• BIST 75.815
  • Altın 130,097
  • Dolar 3,4732
  • Euro 3,6683

    Çerçioğlu ve Aksu'yu eleştirdi

    29.12.2008 20:40
    Çerçioğlu ve Aksuyu eleştirdi
    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Belediye Başkan aday adayı Cem Cemil Öztürk, Aydın Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Aksu’yu eleştirdi.
    Çerçioğlu ve Aksu'yu eleştirdi Çerçioğlu ve Aksu'yu eleştirdi Çerçioğlu ve Aksu'yu eleştirdi

    Cumhuriyet Halk Partisi Aydın Belediye Başkan aday adayı Cem Cemil Öztürk, Aydın Belediyesi eski Başkanı Hüseyin Aksu"yu eleştirdi. Öztürk,Yeni Kıroba gazetesinde imalı sözlerle de Milletvekili Özlem Çerçioğlu"na göndermelerde bulundu. Son günlerde Aksu"nun isminin CHP"de gündeme gelmesi ve Milletvekili Özlem Çerçioğlu"nun da bu konuda aracılık yaptığı iddiaları üzerine sorular yönettiğimiz Öztürk, olayları aday adaylığı sürecinden başlayarak ortaya koydu.
    İlçe, İl, Genel Merkez ve kamusal ayağı
    Cem Cemil Öztürk, son günlerde CHP"de aday adaylığı ile yaşanan olaylarla ile ilgili Öztürk, “Partimizin belediye başkanlığı adaylığı süreci esas itibarıyla şu eksenlere dayanır. Birinci boyutu; partinin tabanını organize etmenizdir. Yani tabanın tam desteğini almanız gerekmektedir. Eğer bir mücadele verilecekse, bu mücadelenin olmazsa olmaz temel karargâhı, parti örgütüdür. Aydın için de bunun somut anlamı ve adı Aydın Merkez İlçe Örgütü"dür. Aydın Merkez İlçe Örgütü"nün son genel kurulunda esas itibarıyla üç ayrı liste yarışmıştı. Ben bu süre zarfında bu üç ayrı grubun çok değerli temsilcileri ile görüşmeler yaptım. Onların tam bir desteğini alarak, 24 Kasım günü aday adaylığımı açıkladım.24 Kasım günü itibarıyla herkes gördü ki, partideki mücadele ve heyecan yeni bir boyut kazandı. O gün ilk kez, mücadelenin asık suratlı insanlarla değil, tebessüm eden insanlardan oluştuğu görüldü. Bu heyecan yansıması herkes tarafından tanık olundu.
    İkinci boyut; ilerici Sosyal Demokrat Hareket"in üzerinde çok ciddi bir ölü toprağı vardı. Bu toprakta cansız, fersiz gözler vardı. En azından 24 Kasım"da yeni bir ışıkla, yeni bir azimle, yeni bir perspektifle insanların gözüne yeni bir ışık ve fer geldi. Buna herkes de tanık oldu. Ben aday adaylığımı açıkladığım basın toplantısını yaparken, sadece partililer değil, orada toplanan kalabalığın en az yarısı ömründe hiçbir zaman partimize oy vermemiş seçmen kitlesinin de katılımına herkes tanık oldu.
    Üçüncü boyutu; hiyerarşik yapı itibarıyla İl Yönetim Kurulu"nun tavrı ve tarzıdır. Bu doğrultuda İl Yönetim Kurulu"nun hemen hemen tüm üyeleri ile İl Başkanı ile çeşitli defalarca görüşmeler yaptım. Aday adaylığımı açıkladığım toplantıyı düzenlemeden önce Sayın İl Başkanımızı üç kez ziyaret ettim. O basın toplantısından sonra da dört defa kendisini ziyaret ettim. Bu anlamda örgütün birlikte olduğunu, bütün olduğunu, demokratik kitle örgütlerinin çok ciddi teveccüh gösterdiğini, bu akıntıya kendisinin de yelken açmasının doğru olacağını anlattım. Ancak İl Yönetim Kurulu"nun aldığı bir karar çerçevesinde resmi açıklamalar olmadan, hiçbir aday adayı ile hiçbir ilçede doğrudan doğruya yakın ya da uzak durmak gibi bir politikalarının olmadığını bu yüzden de sessiz kalmayı tercih edeceklerini söylediler. Aslında bu tavrın ve tarzın Aydın, Nazilli ve Kuşadası için geçerli olduğunu bana söylediler. Buna rağmen, partinin bir aday adayı olarak, bu hiyerarşik yapıyı çiğnememek adına, örneğin daha sonra Ankara"ya gideceğimi, Anakara"ya gitmek için kendisinden izin istediğimi aktardım. Kendi ağzından söylersem, “Cem Cemil, ilk defa bir aday adayı, Ankara"ya gitmek için benden izin istiyor. Bu konuda senin duyarlılığın için teşekkür ediyorum” dedi. Ankara"ya son 20 gün içerisinde 3 defa gittim. Her birinde de en az 3 gün kalacak şekilde ilişkiler kurdum. Partimin Merkez Yönetim Kurulu"nda ne kadar insan varsa, partimin grubunda ne kadar insan arsa, Parti Meclisi"nde, Parlamento grubunda ne kadar partili varsa, bunların çok ağırlıklı bir bölümü ile temaslar kurdum, görüşmeler yaptım. Bunların hepsinde de çok önemli izlenimler aldım. En azından partimin Genel Başkan Yardımcılarının tümüyle, Genel Sekreter ile, Genel Sekreter Yardımcıları ile, Merkez Disiplin Kurulu Üyeleri ile, Bilim Kurulu Başkanı ile, partimin yerel yönetimlere aday belirleme ve program hazırlama konusunda oluşturduğu ve dört değerli bilim adamından oluşan bir kısmı eski belediye başkanı olan Genel Başkan Yardımcısı, milletvekili ve MYK Üyesi olan insanlarla görüştüm. Her birinden ayrı ayrı çok ciddi enerjiler ve çok ciddi izlenimlerle döndüm. Genel Başkanlık düzeyindeki söylemimin özetinde şu vardı: Bu seçimler partimin iktidarı için bir mayalanma alanıdır. Mayalanma alanı için adayımızın ve meclisimizin, dünün partilimiz olması gerekir. Bugünün partilimiz olması gerekir ve gelecekte de partimizde olacağından emin olunması gerekir. Ben böyle bir perspektif ile, halkla ile barışmak için halk ile yeniden kavuşmak için, onların dertlerine çözüm bulmak için ve onlarla yeniden taze, köklü, geçmişte olduğu gibi sağlıklı güven ve dostluğa dayanan ilişkiler kurmak için, halkın problemlerini ve sorunlarını çözmek için adayım dedim. Görüşmelerimin ana ekseni bunlardı. Bu tip görüşmelerin sonunda, ben çok olumlu izlenimlerle döndüm. Genel Başkanımız Baykal"la doğrudan görüşmedim. Çünkü bu dönemde sayın Baykal hiçbir aday adayı ile görüşmüyor. Böyle bir ilke kararı var. Buna da saygı duyulması gerekiyor. Bu yüzden sayın Baykal"la doğrudan görüşmek adına hiçbir kapıyı zorlamadım. Ama en azından kendimi prezante edecek başka kanallar bularak, sayın Baykal"a durumumla, özgeçmişimle, CV"imle ilgi geniş ve kapsamlı bir dosyanın birkaç elden ayrı ayrı ulaştırılmasını da açıkçası sağladım.
    Bunun dördüncü bir ayağı da vardır. Çünkü bu seçim sadece partililerin oylarını almak ve partililerle sınırlı kalması gereken bir süreç değildir. En az onun kadar önemli olan, en az bunun kadar değerli ve saygı değer olan, bir başka boyut da Aydın"daki seçmen kitlesidir. Seçmen kitlesini de iki ayrı eksen üzerine oturtmak mümkündür. Bir tanesi, çeşitli sol partilere, çeşitli ilerici partilere, çeşitli eğilimlere bağlı, sendika ve derneklerle iletişimler kurdum. Örneğin Demokratik Platform adıyla oluşturulan, pek çok sendika, pek çok partinin ve pek çok demokratik kitle örgütünün bulunduğu bu organizasyonda, en azından partiye bir mektup göndermelerini veya tavırlarını sözlü olarak bildirmelerini sağladım. Bu da nedir? “Cem Cemil Öztürk, Cumhuriyet Halk Partisi"nin adayı olarak ilan edildiği taktirde, bizim hiçbir beklentimiz olmaksızın, hiçbir şartımız olmaksızın tam ve kesin olarak Cumhuriyet Halk Partisi"ni bu seçimlerde aktif olarak destekleyeceğiz” diyen bir söylemdi. Bunun dışında başka kitle örgütleri de bu doğrultuda kendi aralarında yaptıkları görüşmeler ve değerlendirmeler ile aldıkları kararları partiye ilettiler. Demek istiyorum ki, demokratik kitle örgütleri ve parti dışında bulunan oluşumların da aktif desteğini aldım. Bunun kendi içindeki ikinci ayağı ise, yaygın kamuoyudur. Partimize bugüne kadar oy vermemiş, partiden beklentilerini karşılayamamış, bir anlamda partiye küsmüş, hatta hatta geleneksel olarak sağa, liberal eğilimleri tercih etmiş olan insanlarla çok yaygın ve etkin ilişkiler kurdum. Etkin ve somut katkılarının ve desteklerinin benden yana olabileceğini, en azından son genel seçimlerde Aydın Merkez"de 3. Parti konumunda olan CHP"nin bu yerel seçimlerde, benimle beraber oyunu yaklaşık iki katına çıkartabileceğim şeklinde somut ve fiili gözlemlerde bulundum. Bu işin dört tane ayağı. Yani İlçe, İl, Genel merkez ve kamusal ayağı. Bunun dışında da ahde vefa anlamında, “Gelecek ancak geçmiş üzerinden yükselebilir” diyen bir perspektiften hareketle Aydın"da özellikle 12 Eylül"den sonra görev yapmış ne kadar parlamenterimiz varsa, ne kadar İl Başkanımız varsa, bunların hepsini davet ettim. Sadece iki tanesi somut bir mazeret gerekçesi ile bu toplantıya katılamadılar. Parlamenterlerden de 3 tanesi şehir dışında bulunmaları nedeniyle bu toplantıya katılamadı. O insanlar da, kendi deyimleri ile söylüyorum; selamlarını ve kalplerini bu toplantıya taşıdılar. Bu toplantıda onlardan destek istedim, onlardan yardım istedim, onlardan birikimlerinden yararlanmak istediğimi söyledim, onların deneyimlerinin benim önümü açabileceğini, onların kazanım ve deneyimlerinden sonra bir ufuk çizebileceğimi kendilerine aktardım. Onlar da benden ve benim irademden bağımsız olarak ortak bir deklarasyon yayınladılar. Hepsine şükranlarımı sunuyorum. Deklarasyonda da “CHP"nin adayı, mutlaka CHP"nin üyesi olmalıdır. Bunun doğru adresi de Cem Cemil Öztürk"tür dediler. Bunu Genel Merkez"e İl"e ve basına da gönderdiler” diyerek bugüne kadar aday adaylığı sürecini adım adım ortaya koydu.


    ÇERÇİOĞLU İLE İLGİLİ DÜŞÜNCELERİ
    Daha sonra “Milletvekili Özlem Çerçioğlu ile görüştünüz mü” şeklindeki sorumuzu cevaplayan Öztürk, “Sayın Özlem Çerçioğlu ile aday olmazdan önce çok açık, çok somut bir şekilde toplam 8 kişinin katıldığı, tamamı İl Yönetim Kurulu üyesi olan insanlarla hatta bir yemekli toplantıda uzun uzun görüştüm. Daha sonra da 3 defa daha bir araya geldim. Duruşumu ve durumumu kendisine aktardım.
    O anlamda ben açıkçası, Sayın Çerçioğlu"nun bu süreçte çok olumlu şeyler yapmadığını düşünüyorum. Bu konunun fazlaca detayını girmek de açıkçası istemiyorum” dedi.
    Partinin adaylık sürecinin 31 Aralık"ta biteceğine dikkat çeken Öztürk, “Sayın Çerçioğlu, bugün Aydın"da partimizin milletvekilidir ve Parti Meclisimizin üyesidir. Hiyerarşik yapıda kendisine bu anlamda saygı duyuyorum. Bu doğrultuda kendisinin desteğini almak için çok ciddi çabalar harcadım. İlk görüşmede kendisinden çok ciddi destek almış olmama rağmen, daha sonraki süreçte açıkçası kendisinin başka duyguları ve başka düşünceleri olduğu şeklinde yaygın bir kanaatim oluştu. Bunun için de eleştirilerim vardır, bunun için de takdirlerim vardır. Şu aşamada bunları kendi içimde saklı tutmayı yeğliyorum. Bunun seçim öncesi daha sağlıklı olacağını düşünüyorum” diye sözlerine devam etti.

    AKSU"NUN KIRMIZI ÇİZGİLERİ
    Hemen ardından “Son günlerde sayın Hüseyin Aksu"nun CHP"den aday olacağı şeklinde dedikodular artmaya başladı. Siz CHP"nin aday adayı olarak bu durum karşısında ne düşünüyorsunuz” sorusunu cevaplandıran Öztürk, “Sayın Aksu"nun geçmişte Aydın Belediyesi"nde ciddi ve kayda değer, saygın hizmetleri olmuştur. Taş üstüne taş koyan, tuğlanın üzerine tuğla koyan kim varsa, hepsine şükranla, minnetle anıyorum. Ancak bu süre zarfında açıkçası Hüseyin Aksu"nun yol açtığı pek çok olumsuzluklar da vardır. Bunları şu aşamada konuşmak ve tartışmak istemem. Ama Hüseyin Aksu, bir dönemin başkanıdır. Üst üste 2 dönem belediye başkanlığı yapmıştır. Ve onun dönemi bitmiştir. Sayın Aksu ile 3-4 gün önce yaptığım görüşmem sırasında kendisi bana şunu aktardı: “Benim kırmızı çizgilerim vardır. Bunlardan birincisi; AKP"nin seçimlerde başarısız bir sonuç elde etmesidir. Ve ben de, üzerime düşen bu doğrultudaki görevlerimi yerine getirmek istiyorum. İkincisi; Sayın Ortekin ile yarım kalmış bir düellom, bir hesabım vardır. Bunun gerçekleşmesini bekliyorum. Bu doğrultuda İlhami Ortekin"i bekliyorum. Ortekin"in pozisyonu neyse ben ona göre tutum takınacağım. Bu doğrultuda MHP"den de teklif alıyorum” dedi.Ben MHP"nin Aydın"daki milletvekillerinden öğrendiğim kadarıyla hiç böyle bir durum yok. Sadece kendisini büyük gösteriyor. Yani ortaya bir mercek koymuş durumda. Bu mercek bir teleskop gibi. İnsanları bunu, gözünün içine getiriyor.”Bakın buradan ne görüyorsunuz” diyor. İnsanlar merceğin içinde olan Hüseyin Aksu"nun resmini, daha büyütülmüş ölçekte görüyorlar. Hüseyin Aksu zeki bir insandır. Ama lütfen beni bağışlasın, abimdir, kardeşimdir, dostumdur, biraz megalomandır. Benmerkezcidir. Yalnızdır ve tek başınadır. Bütün işleri hep tek başına yapmak ister. Burada İlhami Ortekin ile mücadelesinin ve yarım kalmış düellosunun savaş alanı asla Aydın toprakları hele hele CHP toprakları değildir. Hüseyin Aksu"nun lütfen CHP"den elini ayağını çekmesi lazım. CHP"nin tabanı geçen seçimlerden hiç olmazsa bir uyarıda bulunmuştur. Bu defa ders vermeye hazırdır. Geçen sefer sayın Aksu aday olduğunda kapıda bırakılan Cem Cemil Öztürk, bu defa sessiz kalmamaya kararlıdır. Anamın bir beddua ve intizar sözü vardır: “Oy boynunuz altında kalsın” der. Açıkçası ben, parti dışından bir adayın bu seçimlerden aday olarak gösterilmesi durumunda boynumun ve parti boynumuzun altında kalacağından endişe ederim. Partinin geleceği ile ilgili hiç kimse böyle bir riski göze almamalıdır. Ne yazık ki ve ne ayıptır ki, söylemek zorundayım, partimizin geleceğini değil, ülkemizin ve insanlarımızın geleceği değil, kendi beklentilerini ve geleceğini düşünen insanlarımız, bunların sayıları 2,5 tanedir. Ve ne yazık ki, bunların bu değerleri öne çıkmıştır. Ama bunların sayıları özellikle vurguluyorum topu topu iki buçuktur (2,5). İnsanlarımız artık şu alışkanlıktan vazgeçmelidir. “Gelecekte ben yeniden, nasıl parlamentoya giderim?” ya da“ Ben bu defa parlamentoya giderim?” alışkanlıklarından ve hastalıktan kurtulmalıdır. Partinin yurtsever insanlarının, tuzakların, mayınların içinde gezen ülkemizin geleceği için, çocuklarımızın geleceği için, cumhuriyetimizin ve laik-demokrat hukuk düzenimizin geleceği için gerçekten ülkemiz için ne yapmalıyızı öne çıkarmalıdırlar. Bunu öne çıkartırlarsa sorun yoktur. Herşey kendi mecrasında akıp gidecektir. Bunun önünde de kimse duramayacaktır. 4 yıl sonra yapılacak genel seçim hesabıyla kendilerine çanta arıyorlarsa, çok şükür Cem Cemil Öztürk"ü kendilerine çanta olarak göremiyorlar. Bu anlamda kendilerine bir baston arıyorlarsa, çok şükür ki Cem Cemil Öztürk"ü baston olarak göremiyorlar.
    Hem partimizin, hem ülkemizin hem de Aydın"ın ve Aydın halkımızın geleceği için çok iyi duygular besliyorum. Çok soylu projeler hazırladım. Aydınlıları mutlu etmek adına, Aydınımızı güzelleştirmek adına, insanlarımızı güler yüzlü ve mutlu yapmak adına, insanlarımızı işsizlikten kurtarmak adına, insanlarımızın sürekli olarak üç öğün sıcak yemek yediği ortamı görmeden ölmeyeceğim. Dimdik de ayaktayım. Beni izleyin” diyerek sözlerini bitirdi.

    Diğer Haberler
  • Facebook kurucusunu öldürdü!13 Kasım 2016 Pazar 21:55
  • Bakan Işık simülasyonda hareketli atış denemesi yaptı11 Kasım 2016 Cuma 22:47
  • Milli tank MÜSİAD fuarında10 Kasım 2016 Perşembe 23:35
  • WhatsApp'a yeni özellik07 Kasım 2016 Pazartesi 22:58
  • Microsoft'un Selfie uygulaması Android'e geldi!06 Kasım 2016 Pazar 14:09
  • VPN Engellendi!05 Kasım 2016 Cumartesi 00:48
  • Avrupa Birliği'nden Whatsapp'a uyarı!30 Ekim 2016 Pazar 23:04
  • Twitter'ın popüler uygulaması Vine kapanıyor!27 Ekim 2016 Perşembe 22:59
  • Karadeniz'in Dibinde Osmanlı ve Bizans'tan Kalma Gemi Batıkları Bulundu25 Ekim 2016 Salı 09:39
  • Efece24 Ekim 2016 Pazartesi 23:59
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim