• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006

    CHP'den tutuklu vekiller için başvuru

    02.12.2011 15:39
    CHPden tutuklu vekiller için başvuru
    CHP, tutuklu milletvekillerinin yemin etmeleri için Meclis Başkanlığı'na başvuruda bulundu.
    CHP'den tutuklu vekiller için başvuru CHP'den tutuklu vekiller için başvuru CHP'den tutuklu vekiller için başvuru

     

    CHP, milletvekillerinin tutuklanmasına neden olan Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 100. maddesinin ilgili fıkrasının kaldırılması için kanun teklifi verdi.
     
    CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan kanun teklifi, CMK'da değişiklik yapılmasını öngörüyor.
     
    Tutuklu vekiller için kanun teklifi 
    CHP'nin TBMM Başkanlığına sunduğu teklife göre, tutuklu iken milletvekili seçilen kişi, milletvekili seçildiğini gösteren belgenin mahkemeye gönderilmesi üzerine serbest bırakılacak.
     
    CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan ve arkadaşlarının imzasıyla TBMM Başkanlığına sunulan teklif, Ceza Muhakemesi Kanununda (CMK) değişiklik yapılmasını öngörüyor.
     
    Teklif, AİHM'nin de kararı doğrultusunda, tutuklama nedenlerinin ''nesnel bir gözlemciyi, kişinin suç işlediği konusunda tatmin edecek olgular'' ölçütüne dayanması gerektiğini içeriyor. Üçüncü bir kişinin tutukluluk konusunda ikna olabilmesi için ''somut'' bir nitelik taşımasına bağlı olduğu belirtilen teklifle, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilmesi için ''kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olgu'' yerine ''somut'' olgu şartı getiriliyor.
     
    Teklife göre, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilecek. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemeyecek.
    Yargılama sonucunda verilecek cezanın 2 yıl veya altında olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması mümkün olduğundan, ilgili maddenin 4. fıkrasında da değişiklik yapılıyor. Buna göre, tutuklama kararı verilmeyecek olan adli para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı 1 yıldan 2 yıla çıkarılacak.
     
    CMK'nın, tutukluluğun devam kararlarının verildiği ve tahliye istemlerinin reddini düzenleyen 101. maddesinde de değişiklik yapılıyor.
     
    Mevcut düzenlemede, tutuklamaya, tutuklamanın devamına veya bu husustaki bir tahliye isteminin reddine ilişkin kararlarda hukuki ve fiili nedenlerle gerekçe gösterilirken, teklifle, tutukluluk süresi uzadıkça tutuklamanın devamı için gösterilen gerekçelerin daha somut ve ayrıntılı olması öngörülüyor.
    Buna göre, şüpheli veya sanığın, masumiyet karinesinden yararlandığı gözönünde bulundurularak, tutukluluğa ve tutukluluğun devamına; tutuklama nedenlerinin varlığı somut olgulara dayanıyorsa ve kamu yararı açısından bireysel özgürlüğün sınırlandırılmasında mutlak bir zorunluluk varsa karar verilebilecek. Kararda, tutuklama ve tutuklamanın devamı nedenleri ayrıntılı ve somut olgulara dayanılarak belirtilecek, adli kontrol önlemlerinin uygulanmaması nedenlerine yer verilecek.
    Tutukluluk süresi uzadıkça, tutuklamanın devamı için gösterilen gerekçeler, daha somut ve ayrıntılı olacak. İleride yeni kanıtların ortaya çıkma olasılığı, tutukluluğun devamı olamayacak.
     
    Tutukluluğu uzatmaya sınır
    Teklifle, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde tutukluluk süresinin istisnai haller dahil en çok ne kadar olabileceği yeniden düzenleniyor.
     
    Teklife, ''tutuklulukta geçecek süre'' başlıklı CMK'nın 102. maddesini değiştiriyor. Buna göre, ağır ceza mahkemelerinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok 2 yıl olacak. Ancak bu süre, zorunlu hallerde, gerekçeleri gösterilerek en çok 1 yıl daha uzatılabilecek. Mevcut düzenlemede ise tutukluluk süresi, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabiliyor; uzatma süresi de toplam 3 yılı geçemiyor.
     
    Hakkında kesinlenmiş bir hüküm bulunmayan sanığın, kişi hürriyeti hakkı dikkate alınarak tutuklu işlere ilişkin istinaf ve Yargıtay incelemelerinin acil yapılması amacıyla da teklifte değişiklik yapılıyor.
    Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerle ilgili tutukluluk sürelerine ilişkin sınırlar, istinaf ve temyiz incelemesi aşamasında uygulanmayacak. İncelemeler, en çok 1 yıl içinde karara bağlanacak. Haklarındaki istinaf ve temyiz incelemeleri, 1 yıl içinde karara bağlanmayan tutuklu sanıklar derhal salıverilecek.
     
    Ceza milletvekilliğinden sonra yerine getirilecek
    Tutuklu iken, YSK'nın aday olmasında sakınca bulunmadığına ilişkin kararından sonra milletvekili seçilen bir kişinin, milletvekili seçildiğini gösteren belgenin ilgili mahkemeye gönderilmesi üzerine tutukluluk haline derhal son verilecek. Soruşturma ve kovuşturma tutuksuz olarak sürdürülecek. Sanığın mahkum olması halinde cezanın uygulanması, milletvekilliğinden sonra yerine getirilecek. Bu kurala hiç bir şekilde istisna getirilemeyecek. Bu düzenlemede öngörülen uzatma kararları, savcının, şüpheli veya sanık ile müdafiinin görüşleri alındıktan sonra verilecek.
     
    Silahların eşitliğine saygı gösterilecek
    Tutuklamaya itiraz ve bununla ilgili hakimin vereceği kararın, esas davadan bağımsız ve ayrı bir yargılama süreci olduğu belirtilen teklife göre, şüpheli veya sanığın tutukluluk halinin devamına veya salıverilmesine hakim veya mahkemece karar verilecek. Ret kararına itiraz edilebilecek. Tutukluluk ve tutuklamanın devamı kararları çekişmeli bir duruşma sonucunda verilecek. Savunma hakkına ve silahların eşitliğine saygı gösterilecek.
     
    Adli kontrol tedbiri
    Teklifle, CMK'nın 109. maddesinin ''adli kontrol'' olan başlığı, ''adli kontrol tedbiri'' olarak değiştiriliyor, adli kontrol koruma tedbirinin uygulama koşulları yeniden belirleniyor.;
     
    Tutuklama nedenlerinin varlığı halinde, kendisine karşı veya kendisi tarafından yeni bir suç işlenebileceği hususunda somut şüphe sebeplerinin varlığı halinde, şüpheli veya sanığın tutuklanması yerine adli kontrol alınmasına karar verilebilecek.
     
    Kanunda belirtilen azami tutukluluk sürelerinin dolmasına rağmen kovuşturmanın henüz sona ermemesi ve tutuklama sebeplerinin varlığını devam ettirmesi halinde, sanığın adli kontrol alınmasına karar verilecek.
     
    Teklifle, adli koruma tedbiri olarak şüpheli veya sanık bakımından hangi yükümlülüklerin getirilebileceği konusuna açıklık getiriliyor.
     
    Buna göre, adli kontrol tedbiri olarak şüpheli veya sanık hakkında; yurtdışına çıkışının yasaklanmasına, konutunu terk etmemesine, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemesine, belirli bir yerleşim bölgesine, konut ve işyeri çevresine, alkol içilen eğlence yerlerine, çocukların toplu olarak bulundukları yerlere, okul öncesi eğitim verilen binaların, ilköğretim ve ortaöğretim okullarının yakın çevresine gitmemesine karar verilebilecek.
     
    Yaralamaya veya ölüme sebebiyet verilmiş olması halinde ehliyet ve ruhsat belgesinin geri alınmasına, silahla bir suç işlemişse silah bulundurma ve taşıma belgesinin geri alınmasına ve güvence karşılığında serbest bırakılması kararı da uygulanabilecek.
     
    Elektronik izleme sistemi kullanılarak uygulanabilecek
    Kişinin konutunu, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemesi ile ehliyet ve ruhsatının geri alınmasına ilişkin adli kontrol tedbirleri, düzenli aralıklarla imza atarak ya da alt sınırı 4 yıl veya daha fazla bir suçtan yargılananlar hakkında elektronik izleme sistemi kullanılarak uygulanabilecek. Kişinin bu tedbirlerin gereklerine aykırı hareket etmekte ısrar etmesi halinde tutuklanmasına karar verilecek. Ehliyet ve ruhsatsız araç kullanan kişi, ayrıca ilgili kanun hükümlerine göre de cezalandırılacak.
     
    Adli kontrol tedbiri; şüpheli veya sanığın, belirlenen bir miktar parayı yatırması, gayrimenkullerine ipotek konulması, şirket hisselerinin rehin alınması suretiyle uygulanabilecek. Başkasına ait mal varlıkları da güvence olarak gösterilebilecek.
     
    Kişi, adli kontrol tedbiri uygulanırken, vareste tutulmamasına rağmen duruşmalara gelmezse, alt sınırı 5 yıl ve yukarısı olan bir suç işlerse ve alt sınırı ne olursa olsun yeni bir suçtan mahkum olursa tutuklanacak.
     
    Şüpheli veya sanığın yatırdığı paranın mülkiyeti devlete geçecek. İpotek edilen ve rehin alınan mal varlığı satılarak, satış gelirinden güvence bedeli tahsil edilecek.
     
    Şüpheli veya sanığın çocuk olması halinde, ilgili kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler adli kontrol tedbiri olarak uygulanabilecek; bunların yetersiz olması halinde adli kontrol tedbirleri yapılabilecek.
     
    Şüpheli veya sanığın akıl hastası olması durumunda ise adli kontrol tedbiri olarak sağlık kurumlarında koruma ve tedavi altına alınacak.
     
    ''Adli kontrol hükümlerini isteyerek yerine getirmeyen şüpheli veya sanık hakkında hükmedilebilecek hapis cezasının süresi ne olursa olsun, yetkili yargı mercisinin hemen tutuklama kararı verebilmesine'' ilişkin hüküm kaldırılacak.
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim