• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001

    'Cumhuriyet bombalarını polis verdi'

    04.08.2011 15:52
    Cumhuriyet bombalarını polis verdi
    Cumhuriyet Gazetesi'ne saldırmakla suçlanan Ergenekon sanığı Bedrettin Şinal, planı polisin yaptığını ve bombaları onlardan aldığını öne sürdü.
    'Cumhuriyet bombalarını polis verdi' 'Cumhuriyet bombalarını polis verdi' 'Cumhuriyet bombalarını polis verdi'

     

    Birinci ''Ergenekon'' davası ile birleştirilen Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılmasına ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Bedrettin Şinal, ''El bombasını Cumhuriyet gazetesine atacaktım ama patladığı zaman yaşanacakları düşündüm ve bomba atmaktan vazgeçip molotofkokteyli hazırladım'' dedi.        
     
    İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza ve İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda görülen duruşmada ifadesi alınan Şinal, emniyet, savcılık ve cezaevinde verdiği ifadeleri reddettiğini, söz konusu ifadeleri baskı altında verdiğini söyledi.        
     
    Bugüne kadar davanın diğer sanıkları hakkında haksız suçlamalarda bulunduğunu ifade eden Şinal, diğer sanıkların 4 yıldır tutuklu kalmalarına neden olduğu için üzüntü duyduğunu kaydetti.         
     
    Şinal, 2007'de olay olmadan önce Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne bağlı polislerce kendisine baskı yapılmaya başlandığını ifade ederek, ''Buradaki bazı kişilere komplo kurulması için beni kullanmaya çalıştılar. 2007 yılında organize polisinin baskısıyla bazı olayları üstlendim'' iddiasında bulundu.   
    Cezaevine girmesi gerektiği için olay tarihinde 18'den küçük olan yaşının 4 yaş büyütüldüğünü savunan Şinal, ''Cezaevine girmem gerekiyordu, bana bir silah verdiler ve Haydarpaşa Tren Garı'nda silahla birlikte yakaladılar. Bayrampaşa Çocuk Cezaevinde kaldım, sonra yaşımı büyüttüler ve Bayrampaşa B Blok'taki bir koğuşa verildim. Yaklaşık 10 gün sonra C Blok'taki C-27 koğuşuna verdiler. Burada Eyüp Ülkü Ocağı'ndan tanıdık isimler vardı. Bu koğuşta 3 ay kaldıktan sonra salıverildim'' diye konuştu.        
     
    Bedrettin Şinal, tahliye edildikten sonra polislerin kendisiyle çok yoğun görüşmeler yaptığını ifade ederek, büyük baskı ve tehditler altında kurulan tuzağın kurbanı olduğunu öne sürdü.        
     
    Polislerin Bayrampaşa'daki bir internet kafedeki bombalama olayını üstlenmesini istediklerini iddia eden Şinal, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğüne teslim olarak olayı üstlendiğini kaydetti.        
     
    Şinal, sevk edildiği savcılıkta olay yerini gösteremediği için savcının inanmayarak kendisini serbest bıraktığını anlatarak, polislerin bu planının başarısız olduğunu iddia etti.        
     
    ''Gaziosmanpaşa'da bir tekstil dükkanında otururken polisler bana Cumhuriyet gazetesine atılmak üzere bir adet el bombası ve bir tabanca verdi'' diyen Şinal, ''Bu el bombasını Cumhuriyet gazetesine atacaktım ama patladığı zaman yaşanacakları düşündüm ve bomba atmaktan vazgeçip molotofkokteyli hazırladım. O bombayı da Cerrahpaşa'da oturan bir arkadaşıma teslim ettim'' diye konuştu.        
     
    Şinal, Cumhuriyet gazetesine molotofkokteyli atılması olayında mahalleden yaşı küçük 2 kişiyi yanına alarak daha önce 3 kere keşif yaptığı gazetenin Mecidiyeköy'deki binasına gittiğini ifade ederek, gazeteye molotofkokteyli attıktan sonra olay yeri yakınında biraz oyalandığını, sonra eve gittiğini kaydetti.        
     
    Polislerin sabah kendisini evden aldığını belirten Şinal, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde sorgulandığı 3 gün boyunca kendisine akıl almaz şeyler yapıldığını, bu nedenle polislerin planladığı şeye bağlı kalmak durumunda kaldığını söyledi.        
     
    Emniyette sorgulanırken dönemin şube müdürünün cezaevinde kaldığı süre boyunca maddi yardımda bulunma sözü verdiğini ifade eden Şinal, 5 ay öncesine kadar kendisine para gönderildiğini öne sürdü.
     
    Şinal, bunları anlattıktan sonra can güvenliğinin olmayacağının farkında olduğunu belirterek, şunları kaydetti:        
     
    ''Kimse o cezaevine döndüğümde öldürülmeyeceğimin garantisini vermiyor. Cezaevi 'dingonun ahırı' gibi olmuş, terör polisleri elini kolunu sallayarak geziyorlar. Benimle cezaevinde gayriresmi görüşme yapan polislerin beni öldürmeyecekleri ne malum? Bu adamların burada olmasının sebebi Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde örgütlenmiş polislerdir. Ne dava sanığı Boğaç Kaan Murathan'ı ne de Sedat Peker'i tanırım. Emniyetin kurduğu bir tezgah'' diye konuştu.        
     
    Şinal, yaklaşık 4 yıllık yargılama sonunda son 10-15 günde gerçekleri itiraf etmesi gerektiğini anladığını belirterek, ''Bu kadar sürede psikolojim bozuldu. İnançlı bir insanım ve insanın kendi vücuduna zarar vermesinin günah olduğunu biliyorum ama kaç kez intihara teşebbüs ettim ve cezaevi yönetimi beni kaç kez ipin ucundan aldı. Kendimi doğradım. İnanmazsanız size gösterebilirim'' diyerek göğsündeki kesikleri mahkeme heyetine gösterdi.        
     
    Duruşma, Şinal'ın savcılık ifadesinin okunmasıyla sürüyor.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim