifade vermek için savcılığa çağrıldı.

    Sabah Gazetesi Yazarı Yükselir, hayatında ilk kez birinin yazdıklarından dolayı kendisini şikayet edilmesinden dolayı duyduğu mutluluğu bugünkü köşesinde anlattı.



    Yükselir'in savcılıkta yaşadıkları

    ...


    AHMET HAKAN'A HERGELE DEMİŞSİNİZ

    Böylece Sultanahmet'in yolunu tuttuk. Savcının odasına girer girmez önümüze epeyce kalın bir dosya konuldu. Ahmet Hakan onun askerlikten yırtmasına sebep çizdirdiği midesine, aldırdığı dalağına istinaden yazdığım tüm makaleleri iliştirmiş bu kalın dosyaya ve "Bu kadın bana hem iftira attı, hem de hakaret etti" demiş...

    Savcı sormaya başladı:

    "Siz, Ahmet Hakan'a hergele demişsiniz..."

    "Onu ben demiyorum efendim" dedim... "Onu Ahmet Hakan'ın yazdığı gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök diyor. Niye yalan söyleyeyim Özkök'ün kendisine hergele demesini iltifat kabul eden Ahmet Hakan'ı biraz da ben mutlu etmek istedim. O nedenle, 'Hergele' diye hitap ettim. Vallahi bundan dolayı alınacağını bilseydim asla o şekilde hitap etmezdim" diye cevap verdim.

    "Ama aynı zamanda ona 'Dalaksız Ahmet' demişsiniz. Resmen hakaret etmişsiniz" diye devam edince, o an Can Yücel Baba'nın şu meşhur mahkeme olayı geldi aklıma ve bu kez de ustadan feyiz alarak, "Ne münasebet Sayın Savcım. Dalağı varmış da ben ona dalaksız mı demişim? Şimdi dalağı olmayan bir adama, dalaksız demenin neresi hakaret?" dedim.

    Benim son derece ciddiyetle ortaya koyduğum bu tezi her nedense esprili bulan bizim Banu ile kâtip hanım ister istemez gülüşmeye başladılar...



    Ortamın Cem Yılmaz'ın stand-up'ını aratmayacak bir duruma doğru kaydığının farkına varan Savcı Bey ise önlem almak maksadıyla olsa gerek, oturduğu yerde sert bir hamleyle kaykılarak, "Ciddi olun hanımlar" manasına gelecek biçimde kesik kesik öksürmeye başladı ve, "Evet devam edelim. Ahmet Hakan'ın dalağının olmadığını nereden biliyorsunuz Sevilay Hanım?" dedi...


    KANIT GATA'DAKİ RAPORLARDA MEVCUTTUR

    Bunun üzerine, başladım onu dalaksız bırakan öyküyü ayrıntısıyla anlatmaya Cumhuriyet Savcılığı'na...

    Öykü bitince, "Peki bu yazdıklarınızı kanıtlayacak bir belge var mı? Neye dayanarak yazdınız bunları?" diye sordu haklı olarak...



    "Elbette efendim" dedim ve devam ettim; "Tüm bu anlattıklarımın kanıtı GATA'daki raporlarda mevcuttur. Ayrıca davanın kabul edilmesi halinde bana bu bilgileri veren kaynaklarımın isimlerini şahit olarak mahkemeye sunacağım."

    Sonra imzamızı atıp çıktık savcılıktan...


    'İNŞALLAH SAVCILIK TAKİPSİZLİK VERMEZ'

    Kapının önünde, "İnşallah bir terslik olmaz Banu" dedim. "Yani inşallah Savcı takipsizlik filan vermez! İnan çok üzülürüm. Çünkü şiddetle arzuluyorum bu adamla mahkemede karşılaşmayı."Güldü. "Alemsin sen yahu" dedi ve "Kusura bakma ama ben senin gibi düşünemem.

    Benim görevim seni savunmak ve mümkünse takipsizlik çıkmasını sağlamak" diye ekledi...

    Dün öğrendim ki Banu'nun temennisi gerçekleşmiş. Tatilde kendisi. Aradım, "Çok moralim bozuk. Savcılık takipsizlik kararı vermiş. Neden böyle oldu?" diye dert yanmaya başladım. Haberi benden alan Banu, bir hukukçu olarak kazandığı zafere mi sevinsin yoksa benim perişan bir halde dertlenmeme mi üzülsün bilemedi.

    "Kahretsin. Böyle olmaması gerekiyordu" dedim üzgün bir ses tonuyla... "Yok mu başkaca bir yolu? Yani kendi kendimi şikâyet etsem filan. Olmaz mı?" diye sordum...

    "Var bir yolu. Eğer Ahmet Hakan itiraz ederse bu sonuca dava açılabilir belki" dedi.


    'ONU TIPIŞ TIPIŞ ASKERE YOLLAMANIN DERDİNDEYİM'

    Bir kez daha umutlandım. Yani evet bu hukuki karar Ahmet Hakan'ın askerlikten kaçmak için dalağını aldırmaya kadar varan macerasını kaleme alan beni kamuoyu nezdinde resmi olarak haklı pozisyona getiriyor ama yetmiyor...

    Çünkü ben hâlâ aynı noktadayım...

    Yani onu Nişantaşı'ndan alıp, tıpış tıpış askere yollamanın ve kamuoyuyla yüzleşmesinin, olayların tüm çıplaklığı ile ortaya dökülmesinin derdindeyim...

    O nedenle Ahmet Hakan'dan rica ediyorum huzurlarınızda...


    SEN BÜYÜK 'HERGELESİN'

    "Lütfen asıl bu davaya. Bırakma işin peşini. Bak itiraz hakkın da varmış. Son bir kez şansını dene. Dene ki daha önce yazdığın gibi benimle mahkemede hesaplaşma imkânı yakalayabilesin. Hadi göster kendini Ahmet! Sen büyük 'hergelesin.' Ama çok büyük!"

    yenişafak

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim