• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297

    Bu film ortalığı çok fena karıştıracak

    19.03.2012 22:58
    Bu film ortalığı çok fena karıştıracak
    Ülkücülerin, 12 Eylül darbesinin öncesi ve sonrasında yaşadıkları belgesel film daha vizyona girmeden gündem yarattı.
    Bu film ortalığı çok fena karıştıracak Bu film ortalığı çok fena karıştıracak Bu film ortalığı çok fena karıştıracak

    ÜLKÜCÜLER İLK KEZ KENDİLERİNİ ANLATACAK

    Siyah Türk Yapım Şirketi, 1980 darbesi öncesinde ve darbe sonrası cezaevi sürecinde Ülkücüleri konu olan bir belgesel film çekti. 6 Nisan'da vizyona girecek filmin yapımcıları Bilal Kalyoncu ve Arif İlke.

    "ÜLKÜCÜLER"

    Filminin yapımcısı Bilal Kalyoncu, filmin çerçevesini "Ülkücülerin 12 Eylül'le ilk görsel hesaplaşması" olarak çiziyor. "1980 öncesinden 1991'e kadar ülkücülerin tarihini ele aldık" diyen Kalyoncu'ya göre bu dönemde Ülkücü hareket, Türkiye'deki bütün unsurlar açısından kapsayıcıydı.

    Kalyoncu'ya göre Ülkücülük, 80 öncesi bir yaşam felsefesi. Bu yaşam felsefesi Türk Milletine ait olan bütün değerleri, kültürel öğeleri kapsamaktadır. Ülkücüler de bu değerlere ait olan herşeyi korumakla yükümlü kişilerdir.

    Arif İlke ise Ülkücü Hareketin bir ırk hareketi gibi gösterilmesinin tamamen yanlış olduğunu ifade ediyor.

    "1980 öncesi ve sonrası on binlerce Kürt kökenli vatandaşımız Ülkücü Hareketin içerisinde, Türk Milletini millet yapan değerlere hizmet etmiş, bu uğurda cezaevlerine düşmüşlerdir. Örneğin, Hikmet Tekin bir Kürt, bir Ülkücü olarak Bingöl Belediye Başkanı seçilmiş ve şehit edilmiştir. 1980 öncesi Türkeş Diyarbakır'da, Van'da, Bingöl'de yüz binleri ellerinde Türk bayraklarıyla yürütmüştür"

    Film'de Gün Sazak, İlhan Darendelioğlu, Dursun Önkuzu, Mustafa Pehlivanoğlu ve Ali Bülent Orkan gibi simge ülkücü şehitlerin de hikâyelerine yer verilmiş.

    Bilal Kalyoncu'ya göre Halil Esendağ ve Selçuk Duracak'ın koşarak İdama gitmeleri, hak'ka yürümeleri belleklerden yıllarca silinemeyecek sahneler...

    Herkesin merakla beklediği film 6 Nisan'da Sinemalarda... Peki ya sonrası? Arif İlke gişeden daha büyük bir hedeflerinin olduğunu söylüyor:

    "Umuyoruz ki bu film sonunda yanlış doğruya, ezber olan gerçeğe dönsün! Tüm Türkiye Ülkücüleri gerçekleri ile yargılasın..."

    Bilal Kalyoncu'ya göre Ülkücüler Filmi, dünyaya sol gözü ile bakan medya tarafından kurulan ve Ülkücüleri acımasız bir şekilde yargılayan engizisyon mahkemesini ortadan kaldıracak...

    Vizyona girdiğinde büyük tartışmalar yaratacak olan filmi yapımcıları Arif İlke ve Bilal Kalyoncu anlattı:Ülkücüler bunca saldırıya rağmen hep sustu...

    En çok işkence görenlerden olmalarına rağmen hiç anlatmadılar...

    Peki, niye sustular?

    Filmin yapımcıları İlke ve Kalyoncu ülkücülerin işkence altındaki yıllarını böyle anlattı:

    Arif İlke: Ülkücüler hep sustu, çünkü devletlerini ve milletlerini çok sevdiler... İdama yürürken bile yaşasın beni asan devletim demekten gurur duydular. Onların derdi devlet değildi, onların derdi düzenleydi, bu düzenden beslenen vampirlerleydi... Bu sebeple "Yaşasın devlet, yıkılsın düzen dediler". Ancak Ülkücülerin bu suskunluğunu fırsat bilen şer zihniyetler, savaş taktiklerini stratejik bir kısma, Ülkücülerin hiç bulunmadığı medya alanına çektiler.

    Yıllardır ağırlıklı olarak görsel ve yazılı alanları ellerinde bulunduran dünyaya sol gözü ile bakan zihniyet, bu toprakların imali olmayan düşünceleri ile yaptıkları çalışmalar doğrultusunda Türk toplumunu değerlerinden dolaylı yollardan uzaklaştırmıştır. Türk Milleti başka toplulukların zihniyet elbiselerini giyinmek zorunda bırakılmıştır. Bu sinsi yöntemler ile geçmişte kullandıkları anarşist kimliklerinden kendilerini kurtarmak istemişlerdir. Dönemin en çok zülüm gören, Anadolu'nun yağız delikanlıları olan ülkücüler, yapılan bu çalışmalar ile itibarsızlaştırmak istenmiştir. Yalan yanlış, gerçek tarihten yoksun düşünceler ve çalışmalar ile toplumumuz ülkücülere karşı kışkırtılmış, olumsuz bir ülkücü tipi ve algısı zihinlerde üretilmiştir. Ellerinde bulundurdukları sinema sektörü ile Deniz Gezmiş gibi vatan ve millet düşmanlarını halk kahramanı haline getirmişlerdir. Bu sayede de, bu gibi karakterlerin kişisel malzemelerini(parka, ayakkabı çakmak gibi..)kapitalist bir sektör oluşturmuş ve inanılmaz para gücüne ulaşmışlardır. Bu ihanetleri olumsuz somut yaklaşımları da sinema yöntemi ile toplumumuzun vicdanında meşru hale getirmişlerdir.

    Süleyman Özmen'in Fatih, Dursun Önkuzu'nun Bilal-i habeş, Gün Sazak'ın bir Abdulhamid olduğunu görmediler...

    Bilal Kalyoncu: Oysaki ülkücüler kırk yıl önce hangi söylem ve pratik içerisinde ise bugünde aynı tavrını korumaktadır. Ülkücüler, Türklük bedenimiz İslamiyet ruhumuz dediklerinden dolayı faşist damgası yemişlerdir. Hâlbuki onlara faşist diyenler, Ülkücülerin Osmanlının mirasçısı olduklarını unuttular... Ülkücülerin Tarihteki tüm Türk hanedanlarının uzantısı olduklarını görmediler... Ülkücü hareketin referansı Fatih'tir, Alparslan'dır, Türk tarihinin derinlikleridir. Çanakkale'de verilen mücadele ne ise, Sütçü imamın attığı kurşun ne ise, İstiklal harbi ne ise ülkücü harekette o'dur. Kurtuluşun reçetesi ve her dönemin milli refleksidir. Süleyman Özmen'in Fatih, Dursun Önkuzu'nun Bilal-i habeş, Gün Sazak'ın bir Abdulhamid olduğunu görmediler... Alparslan Türkeş'in Atilla'dan ne farkı vardı o günlerde... Hepsi modern haçlılarla savaştı, Türk'ün ve İslam'ın sancağı oldular ve şehit düştüler...

    Toplumumuzun arasına Berlin duvarı örenler bunları hiç görmedi, göremezdi...

    Arif İlke: Ülkücü camia, her zaman hoşgörünün zirvesinde geniş bir gönül hareketi oldu... Bu sebeple Arap'ı, Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i tartışılmaz bir gerçekte birleştirdi... Allah davasında... Toplumumuzun arasına Berlin duvarı örenler bunları hiç görmedi, göremezdi... Onların gönül gözü kapalıydı, merhametleri tükenmişti... Ülkücü hareket Allah'ın ve Resulünün ve yüce kitabının davasını savunmaktadır. İdama yürüyen Pehlivanoğlu'nun "Mustafalar ölür, Allah davası ölmez" cümlesi aslında her şeyi özetlemektedir.

    İşte bizler de bu gerçekleri görerek düşüncelerimizi pratiğe geçirdik.

    Bu sebeple bizim için manevi değeri ölçülemez bir eser ortaya çıkardık... İnşallah 6 Nisan'da da Türk Milletinin huzuruna çıkaracağız...

    ÜLkücüler Filmi çağımıza seslenen bir nasihat olacaktır.

    Bilal Kalyoncu: Orhun hitabelerinin Türk milletine verdiği nasihat ne ise, Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e verdiği nasihat ne ise, Ülkücüler Filmi de çağımıza seslenen nasihat olacaktır.

    FİLMİN HEDEFLERİ

    Ülkücüler Filminin gişe rakamları dışında manevi çok önemli hedefleri var...

    HEDEF 1: Toplumdaki yanlış ülkücü imajını yıkmak...

    Arif İlke: Mesela, ülkücü mafya denilen bir olgu 1980 öncesi yok. 1980'den sonra gerçek ülkücülerin cezaevinde haksız sebeplerle tutulması sonucu, dışarıda ülkücü görünümlü kişilerin belli odaklara hizmet etme çerçevesinde bir ülkücü mafya yapılanmasına girdiklerini, gerçek ülkücülerin bunu 1985'ten sonra fark ettiklerini filmimizde göreceğiz.

    Ülkücü Hareketin bir ırk hareketi gibi gösterilmesi de tamamen yanlış... "1980 öncesi ve sonrası on binlerce Kürt kökenli vatandaşımız Ülkücü Hareketin içerisinde, Türk Milletini millet yapan değerlere hizmet etmiş, bu uğurda cezaevlerine düşmüşlerdir. Örneğin, Hikmet Tekin bir Kürt, bir Ülkücü olarak Bingöl Belediye Başkanı seçilmiş ve şehit edilmiştir. 1980 öncesi Türkeş Diyarbakır'da, Van'da, Bingöl'de yüz binleri ellerinde Türk bayraklarıyla yürütmüştür"

    HEDEF 2: 12 Eylül darbesi zihniyetiyle hesaplaşmak...

    Bilal Kalyoncu: Ülkücüler toplumun milli ve kültürel değerlerini savunurken, darbe ülkücü hareketin siyasi değerlerini yargılamıştır, Türk gencinin milli reflekslerini köreltmeye yönelik bir yargılama yapılmıştır. 12 Eylül darbesinde sanık sandalyesinde Türk Milliyetçiliği vardır... Türk Milleti vardır... İşte günümüzde milli reflekslerimizin kaybolduğunu görmekteyiz, darbenin Türk Milleti'ne en acı armağanlarından birisi bu sonuçlardır... O gün Ülkücüler, Allah davasını ve onun sancağı olan Türk Milletinin davasını savundukları için yargılanmışlardır... Haksız yere yüzlerce ülkücü idam ile yargılanmıştır, acıların tarifi olmayan fiziki ve manevi işkenceler görmüşlerdir... 9 yiğit adam haksız yere idam edilmiştir... Darbe zihniyetinin şaşkınlığı özetleyebilecek bir örnek: Ülkücüler, 1980 öncesi Ecevit hükümetini eleştirmek için pazarda "patlıcan pahalı" diye eylem yapıyorlar, bu eylemden dolayı sıkı yönetim mahkemesinde yargılanıyorlar, "patlıcan pahalı deyip halkı silahlı mücadeleye sevk ettin" diye hapis cezası alıyorlar... "

    Filmimizde İhtilâl mahkemelerinin nasıl hukuk normlarından yoksun kurulduklarını göreceğiz. Akşam saat 19.20'de yapılacak yargılamanın sonuç tutanaklarının saat 19.00'da televizyonda haberlerde sunulduğunu göreceğiz... İşte Ülkücüler böyle bir adalet içinde yargılanıp, yıllarını ağır işkence dolu hapishanelerde geçirdiler... Artık bunların hesabını sormanın vakti geldi! Filmimizin bu konuda önemli bir görev ifa edecektir...

    HEDEF 3: Ülkücü Şehitlere ahde-vefa gösterebilmek...

    Bilal Kalyoncu: Ülkücüler filmi milletin değerlerine sahip çıkabilme çabası. Biz ülkenin varlığının ve geleceğinin teminatı olan ülkücü harekete ve onun sembolleşen kişi, kurum ve değerlerine teşekkür çalışması yapıyoruz... Bir ülkücü babadan "bu ülke için güzel bir şeyler yap" oğlum öğüdünü almış biri olarak, herkesin bu ülke için bir şeyler yapabilmek adına insanların neleri feda ettiğini bilmesini istiyorum... Ülkücüler, komünizm tehlikesine, Sovyet yayılmacılığına karşı, mallarıyla, canlarıyla savaşmış binlerce şehit vermişlerdir... Ne için? Türk Bayrağının ilelebet dalganabilmesi için...

    Arif İlke: Filmimiz bu ülkeye karşılıksız hizmet etmiş ülkücülere vefa hareketidir... Özellikle son yıllarda 1980 öncesi dönemi tek taraflı olarak, ülkücülere karşı kin ve nefret duyguları oluşturacak biçimde ele alan televizyon dizilerinin ardından işimizin çok kolay olmadığını biliyoruz... Ama biz Türk milletinin sağ duyusuna güveniyoruz, bu milletin sağ duyusu her zaman Hak'tan ve haklı olandan yanadır, buna inanıyoruz...

    FİLMDEN SAHNELER...

    Film'de Gün Sazak, Mustafa Pehlivanoğlu, Selçuk Duracık, Fikri Arıkan, Ali Bülent Orkan, Hüseyin Kurumahmutoğlu, Süleyman Özmen ve Dursun Önkuzu gibi simge ülkücü şehitlerin hikâyelerine de yer verdik...

    Gün Sazak, şehit olmayı istedi ve şehit oldu.

    Bilal Kalyoncu: Filmimizin unutulmayacak sahnelerinden biri Şehit Bakan Gün Sazak'a ait... Rahmetli Gün Sazak kanser olduğunu öğreniyor ve Alpaslan Türkeş'in yanına geliyor, "Çok üzgünüm, aslan gibi gençler çatışmalarda ölürken ben böyle bir hastalıktan öleceğim, bu bana çok koyuyor" diyor. Bunun üzerine Türkeş Bey; "Gün Bey biz inançlı insanlarız Allah'ın ne yazdığını bilemeyiz" diyor ve Gün Bey'i Amerika'ya tedaviye gitmesi için ikna ediyor. Gün Sazak, ABD'deki tedavisinden döndükten sonra öldürülüyor. Gün Bey, şehit olmayı istiyor ve şehit oluyor...

    Arif İlke: Kitaplarda olmayan, bugüne kadar hiç dile getirilmeyen gerçekler gün yüzüne çıkacak. Ülkücülerin uğradığı kıyım... Zeytinburnu ve Gaziosmanpaşa ilçe başkanlarının katledilişleri... Gaziosmanpaşa İlçe Başkanlığı'nın çaycısı Türkeş'in yanına gidiyor, "Efendim bütün arkadaşlarımızı şehit ettiler. Atayacak ilçe başkanı bulamıyoruz" diyor, Türkeş, "Evladım sen varsın ya" diyor, çaycıyı ilçe başkanı olarak atıyorlar, 1 hafta sonra çaycı da şehit oluyor. Bir işçi hareketi olduğunu söyleyen Marksist - sosyalist hareket Ümraniye'de, sadece ülkücü oldukları için 5 işçiyi katletmiştir. Bunlar hiçbir kitapta yok... Anlatılmıyor, birileri tarafından sürekli saklanıyor... Ama biz filmimizde geniş bir yer verdik, kimse merak etmesin bu dava uğruna şehit olanlar mezarlarında şimdi biraz daha huzurlu yatacaklar...

    İDAMLAR...

    Arif İlke: Ali Bülent Orkan'ın, Eyüp Türkmen ile buluşmak için idama koşarak gitmesi... Selçuk Duracık'ın kendisini asan cellâtla bile helalleşmesi... Fikri Arıkan'ın her şeye rağmen dik duruşu, arkadaşını kurtarmak için kendisinin idamı tercih etmesi... Bunlar unutulmaz sahneler olarak filmimizde yer alıyor... Seyircilerimizin yaşayacağı manevi doyumu hesap etmek imkansız...

    Bilal Kalyoncu: Çekimler sırasında, ülkü devlerinin o sancılı günlere döndüklerini ve geçmişlerini yeniden yaşadıklarını gördük... Kimi gözyaşlarıyla anlattı yaşadıklarını, bizleri ağlattı... Kimi hiç beklenmedik bir anda, tabutunu taşıdıkları bir arkadaşlarının ardından yazılan marşı başladı okumaya... TV filmlerinde renkli anlatılan o günler, hep acı hep keder hep ölüm... Yaşananların hepsi vatan savunması, hepsi gurur kaynağı... Etkilenmemek mümkün değil... İzleyenlerin nefes almadan izleyeceği bir film olacak...

    FİLME DESTEK YAĞIYOR

    MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri: Ülkücüler Belgesel Filmini çekenler, tarihi gerçeklerle ifade etmeye çalışanlar, her şeyden önce tarihi bir görev yapmışlardır. Onlara, teşekkürü bir borç biliyorum, toprağın altında yatanlar bu filmden sonra biraz daha rahat uyuyacaklardır.

    Yavuz Bülent Bakiler: Ben arkadaşlarımın 1980 darbesinde yaşadıklarını ve çektikleri acıları kitaplaştırmaya niyet etmiştim ancak memnuniyetle görüyorum ki ülkücülerin yaşadığı haksızlıklar sinemaya yansıtılmış. Bütün gönlümle filmin yapımcılarını tebrik ediyorum.

    Prof.Dr.Ümit Özdağ: Ülkücüler Belgesel Film Türk Milliyetçiliği tarihinde, Ülkücü Harekette olağanüstü bir boşluğu dolduruyor. Bu konuda birçok kitap, makale, doktora tezi var ancak bundan sonra yazılacak ve yapılacak bütün çalışmalarda eğer Ülkücüler Belgeseli kullanılmaz ise çok büyük boşluk olduğu derhal ortaya çıkacaktır. Ben bu filmi yapan bütün arkadaşlara en içten teşekkürlerimi sunuyorum.

    Ahmet Şafak: Ülkücü Hareket gibi büyük bir sosyal hareketin hikayesi sosyal vitrinde, sosyal sahnede yer almamış idi. Bu film yılların özlemi, yılların hasretidir. Bu hasretin doğru ve anlaşılabilir bir ölçekte giderileceğini düşünüyorum.

    Yusuf Ziya Arpacık: Biz Ülkücüler yakın tarihte bir istiklal savaşı vermişiz ama maalesef bunu yazmamışız, bunu görsel anlamda medyaya aktaramamışız. Ve hep karşı tarafın filmleriyle beyinler bulandırılmış, akıllar karıştırılmış ülkücüler bambaşka bir formatta tanıtılmış kamuoyuna... İlk defa Ülkücüler Belgesel Filmi ile Ülkücüler yaptıklarını anlatacaklar...

    Yakın çağın kurtuluş savaşını veren Ülkücüler nelere engel olduklarını, Türkiye'yi Sovyet belasından nasıl kurtardıklarını anlatacaklar. Görsel anlamda artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak...
     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yine kamera karşısına geçiyor01 Ekim 2012 Pazartesi 23:22
  • Örümcek Adam devam ediyor01 Ekim 2012 Pazartesi 23:21
  • Cennetteki Çöplük filminin galası yapıldı29 Eylül 2012 Cumartesi 23:20
  • En korkunç ölüm sahnesi Türklerin29 Eylül 2012 Cumartesi 11:15
  • Oscara aday Türk filmi27 Eylül 2012 Perşembe 11:53
  • Türkiyenin Oscar adayı belli oldu26 Eylül 2012 Çarşamba 17:43
  • Moskova film için acele ediyor25 Eylül 2012 Salı 07:23
  • Doğum yapmış kadın rolü için kilo aldı24 Eylül 2012 Pazartesi 18:48
  • Türk sinemasının acı kaybı23 Eylül 2012 Pazar 20:52
  • Kozada ödüller bugün veriliyor22 Eylül 2012 Cumartesi 09:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim