• BIST 82.293
  • Altın 147,597
  • Dolar 3,8212
  • Euro 4,0743

    'Bin Ladin'in öldürülmesi Irak'ı etkilemez!'

    02.07.2011 16:33
    Bin Ladinin öldürülmesi Irakı etkilemez!
    Irak Başbakan Yardımcısı Hüseyin Şehristanî, Arap coğrafyasındaki isyanlardan El-Kaide'ye Dünya Bülteni'ne önemli açıklamalarda bulundu.
    'Bin Ladin'in öldürülmesi Irak'ı etkilemez!' 'Bin Ladin'in öldürülmesi Irak'ı etkilemez!' 'Bin Ladin'in öldürülmesi Irak'ı etkilemez!'

     

    Mehmet Akif Ersoy: Öncelikle yaz aylarında başta elektrik olmak üzere, Irak'ın temel sorunlarından bahseder misiniz?

    Hüseyin Şehristani: Irak'ta pek çok sorundan söz edilebilir. Sanayi, üretim, alt yapı... Tabii bir de elektrik üretimi çok yetersiz. Bu da diğer sektörlere yansıyor. Hükümet elektrik zaafını giderebilmek için yeni santraller kurmayı hedefliyor.  Kurulacak santraller toplamda 13 bin megavat ek enerji üretimi sağlayacak.  Santrallerin yapımına başlanması için Iraklı şirketler pek çok inşat firması ile anlaşma yapmaya başladı. Hâlihazırda büyük bir bölümünü  petrol ve termal santrallerin oluşturduğu projenin 7 bin megavatlık üretim kısmı ile ilgili imzalar atıldı. Anlaşma yapılan şirketler arasında Türk firmaları da var.  Önümüzde ki 3–4 yıl içerisinde yaklaşık 20 bin megavatlık bir elektrik üretimine ulaşmayı hedefliyoruz.  Enerji ihtiyacı tüm bu çabalara rağmen tam olarak karşılanamayabilir. Yıllık ekstra bin megavatlık bir açığımızın olacağını düşünüyorum. Bunun için de enerji ile ilgili ihalelerimizi sürekli açık tutuyoruz.  . Hayrat santralinde 1500 megavatlık bir üretim gerçekleştiriliyor.  Türk şirketlerinin yanı sıra, Güney Kore ve Iraklı firmalarda bu süreçte yer alıyor.

    Toplu konut inşatları ve altyapı çalışmaları konusunda bazı girişimler vardı son durum nedir?

    Irak'ta alt yapı yenileniyor. Köprüler yapılıyor. Okul ve evler inşa ediliyor ancak bu süreçte ülkenin en fazla ihtiyaç duyduğu şey konut inşası. Türk firmalarının toplu konut yapımında önemli bir tecrübesi var bundan faydalanıyoruz. Türk şirketlerine özellikle bu alanda Irak'ta yatırım yapmaları çağrısında bulunuyorum.  Irak tüm firmalara konut inşası için  gerekli arazı ve altyapı koşullarını sağlayabilecek durumda. Tabi dilerse inşat firması kendi yaptığı evleri direk olarak vatandaşlara da satabilir. Bu alanda çok büyük fırsatlar var çünkü Irak'ın yaklaşık 4 milyon eve ihtiyacı olduğunu biliyoruz ve henüz bunun sadece 200 bin gibi ufak bir kısmı karşılanabildi.

    Dördüncü petrol arazi ihalesinin yakın zaman içerisinde yapılacağını biliyoruz, bu süreç ne durumda?

    Arazi  ihalesi petrol arazilerinin keşfi için açıldı. 1. ve 2. ihaleler petrol varlığı ispatlanmış araziler üçüncüsü ise gaz olduğu tespit edilmiş yerler için gerçekleştirilmişti. 4. ihalenin katılım süresi önümüzdeki yıla kadar uzatıldı tabı bu süreçte ihaleye katılacak şirketlerin yeterlilik belgelerine bakılıyor ve şartnameye göre sundukları dosyalar inceleniyor. Firmalar hala ihaleye katılmak için yeterlilik belgelerini sunabilir. Türk şirketlerinden yeterlilik belgesine sahip olan TPAO bu ihalede yer alıyor. Tabı diğer Türk firmaları da aynı şekilde petrol ve gaz araması noktasında teknik bilgi ve ekipmanlarını, sermaye kapasitelerini ileterek ihaleye katılmak için başvuru yapabilir. İhaleye girebilecekler listesine adı kayıtlı olan firmalar, sonra gelip ihaleye katılabilir. "

    Yeni döşenecek petrol boru hatları ve Nabucco projesiyle ilgili neler söylersiniz?

    Petrol arazilerinden, ürünün taşınabilmesi ve ihracı için yapılacak, boru hattı döşeme proje çalışmalarımız sürüyor. Bu kapsamda körfezde dört tane büyük petrol boru hattı inşa çalışması bulunuyor. Türkiye üzerinden geçen boru hattımızı da tarafların mutabık kalması üzerine, genişletilmesine karar verdik. Suriye ile de bir petrol boru hattı anlaşmamız var. Tüm petrol boru hatlarını da birbirine bağlamayı düşünüyoruz böylece herhangi bir sıkıntı durumunda ihtiyacı olan bölgeye diğer yerlerden destek verilebilecek.

    Nabucco hattı ile şu an bir ilişkimiz yok. Zaten çok fazla gaz ihraç edebilecek durumda da değiliz. Öncelikle kendi halkımızın gaz ihtiyacını karşılamalıyız. Bir de pazar olarak daha çok Ortadoğu'yu hedefliyoruz. Suriye, Lübnan, Ürdün ve mısır'ın bu konuda bizden talepleri var. İleride Türkiye üzerinden Avrupa'ya açılabiliriz.

    Kuzey Irak'la yaşanan petrol krizi aşılmış gibi görünüyor, ancak bölgesel yönetim petrol gelirinden yüzde 17 gibi ciddi bir pay almaya başladı, Kerkük ise ürettiği petrolün sadece yüzde 1'ini alabiliyor, o da elektrik giderlerine harcanıyor, şehrin altyapı ve belediye hizmetleri berbat durumda. Sizce burada bir adalet sorunu yok mu?

    Petrol gelirlerinin paylaştırırken nüfus oranına dikkat ediyoruz, buna göre şuan Kerkük'ün aldığı payın düşük olmasının sebebi budur, adaletsizlik olduğunu söyleyemeyiz, bölgesel yönetimle yaşadığımız krizi aştığımız doğru. Kuzey Irak bölgesel Kürt yönetiminde çıkarılan petrolün petrol bakanlığımıza verilmesi üzerine anlaşmaya vardık. Ve buradan Türkiye Ceyhan petrol boru hattına petrol ihracı sağlanıyor. Günlük yüz - yüz otuz bin varillik bir petrol ihracı gerçekleşiyor. Sıkıntının büyük bölümünü aştık çünkü geçen yıl bu bölgede çıkarılan petrol bakanlığa verilmiyordu. Anayasamıza göre, Irak petrolü tüm Irak'lılarındır hiç bir taraf sadece kendi malı gibi göremez. Zaten merkezi yönetimle bölgesel Kürt yönetimi bu konuda anlaştılar. "

    Amerika'nın çekilip, çekilmeyeceği tartışılıyor, kuzeyde bazı endişeler var, sizce bu yılın sonunda Irak'taki işgal kuvvetleri ülkeyi terk edecek mi?

    Amerikan ordusuyla bu yılın sonuna kadar Irak'tan çekilmesi üzerine sağlanmış bir anlaşma var. şimdi herkes buna uymak zorunda. Anlaşmada herhangi bir değişiklik yok.  Biz bu kararı sadece bakanlar kurulunu toplayarak almadık. Tüm parlamento ve halka kulak verdik. Yani ortada ortak bir talebin sonucunda varılan bir anlaşma bulunuyor. Aynı şekilde anlaşmada herhangi bir değişimin gerçekleşebilmesi için de Irak'lıların çoğunluluğunun onayı gerekiyor. Bir hukuk devleti olarak Irak bu anlaşmayı yaptı ve tarafların buna uyması şart.

    Geçtiğimiz mayıs ayında El-Kaide lideri ABD'nin düzenlediği bir operasyonla öldürüldü, Irak'ta el-Kaide'nin aktif olduğunu biliyoruz, sizce bu gelişme Irak'a nasıl yansıdı?

    Öncelikle, Usame bin Ladin'in öldürülmesi diğer tarafları zikretmeden önce bence İslam'ın bir zaferidir. Çünkü el Kaide örgütü ve bin Ladin masum sivilleri öldürerek dünyaya İslam'ı 'terör dini' gibi tanıttılar. İslam bu değil. İslam insanların canlarına, mallarına saygılıdır. Ve İslam'ı bu şekilde dünyaya tanıtmak Müslümanlara yapılmış büyük bir zulümdür. Bundan sonra İslam'ın sevgi ve kardeşlik dini olduğunu dünyaya anlatabilmenin daha kolay olacağını düşünüyorum, gereken de bu zaten. 

    Tabii Usame bin Ladin'in öldürülmesi el Kaide örgütüne mensup ya da ona sempati besleyen insanların tepkisine yol açtı.  Afganistan, Pakistan ve Mısır'da olduğu gibi Irak'ta da insanlar sokaklara çıkarak olayı protesto etti.  Ancak her ne olursa olsun masum bir insanın terör saldırılarına maruz kalması insanlık için büyük bir felaket. Kuran'da zikredildiği gibi 'kim bir kişiyi suçsuz yere öldürürse tüm insanları öldürmüş gibidir'. Sorunuza gelince; ben bu durumun Irak'ın güvenliğini ciddi manada etkileyeceğini düşünmüyorum."

    Irak'ın güvenlik durumu büyük ölçüde düzeldi. Büyük şirketler de bunun farkında.  Öncelikle güney ve orta Fırat gibi tamamen emniyetin sağlandığı yerler var. Bu bölgelerde yapılanma hızlı bir şekılde sürüyor. Petrol şırketlerı Basra körfezinde işlerini sorunsuz bir şekilde yürütüyor. Kerbela, Necef, Hille vasıt gibi orta Fırat'ta yer alan şehirlerin durumu da aynı. Bağdat, Musul Diyala gibi sınırlı bölgelerde emniyet zaafı söz konusu, ancak bu bölgelerde de şirketler çalışıyor. Emniyet güçleri firmaların güvenliğini sağlıyor. Bağdat'ta çalışan Koreli şirketler var ve şimdiye kadar emniyetleri ile ilgili bir sıkıntı olmadı.  Son iki yıla kıyasla bu sene terör olaylarının yüzde 10 azaldığını görüyoruz. Güvenlik güçlerimizin kısa süre içerisinde tam bir istikrarı sağlamasını umuyorum.

    Arap ülkelerinde isyan dalgası sürüyor, Libya'da durum farklı bir noktaya kaydı, Suriye'de ciddi sıkıntılar var, önce Irakla başlayalım, geçtiğimiz aylarda Bağdat, Diyale ve kuzeydeki çeşitli kentlerde de hükümet karşıtı gösteriler oldu, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Halkın protesto gösterileri düzenlemesi anayasal haklarıdır. Tabi gösterilerin kamu mülkiyetine ve özel mallara zarar vermeyecek şekilde, ticari güzergâhları ve trafik akışını felce uğratmayacak noktalarda yapılması gerekir.  Irak'ta gerçekleşen gösterilerin Tunus ve mısırda devrimle sonuçlanan protestolardan farklı olduğu bilinmeli. Zira Tunus ve Mısırlılar siyası alandan tamamen mahrumlardı ve kendi yönetimlerine bizzat kendileri karar verebilmek için ayaklandılar. Onları başarılarından ötürü kutluyorum. Bakın bu saydığım yerlerde gerçekleşen olaylarda halk en temel hak ve özgürlüklerini istiyor ve bu sıyası bir talep olarak karşımıza çıkıyor.  Irak ise zaten bunu sağlıyor. Irak'ta gayet şeffaf bir şekilde yapılmış bir seçimle ülkenin başına gelen bir yönetim bulunuyor. Yani halk kendi liderinin kim olacağı konusunda karar verebiliyor. Irak'taki protestolar  bazı düzenlemelerin yapılmasına yönelik gerçekleşiyor. Yani siyası taleplerle yapılmıyor. Birleşmiş Milletler'in gözetiminde yapılmış temiz bir seçim var ortada. Şimdi bir seçim yapılsa aşağı yukarı aynı sonuçlar çıkacaktır. belki de Irak'ta yapılan son seçim dünyanın en güvenilir seçimiydi.

    Ve komşunuz Suriye'ye dönelim, Irak hükümeti Esad yönetimini destekleyen açıklamalar yaptı, hatta başbakan Maliki, Beşşar Esad'a bir mektup yolladı, ancak Suriye'de ciddi bir dram yaşanıyor, ne düşünüyorsunuz?

    Hüseyin Şehristani: Irak Suriye'den gelen teröristlerden çok çekti. Ülkemize sızan teröristlerin büyük çoğunluğu Suriye sınırından içeriye girdi. Birçok masum Iraklıyı öldürdüler. Irak'ta halen Baasçılar var. Bunlar Suriye'den de destek aldılar.  Gerekçeleri ise malum... Kişisel olarak Suriye'de son günlerde yaşanan halk ayaklanmasını haklı buluyorum. Biz dünyanın neresinde olursa olsun hakkını isteyen halktan yanayız. Her halkın kendi yöneticilerini seçebilme özgürlüğü vardır ve olmalı.  Ancak, asıl tehlike halkın demokrasi ve özgürlük talebini el Kaide örgütü ve baascılar gibi bazı grupların değiştirmesidir. Halkın haklı talebini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışacak birçok grup var.  Suriye'de yaşanan olayların perde arkası çok önemli, ülke etnik çeşitlilik açısından çok zengin... Aynı Irak gibi... Irak'ta bu ateşi yaktılar ve bir sürü insan öldü. Umarım Suriye'de de bu daha fazla olmaz.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim