• BIST 82.300
  • Altın 148,344
  • Dolar 3,8298
  • Euro 4,0711

    CHP'yi karıştıran AÇIKLAMA

    18.07.2011 12:21
    CHPyi karıştıran AÇIKLAMA
    CHP Genel Başkan Yardımcısı Tanrıkulu’nun, 13 askerin şehit olduğu terör olayı sonrasında yaptığı açıklama Genel Merkez tarafından geri çekildi...
    CHP'yi karıştıran AÇIKLAMA CHP'yi karıştıran AÇIKLAMA CHP'yi karıştıran AÇIKLAMA
    Diyarbakır’dan Perşembe günü gelen 13 şehit haberi, terörü, Türkiye gündeminin ilk sırasına yine oturturken, CHP’de ilginç bir olay yaşandı. Diyarbakır eski Baro Başkanı olan, CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, terör konusunda görüşlerinin yer aldığı bir açıklama kaleme aldı. Tanrıkulu’nun, Silvan’ da PKK’ lılarla girdikleri silahlı çatışmada şehit düşen 13 askerin arkasından yayımladığı ve “Tanrıkulu’ndan kamuoyuna çağrı” başlıklı açıklaması, CHP muhabirlerine mail yoluyla gönderildi. Bu mailden yaklaşık 10 dakika sonra CHP Genel Merkezi Basın Bürosundan aynı gazetecilere bir mail daha geldi. Genel Merkez’den gönderilen mailde, “Kısa süre önce bu mailden Sezgin Tanrıkulu adına yollanan mail iptal edilmiştir. Lütfen dikkate almayın” uyarısı yer aldı.
     
    Nedenini bilmiyor
     
    Konuya ilişkin sorularını yanıtlayan Sezgin Tanrıkulu, yazısının neden geri çekildiğine ilişkin bilgisi olmadığını, nedenini öğrenmek için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşeceğini belirtti. Tanrıkulu, “Olayın üzerine gitmedim. Kim, neden yaptı bilmiyorum. Yapanlar herhalde bana bilgi verecektir” dedi. CHP Genel Başkan Basın Danışmanı Baki Özilhan ise, VATAN’ın sorusu üzerine, “Sansür yok. Açıklama geri çekilmedi. Açıklama yenilenecekti, bir iletişim problemi yaşandı sanıyorum. Geri çekilse açıklama hiç yayınlanmazdı” açıklamasını yaptı. Olaydan İstanbul’da olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun ise bilgisi bulunmadığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun haberinin olmadığı, Tanrıkulu’nun ise nedenini bilemediği “veto” nedeninin, açıklamadaki “50 bine varan can kaybı” ve “savaş ortamı içine düşüverdik” ifadeleri nedeniyle olmuş olabileceği CHP kulislerinde dillendiriliyor.
     
    Geri çekilen o açıklama: Savaşın diliyle konuşmaya başladık
     
    Tanrıkulu ’nun CHP tarafından geri çekilen “çağrısı” şöyle: “Hepimizin başı sağ olsun. Bugünler tüm toplum için yas günleri. Çatışmayla iç içe yaşadığımız neredeyse 30. yıla giriyoruz. Ancak, çatışmalarda ölenlerin çoğu, 30 yaşını görmedi bile. Sadece çatışmayı görerek büyüyen, çatışmaktan başka bir alternatifi hayaline dahi getiremeyen, ancak neden çatışıldığını da bilemeyen, çatışmaya sürükleyen sebeplerden habersiz nesiller yetiştiriyoruz. Gelecek kuşaklara mirasımız bu olmamalı. Yakıp yıkmak ve öldürmekle, çeyrek yüzyılı aşkın zaman geçirdik ve bunun çözüm olmadığını gördük. Olsaydı, bugün 50 bine vardığı belgelenen can kaybı yaşanmazdı. Bir 30 yıl daha böyle geçebilir. Bu 50 bin kişi bugün aramızda olsaydı, bugün Türkiye çok farklı bir yer olabilirdi. Onları yitirmeseydik, çok daha farklı bir noktada olabilirdik. Gençlerimizi, geleceğimizi yitirdik, yitirmekteyiz. O nedenle, şimdi barışın dilini konuşmak mecburiyetindeyiz. Bu, boynumuzun borcudur. Son olaylarla beraber, birden Türkiye’nin dört bir yanında, savaş ortamı içine düşüverdik. Savaşın diliyle konuşmaya başladık. Savaşın, uçurumunun kenarında yaşamamalıyız. Bu oyun, her kimin oyunuysa, bozmalıyız. Barışın dilini konuşarak, bunu yapabiliriz. Savaşın sonunu sadece ölüler görür derler. Biz, yaşama şansına sahip olanlar olarak, her nefeste, nasıl bir barışı inşa edebileceğimizi düşünmeli, zamanımızı buna harcamalıyız. Bu konuda kamuoyunda çokça konuşuluyor. Konuşanlar da, çeşitli yorumlar yapıp, sonra kendi hayatlarına dönüyor. Şimdi de birçok siyasetçi bu konuda sert açıklamalar yapıp sonra yaşamlarına aynen devam edecek. Oysa bu yıkımın kurbanlarını geri getirmeye imkan yok, yakınlarının yaşamı da sonsuza kadar değişiyor. Kimse, insan hayatını siyasetin malzemesi yapmamalı. Yaparsa da, bugün kazanacağı göreceli zafer, yarın onurunu zedeleyen bir leke olacaktır. Türkiye’nin bu temel sorununu çözmeden, diğer hiçbir konuda ilerleyemeyiz. İnsan üzerinden yeni bir dille, yeni bir yaklaşımla, yeni bir siyasi dil oluşturmak zorundayız ki, çatışarak değil, zıtlaşarak değil, kutuplaşarak değil; ortaklaşarak, toplumsal bir mutabakat sağlayarak, çatışmaya karşılık askeri değil, politik bir yol açabilelim. Çözüm için yapılacaklar üzerine Türkiye çapında birçok fikir üretilmiştir, çaresiz değiliz. Yeni Anayasa süreci de bize çözümün temelini atmak, hem de sağlam atmak için altın bir fırsat sunuyor. Barışa, ancak yaşamı, insanı, hayatı yücelterek ulaşabiliriz, onu hak edebiliriz.”
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim