• BIST 96.400
  • Altın 144,302
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,0009

    CHP'den gizli kayıt tepkisi

    24.08.2011 21:57
    CHPden gizli kayıt tepkisi
    MYK toplantısının ardından yapılan açıklamada atama tartışmalarına da değinildi.
    CHP'den gizli kayıt tepkisi CHP'den gizli kayıt tepkisi CHP'den gizli kayıt tepkisi

    CHP Parti Sözcüsü Prof. Dr. Birgül Ayman Güler, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan, yaklaşık 5 saat süren CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

    Güler, Orgeneral Işık Koşaner'e ait olduğu iddia edilen bir ses kaydının paylaşım sitesinden yayınlanmasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine “Bu olmamalı. Olmaması gereken özel konuşmalarımızın hiç bilmediğimiz yetkili ve ya yetkisiz kişiler tarafından hukuka aykırı olarak dinlenmesi, arşivlenmesi ve kendileri için uygun bir zaman geldiğinde servis edilerek bizim birey olarak anayasal haklarımızın ihlal edilmesi, olmaması gereken kuşkusuz bu” diye konuştu.

    Öte yandan Türkiye’nin son derece sıkıntılı zamanlar yaşadığını ifade eden Güler, “Kuzey Afrika ülkelerine bakın, Irak, terör sorunu, Suriye’de yaşananlar… Bir taraftan ordudan ülkenin güvenliği açısından çok yüksek beklentileriniz var ama öte taraftan ordunun durmadan yıpratılması yönünde adeta sistemli bir resmi çalışma yürütüyorsunuz. Mutlaka bu süreçle ilgisi olsa gerek” dedi.

    Güler, toplantıda ses kaydının içeriğinin değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine ise “Hayır” cevabını verirken, bir değerlendirme yapmayı da düşünmediklerini ifade etti. Güler, “Öncelikle bu yapılan işin üzerine tüm dikkatleri çekmek istiyorum” dedi.

    -“KILIÇDAROĞLU’NUN SURİYE’YE GİTME İHTİMALİ VAR”

    Güler, geçtiğimiz MYK’da da bugünkü MYK’da da üzerinde durulan ve kararlaştırılan konunun, Suriye’ye bir CHP’li heyetin gideceği ve orada durumu yerinde inceleyerek MYK’ya, Parti Meclisi’ne, gerekirse bütün organlara raporun sunulacağı olduğunu vurguladı.
    Güler, Suriye’ye gidecek CHP’li heyette kimlerin olacağı konusunda da, 3 milletvekilinin heyette bulunacağını, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun gitme ihtimalinin bulunduğunu kaydetti. Suriye’ye gidecek heyetin henüz kesinleşmediğini söyleyen Güler, ziyaretin zamanının da belli olmadığını kaydetti.

    -ŞENGÜL’ÜN İSTİFASI KABUL EDİLDİ, ATAMA İŞLEMLERİ DEVAM EDECEK-

    Güler, bir soru üzerine CHP’li Yenimahalle Belediyesi’nin de karıştığı yolsuzluk iddialarının sahibi, görevinden istifa eden CHP Eski Ankara İl Başkanı Tarık Şengül’ün yerine henüz bir atama kararının çıkmadığını belirtti. Şengül’ün istifasının kabul edildiğini ve atama kararı üzerinde çalışıldığını ifade eden Güler, “Biliyorsunuz, bazı iddiaları oldu arkadaşımızın. Doç. Dr. Tarık Şengül çok önemli bir akademisyendir. İl Başkanımız olarak zaten onun tüm iddialarının dikkate alınması son derece gereklidir. Atama işlemleri devam edecek. İleri sürdüğü iddialar bakımından da biz durum nedir, onun üzerinde araştırmalarımız yapacağız” dedi.
    Güler, iddiaları incelemek üzere bir komisyonun kurulup kurulmadığının sorulması üzerine, bir komisyonun kurulmadığını belirtti. Güler, bu iddiaları kimin inceleyeceğinin sorulması üzerine ise, “MYK içerisinde Ankara Milletvekili arkadaşlarımız da var. İsim görevlendirilmesi yapılmadı” dedi. Güler, MYK’da Şengül’ün CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin ile ilgili iddialarının ise değerlendirilmediğini söyledi.

    -KÜRT RAPORU GÜNCELLENMİYOR-

    Güler, Kürt raporunun güncellenmesi konusunda bazı parti yöneticilerinden gelen açıklamaların sorulması üzerine, “Bazı görüşmeler yapıldı, bu Kürt raporunun güncellenmesi üzerine değil, günümüzde terörün ulaştığı boyut ve bununla mücadele etmede ‘beceriksiz olan’ hükümet gerçeği nedeniyle, güncel koşullar neler? Bunun üzerinde daha dikkatli durma gereği vurgulandı” dedi.

    Güler, Kürt raporunun güncellenmesi için bir komisyonun kurulmadığını, raporun yenilenmesi konusunda da bir karar alınmadığını belirterek, “Sorunun bugün geldiği aşama ile koşulların yakından analiz edilmesi ihtiyacı vurgulandı” dedi.
    Güler, İstanbul İl Başkanlığında da bir değişikliğin gündemlerinde olmadığını kaydetti.

    -“BAYRAMLAŞMAK İÇİN HERKESİ BEKLİYORUZ”

    Güler, CHP'nin bayramlaşma programında BDP ile bayramlaşmanın olup olmadığının sorulması üzerine de, “BDP yazılı mesaj göndererek, bayramlaşma programını iptal ettiğini bildirdi. Onların bu bildirimi üzerine programımızda dolayısıyla BDP ile bayramlaşma zorunlu olarak yer alamayacak. 

    Bizim bayramı nasıl gördüğümüz sanırım herkesçe malum; bayram güzel bir şey, bayram barış günü, küslerin barıştığı günler. Biz bayramlaşmak için herkesi bekliyoruz” dedi. 

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. CHP Parti Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Birgül Ayman Güler, toplantının ardından “CHP, Hükümet’in teröre karşı mücadelede politika yoksunluğunu, Türkiye için büyük bir sorun olarak görmektedir. 61. Hükümet’in programında, terörle mücadele konusunda tek bir cümlenin yer almaması, bu ağır durumun en açık göstergesidir” açıklamasında bulundu.
    Güler, Kılıçdaroğlu başkanlığında yapılan ve yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    CHP’nin “Hükümet’in teröre karşı mücadelede politika yoksunluğunu, Türkiye için büyük bir sorun olarak” gördüğünü ifade eden Güler, 61. Hükümet’in programında, terörle mücadele konusunda tek bir cümlenin yer almaması, bu ağır durumun en açık göstergesidir” dedi. Şehit ve gazilerle yitirilen her türlü maddi ve manevi değerin tüm sorumluluğunun hükümete ait olduğunu söyleyen Güler, hükümeti, bu sorumluluğu üstlenmeye çağırdıkları bildirdi.

    -“HÜKÜMETİ, KOŞANER’İN KONUŞMALARINI KAYDEDENLERİ BULMAYA ÇAĞIRIYORUZ”-

    Hükümetin, sorumluluğunun gereklerini nasıl yerine getireceğini açıklaması gerektiğini vurgulayan Güler, şöyle devam etti:

    “Hükümet, bu sorumluluğunun gereğini yerine getirmeli, başarısızlığının yükünü ordunun omuzlarına bırakmaktan vazgeçerek terörle mücadele çalışmalarındaki sonuçları doğrudan kendisi, Hükümet’in sorumlusu Milli Savunma Bakanı açıklamalıdır.

    Öte yandan, Hükümet üyelerinin konuşmalarını banda almış olabilecekleri kuşkusuyla, gazete ve yayın bürolarını basan Hükümet’in, doğrudan kendisinin kullandığı dinlemeler için duyarsız kalması dikkat çekicidir.

    Türkiye, yine en üst devlet yöneticilerinin özel telefon görüşmelerinin izlendiği gerçeğini seyretmektedir. Üzerinde konuşmamız gereken şey, izinsiz ve yasa dışı dinlenen telefon konuşmalarının konusu, içeriği, üslubu değildir. 

    Üzerinde konuşulması gereken, bireyin temel anayasal haklarının pervazsızca ihlal edilmesi ve Hükümet'in bu ihlal ile ilgili olarak inceleme, soruşturma ve sorumluları ortaya çıkarma görevinin kendisine ait olduğunu aklına bile getirmemesidir.
    Tüm siyasal ve yönetsel kişiler ve yalnızca onlar da değil, tüm vatandaşlar dinlenebiliyor, dinlemeler arşivleniyor, bunlar arzu edildiği zaman ortalığa saçılabiliyor. 

    Böyle bir mekanizma, Türkiye’de nasıl güvensiz ve nasıl anti-demokratik bir ortamda nefes almaya çalıştığımızı yeterince açık biçimde gösteriyor. Hükümet’i, Işık Koşaner Paşa’nın konuşmalarını dinleyip kaydedenleri ve ortalığa saçanları araştırıp bulmaya ve ifşa etmeye çağırıyoruz.”
    Deniz Feneri Davası’nı yakından izlemeyi sürdürdüklerini de dile getiren Güler, “Bu davanın savcısının görevden alınması, Hükümet’in yargı organlarını siyasallaştırma politikasının yeni bir uygulamasıdır. 

    Bu uygulama hukukun üstünlüğü kuralına, soruşturmanın gizliliği kuralına, yani temel yargı ilkelerine uygun davranan yargıç ve savcıların, bundan böyle Hükümet’in görevden alma tehdidi altında bırakılacaklarının göstergesidir. Hükümet’i, yargının bağımsızlığı ve yargı adamlarının mesleki güvenceleri konusunda evrensel ilkelere uygun davranmaya çağırıyoruz” dedi.

    -“KADROLAŞMANIN EN KAPSAMLI ÖRNEKLERİNDEN BİRİYLE KARŞI KARŞIYAYIZ”-

    Güler, Hükümet’in, 28 Mart 2011 günlü Yetki Kanunu ile TBMM’nin yasama yetkisine adeta el koyduğunu söylerken, “Çıkardığı KHK’ler, kabul edilmiş Yetki Kanunu’nun sınırlarını da içeriğini de aşmıştır. Aceleyle çıkarılan KHK’ler, başka bir KHK ile ortadan kaldırılmaktadır. 

    Bu düzenlemeler ile 2 bin 250 üst ve orta kademe yönetici kızağa çekilmiştir. Partizan kadrolaşmanın tarihte görülen en kapsamlı örneklerinden biriyle karşı karşıyayız” diye konuştu. Bu düzenlemelerle belediyelerin imar planlama ve uygulama yetkilerinin, en yüksek rant alanları bakımından merkezi yönetimin tekeline çekildiğini kaydeden Güler, şöyle devam etti:
    “Şehircilik, hem hemşehrilerin karar alanından çıkarılmakta, hem de en değerli kentsel topraklar Hükümet yetkililerinin ellerine teslim edilmektedir. Devlet Planlama Teşkilatı kaldırılmış, kalkınma planlaması devri kapatılmıştır. TBMM bundan habersizdir.

    Tüm devlet sistemini değiştiren bu talanı önlemek, Anayasa Mahkemesinin elindedir. CHP olarak Yetki Kanununu Anayasa Mahkemesine götürmüş ve yalnızca iptal değil aynı zamanda yürürlüğü durdurma kararı da istemiştik.


    Anayasa Mahkemesi hala sessizdir. Bu tutumu nedeniyle Hükümet'in bu yanlışlarını paylaşma konumuna düşmüştür. Anayasa Mahkemesinin bir an önce karar vererek, kendisini bu talihsiz durumdan kurtarmasını diliyoruz. Bürokrasi darbesini engellemek için KHK’leri de Anayasa Mahkemesi’ne götürdük. Kamuoyunu ve basınımızı bu önemli süreçle yakından izlemeye çağırıyoruz.”

    -LİBYA KONUSU DERĞERLENDİRİLDİ-

    MYK’da Libya’daki durumun da ayrıntılı bir şekilde değerlendirildiğine dikkat çeken Güler, tarihte barış döneminin açacağı umulan küreselleşmenin, mazlum ülkelere uygulanan baskı ve saldırılarla dünyaya ne yazık ki savaş çağını geri getirdiğini vurguladı.

    Libya’da yaşananların, tüm Türkiye’yi derinden yaraladığını belirten Güler, “Dünyada, bağımsızlığını ulusal kurtuluş savaşıyla kazanmış ve bağımsızlık ilkesini her türlü ilkenin üstünde tutmaya hep çaba göstermiş bir ülkenin yurttaşları olarak, Libya'ya demokrasi götürmek adına nasıl acımasız bir kaynak paylaşma seferberliği olduğunu görüyoruz. 

    Türkiye, Libya'da kaynak paylaşmanın tarafı olarak değil, Libya halkının kendini özgürce yönetme iradesinin tarafı ve güvencesi olmalıdır. Türkiye, kardeş Libya halkını hayal kırıklığına uğratmamalıdır” ifadesinde bulundu.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim