• BIST 104.001
  • Altın 145,411
  • Dolar 3,5083
  • Euro 4,1894

    CHP'li vekilden 'kaçırılan askerler' tepkisi

    09.07.2012 19:14
    CHP Kırklareli Milletvekili Kesimoğlu, "Devletimiz bir yıldır büyük bir acz ve utanç tablosu içinde" dedi.
    CHPli vekilden kaçırılan askerler tepkisi
    CHP'li vekilden 'kaçırılan askerler' tepkisi CHP'li vekilden 'kaçırılan askerler' tepkisi CHP'li vekilden 'kaçırılan askerler' tepkisi

     

    CHP Kırklareli Milletvekili ve İçişleri Komisyonu üyesi Mehmet Siyam Kesimoğlu, hemşehrisi Astsubay Abdullah Söpçeler'in 1 yıl önce PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını ve hala terör örgütünün elinde olduğunu hatırlatıp, "Aradan bir yıl geçti Abdullah Söpçeler ve diğer kaçırılanlar ailelerinden ayrılar. Devletimiz de bir yıldır büyük bir acz ve utanç tablosu içinde" dedi.
     
    Ancak aradan geçen 1 yıla rağmen Söpçeler, ailesine kavuşamadı. Aile fertleri ise umutlu geleeck iyi bir haber bekliyor.
     
    CHP'Lİ MİLLETVEKİLİ TEPKİLİ
     
    Hemşehrisinin yanı sıra başka devlet personelinin de terör örgütünün elinde bulunduğunu yaptığı yazılı açıklamada belirten CHP Kırklareli Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Mehmet Siyam Kesimoğlu, şunları söyledi: 
     
    "Hepimizin bildiği gibi, askerlerimiz, polisimiz ve Mülki İdare amirimiz 1 yıldır terör örgütünün elinde. Onun dışında son bir yıllık süreçte kaçırılan 100'ün üzerindeki vatandaşımızdan önemli bir bölümü de, terör örgütü tarafından alıkonuluyor ve akıbetlerinden haber alınamıyor. Kırklarelili hemşehrimiz Astsubay Abdullah Söpçeler, Uzman Çavuş Zihni Koç ile birlikte, 9 Temmuz 2011'de Diyarbakır Bingöl Karayolunda terör örgütü tarafından kaçırılmıştı. Bu olayın ardından kaçırmalar birbirini izledi. Kaymakam adayı Kenan Erenoğlu 12 Ağustos 2011'de, polis memuru Nadir Özgen 10 Eylül 2011'de ve Uzman Çavuş Kemal Ekinci de Ekim 2011'de Şırnak'tan kaçırılmıştı. Aradan bir yıl geçti Abdullah Söpçeler ve diğer kaçırılanlar bir yıldır ailelerinden ayrılar, bir yıldır çocuklarına sarılamıyor, ana babalarıyla hasret gideremiyorlar. Devletimiz de bir yıldır büyük bir acz ve utanç tablosu içinde."
     
    HÜKÜMETİ ELEŞTİRDİ
     
    İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'i de eleştiren Kesimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin konuyla ilgili soru önergeme verdiği cevapta ise 7 kamu görevlimizin terör örgütü tarafından alıkonulduğunu açıkladı. Ne yazık ki son durum itibariyle bu sayı 20'ye çıktı. Peki, bu süreçte ne oldu? İçişleri Bakanı soru önergelerimize çelişkili cevaplar verdi. 'Yerlerini biliyoruz' dedi. Ama bilinen o yerlere operasyon düzenleyip devlet görevlilerini kurtarmadı. İmralı, Oslo pazarlıkları ortaya çıktı, bu pazarlıklarda PKK'nın kentlerde silah ve patlayıcı yığmasına göz yumması gündeme getirildi ama devlet görevlilerimiz gündeme bile gelmedi.

    Devletimizin tüm askeri ve istihbari olanaklarını İsrailli er Şalit için seferber eden, kükreyen aslan Başbakan Erdoğan konu bizim kamu görevlilerimize gelince dut yemiş bülbül kesildi. Kendisine 'Ortadoğu'nun büyük lideri' sıfatını layık gören ve bölge lideri olma iddiası taşıyan, dün Libya'ya bugün Suriye'ye karışma, hatta Esad'ı devirme cüretini kendinde gören Sayın Başbakan bu süre içerisinde tek bir açıklama yapma gereği bile duymadı. Devlet görevlilerimiz, bırakın kurtarılmayı, adları bile geçmemekte bu kişiler kamuoyuna unutturulmaya çalışılmaktadır. Üstelik aileleri bizzat devlet yetkilileri tarafından korkutularak açıklama yapmaları engellenmektedir. 10 yıldır iktidarda olan bu hükümet sadece kendi döneminde kaçırılanların değil, örgüt tarafından kaçırılan ve neredeyse 20 yıldır hiç bir haber alınamayan askerlerimiz konusu üzerine gitmeyişinin de vebalini taşımaktadır. Türkiye Cumhuriyeti büyük bir acz içine sokulmuştur.

    Dünyanın neresinde olursa olsun, gelişmiş bir demokrasi ülkesinde, devlet adamı sorumluluğu taşıyan liderler tarafından yönetilen ülkelerde 10 kamu görevlisinin terör örgütünün elinde olması önemli bir olaydır. Hükümetler nerede olsa ya gereğini yapar ya istifa eder. Ancak ülkemizde yaşananlar, hükümetin terör örgütüyle danışıklı dövüş içerisinde olduğunu ve kaçırılan askerlerimizin de bu planın bir parçası olarak gündeme getirilmediği izlenimini vermektedir. Ve bu da dünyanın neresinde olursa olsun yüce divanlık bir suçtur. Hükümeti ve Başbakan Erdoğan'ı bir kez daha uyarıyorum, yarın koşullar değiştiğinde bu büyük suçun hesabı Yüce Divanda sorulacaktır. Bir başka divan da kaçırılanların bir yıldır babasına sarılamayan çocukları, bir yıldır evladını koklayamayan ana babaları, bu ülkenin şehit düşen evlatları, o şehitlerin tüm yakınları için kurulacaktır." 
     (EAK)
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim