• BIST 102.482
  • Altın 146,654
  • Dolar 3,5204
  • Euro 4,1865

    Benim cezamı medya kesti

    03.02.2008 11:54
    Ömür boyu atletizmden men cezası alan Süreyya Ayhan, artık hukuk pistinde koşacak.
    Benim cezamı medya kesti
    Benim cezamı medya kesti Benim cezamı medya kesti Benim cezamı medya kesti

    Ömür boyu atletizmden men cezası alan Süreyya Ayhan, artık hukuk pistinde koşacak. “Doping kullanmadığımı ispatlayacağım” diyen Ayhan, bu süreçte medyanın yanında olmamasından şikayet ediyor ve ekliyor: “Bizim savunmamız verilmeden önce televizyonlarda 'Süreyya'nın cezası ömür boyudur'dediler. Medya böyle yaparak kurulu da etkiledi.


    Başarıya giden yolda hangi pistlerden geçtiniz. Önce bunları konuşalım istiyorum.
    Ben çocukken hiperaktiftim. Her yere koşarak gidiyordum. Okullarda 23 Nisan, 19 Mayıs'larda düzenlenen etkinliklerde koşular olurdu. Hepsine katılırdım kimisine önlükle, kimisine eşofmanla. Ailemin desteği de önemli. Ben spora başladığımda da şimdi de ailem bana çok destek çıktı. Ülke için ayrıcalıklı bir iş yapıyordum ve ailem bunun farkındaydı.

    Hangi yönleriyle ayrıcalıklı işiniz?

    Ben firmaları ya da kurumları değil ülkemi dünya çapında tanıtmak için uğraşıyorum. Bu anlamda diğerlerinden ayrılıyor işim. Sanki ben koşarken sırtımda Türkiye'yi taşıyorum. Benim şahsi işim olsa belki bu kadar başarılı olmazdım.

    2002'de şampiyonluk aldığınız dönemde evlendiniz. Evliliği erteleseydim dediniz mi?

    Hayır! Biz resmi olarak 2004'te evlendik ama yaklaşık 5-6 senedir beraber yaşıyorduk eşimle. Önceki başarılarda da Yücel Kop benim antrenörümdü. Hatta evlendikten sonra daha fazla başarı elde etti demeliler. En büyük rakiplerim de antrenörleriyle evliler. En yakın Avrupa şampiyonasında geçtiğim Romen Gabriela Szabo da antrenörüyle evli.

    Hıncal Uluç bir yazısında “Devlet Süreyya'ya sahip çıkmalı. Onu Yücel Kop'a teslim etmemeli” demişti..

    Bunlar havadan konuşmalar. Kendi fikirlerini kuralmış gibi anlatıyorlar. Bir atlet kiminle çalışacağına kendi karar verir. Herkes böyle dedi ama bana antrenör teklifi dahi gelmedi. Süreyya Ayhan koşamıyorsa antrenör getirilir. Ama böyle bir durum yok.

    Neden farklı bir antrenörle çalışmadınız? Devlet bu konuda size teklifte bulundu mu?

    Ben 3.55 koşuyorum. Bana gelecek antrenörün 3.54 koşturacağına inanayım ki kabul edeyim. Antrenörüm bu konuda açık oldu eksiklerim varsa tamamlasın dedi. Ama asla resmi bir teklif gelmedi bana.

    Ömür boyu men cezası aldınız. Kararı duyunca ne hissettiniz? Acı, öfke...

    Bu benim kabullendiğim ve tatmin olduğum bir sonuç değil. Bu yargı serüvenimizin ilk aşaması. Bu olayda suçlu olmuş olsaydım mücadele etmezdim ve bu kadar yıpranmazdım. Yaşananlar aklıma geldikçe ölüp ölüp diriliyorum.

    Doping almadınız mı yani?

    Bu hatayı yapmış olsaydım 'Suçluyum bu hatayı işledim ve sonucuna da razıyım derdim'. Paramı, zamanımı harcıyorum ve çok yıpranıyorum. Ben üç aydır aynı şeyle yatıp kalkıyorum. Uyandığım zaman -hani derler ya- güneşim doğmadan kalkıyorum yataktan.

    Bana komplo kuruldu diyorsunuz ama ABD'de WADA'nın size ulaşamadığı söylendi. Bu konuda ne diyeceksiniz?

    Biz bu olayı 8 Eylülde yaşadık. Biz Amerika'dayken hangi saatte nerede olduğumu belirten, bize ulaşabilecekleri alternatif numaraları yazdığımız formu doldurup gönderdik. Kırk gün sonra numune alıcıları geldiler. Havuzda olduğumuz için bize ulaşamamışlar ve alternatif numaraya gitmişler. Bizi aradılar, gittik numunemizi verdik. Bir süre sonra aradılar ve metan - dianon adında maddenin çıktığı söylendi. Biz anında B numunesini açtırmak istedik. Çünkü böyle bir şeyin olması imkansız.

    Neden imkansız?

    Birincisi benim herhangi bir madde alıp işimden olmak gibi bir lüksüm yok. Yanlışa meyil vermeyecek bir durumdayım. Ayrıca bir sporcu doping alıyorsa bunu yarışa bir sene varken almaz. Sporcuya kilo ve kas yaptırıyor. Bir atlet ne kadar hafif olursa o kadar iyi olur. Ayrıca alyuvarların azalmasına neden oluyor bunlar. Benim alyuvarlarım artmalı ki daha fala oksijen alayım. Amerika'da bu işi araştırdık ve iki tane sonuca ulaştık.


    YA ETTEN YA VİTAMİNDEN

    Nedir bu sonuçlar?

    Bu olasılıklardan bir tanesi, yediğim etten geçmesi, diğer ise aldığım vitaminler yoluyla bana bulaşması. Türkiye Doping Merkezi'nden Haydar Demirel'in açıklamasına göre bu maddelerin bir tavuğa vurulduğunu ve bu tavuğu yiyenlerin vücudunda da o maddelerin izlerine rastlandığı. Orada yayınlanan makalelerde de yer almış bir bilgi bu. İkinci olasılık ise bizim ergojenik yardım olarak aldığımız multivitaminler. Kanımda çıkan bu maddeleri içeriğinde yazmadan ilaçlarımıza katabiliyorlar.

    Doping sayılan bir maddeyi nasıl koyabiliyorlar ilaçların içine?

    İçeriğinde yazmıyor ama kişinin kendisini iyi hissetmesi ve sürekli bu ilacı alması için o maddeleri koyuyorlar. Böylece o ülkede devlet her firmanın uygun vitaminlerini araştırıp, hangisi temizse herkes onu kullanacak diyor. Bu konu dünyanın sıkıntısı ama çoğu devlet önlemini alıyor.

    Siz o ilaçları hemen test ettirmediniz mi?

    Vitaminleri alıp Hacettepe Üniversitesi Doping Merkezi'ne gittik. Oraya dilekçe verdik, beş gün sonra davamız vardı. Duruşmada yeterli savunma yapabilmek için bu testlere ihtiyacımız vardı. Üç gün sonra dilekçemize 'Kusura bakmayın biz bu testi yapamayız' diye cevap geldi.

    Gerekçelerini nasıl açıkladılar?

    'Biz sporcuya delil olacak hiçbir testi yapmayız' dediler. Ben numuneme, karaciğerime ve akciğerime baktıramadım. Hangi aylarda vücuduma girdiğini tespit edebilseydim kendimi aklamam daha kolay olacaktı. Bu testi ülkemde yaptırmayacaksam, nerede yaptırabilirim? Bir sürü soru işareti eşliğinde savunmamızı hazırladık.

    Bu cezayı kabul etmiyorum dediniz. Ne yapacaksınız bundan sonra?

    Bu dava bir başlangıç benim için. Bunun bir üst kurulu var ondan sonra ise Uluslararası Atletizm Spor Mahkemesi'ne gideceğim. Eminim ki bu mahkemede aklanacağım ben. Olmadı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne başvuracağım. Ömür boyu olamaz bu ceza.

    Neden ömür boyu olamaz?

    IAF'ın kitapçığında 'Eğer bu maddeler sporcuda düşük oranda ise ve dışardan istem dışı alındığını ispatlarsa uyarı cezası alır' yazıyor. Normal kurallar uygulansa ben buradan sadece uyarı cezası alırdım. Eğer kural hatası yapmışsan iki yıl cezan vardır ama aynı hatayı iki kez üst üste yaparsan ömür boyu men cezası alırsın. Önceki aldığım ceza dopingden dolayı olsaydı burada ömür boyu ceza almam gerekirdi. Ben bırakın ömür boyu cezayı, ben sadece uyarı bekliyordum. Her şeyi maddeler halince açıklamamıza rağmen okumadan, gözü kapalı verdiler cezayı.

    AİHM'den de sonuç alamazsanız ne yapmayı düşünüyorsunuz? Ev hanımı mı olacaksınız?


    Tabiki ben ömrümün sonuna kadar atletizm yapmayacaktım en fazla iki sene daha bu işin içinde olacaktım. İki sene sonunda “Tamam mı, devam mı' diye düşünecektim. Ama sanmasınlar ki vazgeçeğim. Bundan sonra hukuk pistinde koşacağım. Kaç senemi alırsa alsın bu işe geri döneceğim. Bu zaman zarfında atletizmle ilgilenen gençlerimizle tecrübelerimizi paylaşacağız.

    Naim Süleymanoğlu'na Turgut Özal sahip çıktı. Size sahip çıkan, arayan soran bir devlet adamı oldu mu?

    Henüz hiçbir yetkili aramadı beni. Maalesef hiç kimse 'bu kızı bir dinleyelim' demedi.


    YÜCEL KOP: EVET EŞİMİ KISKANIYORUM, AMA…

    Doping testlerine kıskandığınız için vermediğiniz yazıldı. Doğru mu?


    Evet eşimi kıskanıyorum ama spordan değil. Numune verme olayında içeriye erkek görevliler girince kızdım sadece. Ben onun aklanması için mücadele veriyorum. Biz beraberken kırılmayan rekorları kırdı. Kendisi de söyler 'sen olmasan başaramazdım' diye.

    Maddi zorluk yaşıyor musunuz?

    Ben emekli oldum. 800 YTL maaş alıyorum. Eşimi görevden aldılar biz aman muhtacız demiyoruz. Vestel, Süreyya Hanım için bir reklam filmi çekmişti. O parayı değerlendirdik.


    FİLMİMİZ MUTLU SONLA BİTECEK


    Bu süreçte medyanın size yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Berbat! Bu ceza sonuçlanmadan önce onlar zaten bana ömür boyu cezayı kesmişlerdi bile. Bizim savunmamız verilmeden önce televizyonlarda 'Süreyya'nın cezası ömür boyudur' dediler. Kimse konularla ilgili o sayfalarca kitapçığı okumadan ahkam kesti.

    Uluslararası arenada sizinle aynı kaderi paylaşan sporcular var mı?

    Tabiki var. Hollandalı bir bisikletçi benim düştüğüm duruma düşüyor ve kullandığı vitaminlerin içerisinde kendinde çıkan maddeleri bulduğu için firmadan tazminat alıyor.

    Hatırladığınızda sizi üzen ve unutamadığınız bir hayaliniz var mıydı?

    Benim tek hayalim olimpiyatlarda madalya almaktı. Madalya almış olsaydım inanın başka bir şey istemezdim. (ağlıyor). Yaşama ümidimin bir tanesi kaybolmak üzere.

    Yaşadıklarınızı kitaplaştırmayı düşünüyor musunuz?

    Hayatımın kitap ya da film olması yönünde teklifler geldi ama ben bunları kabul etmedim. Biraz daha zaman geçsin ve o kitapçığın filmin sonuna yeni başarılar eklensin. Bizim yaşadıklarımız bir Türk filmi ve filmimiz mutlu sonla bitecek.

    Yenişafak

    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim