• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391

    Baykal'dan önemli açıklamalar

    21.10.2008 14:19
    Baykaldan önemli açıklamalar
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal CHP Grubunda canlı yayında konuşuyor. İşte konuşmasından satırbaşları;
    Baykal'dan önemli açıklamalar Baykal'dan önemli açıklamalar Baykal'dan önemli açıklamalar

    Terör konusunda, önceki gün yaşanan olaylar terörün yeni bir nitelik kazandığını ortaya koyuyor. Terör yeni bir aşamaya geldi.

    - Ekonomik kriz ve yolsuzluklar konusu gündemimizin temel konusu.

    - Değerli ozanımız şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca"yı saygıyla anmak istiyorum. Dağlarca Türkiye"nin en önemli şairlerinden birisiydi. Çok özel bir şiiriyet geliştirmişti. Alıştığımız anlatışı değiştiren yepyeni şiirsellik derinlikleri yakalayan ve kendi şiirini dokuyan bir şairdi. Ama onun şiirini dokurken geliştirdiği şiiriyet, edebiyat anlayışımızı da derinden etkilemiştir. Alışılmış benzerliklerini bir kenarda bırakarak çok özel bir şiir geliştirmiştir. Çok büyük bir şairdi, temiz Türkçeyi kullanan bir insandı. Alışılmış kavramların nostaljisini dikkate alarak şiir yazmak daha yaygın bir uygulamadır. Ama yeni bir dille yeni kavramlarla öz Türkçe sözlerle bir şiiri geliştirmiştir.

    - Üstelik bir başka niteliği de toplumuna dudak bükmek anlamına gelmediğini bilerek, bu toplumun değerlerine sahip çıkarak, sanatçı olunabileceğini en güzel ortaya koymuş insandır.

    - Birkaç gündür yaşanan olaylar bize Türkiye"nin terör sorunu karşısında yeni bir noktaya gelmiş olduğunu göstermiştir. Bu ülkedeki terörün önemini ölçerken kullanacağımız ölçü şehit sayıları olmamalıdır. Çok yaygın bir yanılgı içerisindeyiz.

    "KEPENK KAPATTIRAN TEHDİT" NASIL ORTAYA ÇIKMIŞ?

    - Şehit sayıları artıyor, azalma yok. Ama olay bunun ötesinde. Belli anlarda hangi noktada olduğumuzu görüveririz. Başbakan"ın Diyarbakır ziyareti dolayısıyla hangi noktada olduğumuzu açıkça ortaya koymuştur. Acı bir manzaradır. Ülke ne hale gelmiş. Ülkenin başbakan"ı bir kente gidiyor, sokaklar boş, çöpler yığılmış, bir tek dükkan açık değil ve otomobil lastikleri yanıyor, sadece çocuklar ve polisler ortalıkta.

    - Bu manzara bir rastlantı, duygusal bir tepki, bir anda ortaya çıkan bir gelişme olarak anlaşılamaz. Bu bir süreden beri giderek gelişen bir birikimin, giderek yaygınlaşan bir örgütlenmenin, etkinleşen bir terör yapılanmasını, gerekli gördüğü anda karar alarak ortaya koyduğu manzaradır. Sıradan bir manzara değildir. Türkiye"de bir ayaklanma provasıdır.

    - Sorulması gereken soru. Demek bu yapılabilir hale gelmişiz? Bunun gerçekleştirilebilmesi, uzun süreden geri atılan adımlar sonucunda mümkün hale gelmiş.

    - Başbakan diyor ki, bütün esnaf kepenk kapatmış, tehdit var diyor. Doğrudur da bir ciddi devlette, oradaki insanları tehdit edebilecek bir güç sen iktidardayken nasıl ortaya çıkıyor.

    YENİ TERÖRLE MÜCADELE POLİTİKASINI MERAKLA BEKLİYORUZ

    - Terör çok uzun bir süredir bu iktidarın kolu altında kökleşmiştir ve meydan okuma noktasına gelebilmiştir. Sorgulanması gereken budur.

    - Başbakanlık, tehdit ediliyor diyerek şikayet noktası değildir, bunu çözüm noktasıdır.

    - Toplantılar yapıldı, haftaya yapılacak denildi yapıldı ve sonucu bekliyoruz. Çıka çıka ne çıktı? Dediler ki terörle mücadelenin koordinasyonu için İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir örgütlenme yapacaklar.

    Sen silahlı kuvvetlerini kullanıyorsun, İçişleri"nde terörle mücadele için koordinasyon merkezi kurulacak. Koordinasyon mutlaka ki gereklidir. Kendi içinde pek çok tartışmaya neden olmuş güvenlik kadroları, Türkiye"nin bu konusunu koordine edecekler.

    - Bir yandan kanıyoruz, Aktütün basılıyor, şehitler veriyoruz. Öte yandan Kuzey Irak"la temas kurun diyenler. TSK en ağır suçlamaların hedefleri oluyor. Bu ortamda istenilenler daha kolayca gerçekleşebiliyor ve Barzani temsilcileriyle görüşmeler yapılıyor. Hızlı sonuç veriyor, anlaşma sağladık diye açıklama yapıyorlar, ama Türkiye"de terör müzakeresi yapıyor, çıka çıka koordinasyon merkezi.

    BAŞBAKAN SADECE BARZANİ'Yİ MUHATAP ALIYOR

    - Başbakan Türkiye"de muhatap kabul etmiyor. Veriyor veriştiriyor. Bizi ve MHP"yi yok sayıyor. İçine sindirebildiği tek muhatap Barzani.

    - Biz çok uzun bir süre önce bir öneri ortaya attık. Önce sınır ötesinde etkin güç merkezleri bulundurmak lazım dedik. Bu çerçevede Türkiye Irak sınırı iyi bir sınır değildir. Komşu ve dost olarak bir arada yaşatacak bir sınır değil. Korunabilir bir sınır değildir. Böyle sınır olmaz bunu birileri Iraklılar değil Türkler değil, Irak ve Türkiye birlikte değil, birileri 1926 yılında sizin sınırınız budur diye çizmiş bize bildirmiş.

    - Sınırı çizen dünyanın bir ucundan. Komşu iki ülke Irak ve Türkiye. Sınırı değiştirin dedik. Aldırmadılar. Ama dün görüyoruz ki Barzani"nin yakın arkadaşı Irak Genelkurmay Başkanı, sınır değişikliği de mümkündür bunu da gerçekleştirebiliriz diyor. Yani biz önerilerimizi Başbakan"a sunmak için bunu Kuzey Irak üzerinden mi yapmalıyız.

    - Bunu Iraktaki siyasetçiler yapıyorken dinliyorsun da Türkiye"deki siyasetçileri neden dinlemiyorsun?

    KAYGI VERİCİ DENGE DEĞİŞİMİ YAŞANIYOR

    - Bu terör konusu çok temel bir konu. Türkiye"de terör örgütlenmesi lehine kaygı verici bir denge değişimi yaşanıyor. Ülkeyi yönetenler, ortaya çıkan sonuçlarla değil, ana kaynaklarla ilgilenmek zorunda. Seyrediyor, günü geçirmeye çalışıyor. Ciddi sorunlarla Türkiye karşı karşıya kalıyor.

    - Dün ortaya çıkan manzara kabul edilemez.

    - 1 Mayıs"ta sendikalar, İstanbul"da demokratik bir girişim planladılar. Başbakan"ı ikna etmeye çalıştılar. Bir tek şey istiyorlardı Taksim"de 1 Mayıs"ı kutlamaya izin verilmesi. Bunu istediler ne oldu? 1 Mayıs"taki o tabloya bakınız.

    - Peki dün ne oldu Diyarbakır"da. O tablo karşısında güvenlik güçleri ne haldeydi? Siz polisimizi bu olaylar karşısında görürken vicdanınız sızlamıyor mu? Benim sızlıyor.

    HÜKÜMET DEVLETİN OTORİTESİNİ DİYARBAKIR'DA NEDEN SAĞLAYAMIYOR

    - 1 Mayıs"ta meşru kutlama yapmak isteyenler, binaların odalarına kadar takip edeceksiniz. Yolda yakaladığınız kızları kadınlara tekmeyle tokatla vuracaksınız. Devletin otoritesini sağlıyoruz diyeceksiniz. Devletin otoritesini Diyarbakır"da niye sağlayamıyorsun?

    - 1 Mayıs"ta İstanbul"da meşru sivil toplumsal kuruluşların demokratik talepleri karşısında acımasızca her türlü zorbalığı yapacaksın sonra Diyarbakır"da kedi gibi olacaksın.

    - Türkiye uzun bir süreden beri ekonomik krizi ve yolsuzlukları konuşuyor. Bu krize sürüklenmiş olması, dünya krizinin sonucu değildir. Türkiye krize dünya daha krize girmeden girmiştir.

    TÜRKİYE EKONOMİSİ YILBAŞINDAN BERİ GERİLEME SÜRECİNDE

    - 2008"in Ocak ayından itibaren, bütün veriler büyümenin düşmekte olduğunu, döviz girişinin azalmakta olduğunu açıkça ortaya koymuştur. O bakımdan herkesin bu krizi böyle ithal edilmiş bir kriz gibi anlaması doğru değildir.

    - Bu kürsülerden beri biz anlatıyoruz. İzlenen politikanın nasıl ülkeyi krize sürüklemekte olduğunu ifade ediyoruz. Bunların sonucunda gerçekler ortaya çıkmıştır. Daha yeni açıklanan işsizlik tablosu, işsizlik sayılsı 202 bin artmıştır. Resmi rakamlardan konuşuyoruz. Bu birden bire dün ortaya çıkmış, banka batışıyla gerçekleşen bir tablo değil. Üretim hacmi daralmaya başladı.

    - Biz bir yıl önce tekstil sektörü krizini inceleyelim diye bir ekip oluşturduk. Birlikte çalışma yaptılar önlemler kararlaştırdılar. Biz bir yıldan beri reel sektördeki bu sıkıntıları anlatmaya çalışıyor. Kapasite kullanım oranı Eylül ayında ciddi şekilde düşmüştür.

    - Cari açık geçen yıla göre hızla artmıştır. Bunlar bizim anlattığımız noktalar.

    - Ama bunun altında, Türkiye"nin izlediği temel ekonomik politikası, Türkiye"yi kalkındırmaya yönelik bir ekonomik politika değildi. Yatırmadan borçları garanti edecek rezerv yaratmayı amaçlayan bir politikaydı. Bu kof bir büyüme politikasıyla sonuçlandı.

    - Bu büyüme politikasını gözden geçirmek mutlak zorunluluktur. Dış kaynak bağımlı bir politika.

    TARIM POLİTİKASI İŞSİZLİĞE YOL AÇTI

    - İkinci nokta. Yanlış bir tarım politikası içine girmiştir bu hükümet. Bu en temel konudur. Bu yüzden işsizlik artmıştır. Tarım konusunda ciddi bir atılıma ihtiyacı vardır. Tarıma desteği Türkiye"de gereken ürünlerin daha çok üretimini sağlayacak bir teşvik politikasıyla birlikte götürmek zorundayız. Bu iktidar değiştiğinde bu iki temel konu değişmelidir.

    - Ve Türkiye"nin sanayi ve teknoloji programına ihtiyacı vardır. KOBİ"lerin çiğnendiği, çiftçilerin çiğnendiği, borçlara dayalı yapay bir atmosferde tatmin olunduğu için Türkiye bu sıkıntının içerisinde girmiştir.

    KAMU YATIRIMLARI ARTIRILMALI İSTİHDAM PAKETİ HAZIRLANMALI

    - Bir yeni paket derhal hazırlanmalı, sosyal ve ekonomik ayağı olmalıdır. Sosyal ayak, istihdam projeleri desteklenmelidir. Tedbir almak demek krizde işsiz kalacak olan insanlara istihdam olunacağı sağlayacak girişim yapmak demektir.

    İşsizlik sigortasından yararlanma koşulları rahatlatılmalıdır. Yoksullukla mücadele için artık siyasi amaçları temel alan uygulama yerine, insanların onuruna değer veren bir uygulamaya geçilmesi gerekmektedir. Ekonomik bakımdan Türkiye yatırımlara destek olunmalıdır. Özel yatırımlar desteklenmelidir.

    - Tarıma dönük paket, milli gelirin yüzde 1.5 yönünde yeniden düzenlenmelidir.

    - GAP söyleniyor hiç bir şey yok. Bir tek ihale yapılmadı arkadaşlar. Bir tek ek ihale yapılmadı. Boş lafı bırakın. Bir ihale yapın yahu. Bunlar derhal yapılmaldır. KOBİ"lere yardım kredisi derhal harekete geçirilmelidir.

    BAVULLA PARA GETİRTEREK KRİZLE MÜCADELE EDİLMEZ

    - Paraları bavullara koyun getirin söylemiyle, başarıya ulaşma imkanı yoktur. Başbakan önüne geleni azarlıyor hatta o kadar ki krize yönelik önlem isteyen işadamlarının krizi körüklediklerini söylüyor.

    - Başbakan çıktı dedi ki, borsa 42 bine çıktı 48 bine de ulaşacak dedi. 48 bine de ulaştı ama şimdi geldiği nokta 20 binler noktasıdır. Hisse senetlerinin toplam değeri 90 milyarlardan 60 milyara düşmüştür.

    IMF İLE ANLAŞMA YAPMAMAK HÜKÜMETİN HATASI

    - Cari açık çok tehlikeli bir noktaya gelmiştir. Bütçe uygulamalarında ciddi bir olumsuzluk kendisini göstermektedir. Bütçe gelirleri düşmüştür harcamalar artmaya başlamıştır. IMF ile olan program 2007 Mayıs"ında sona ermişti. Hükümet eğer IMF ile bir anlaşma yapacaksa bu anlaşmayı o zaman yapmamakla büyük hata yapmıştır. O zaman siyasi caka yapacağım diye IMF ile anlaşmamak, çok ağır bir bedelin ödenmesini sağlayacaktır.

    - Yabancılar Türkiye"den çıkmaya başlamıştır. Bu oranda da kaygı verici bir durum ortaya çıkmıştır.

    - Türkiye"nin bu iktidar döneminde toplam borcu 221 milyar dolardan 500 milyar dolara gelmiştir.

    - Başbakan, yolsuzluğu asla kabul etmedik, taviz vermeyiz. Bunların bir kısmını partimizden ihraç ettik dedi. Ali Dibo olaylarını gündeme getiren milletvekili ihraç edildi mi edilmedi mi? Yoksuzluk yapanı değil, yolsuzluğu şikayet edeni ihraç etti.

    - Başbakan"ın bu ihraç ettik lafı dolayısıyla, bir Amasya Milletvekili kendi ilindeki yolsuzluklardan şikayet etmişti ne oldu? Maliye Bakanı ilginç, naylon fatura kullanmaktan itham edilen dünyanın iki yüz ülkesi içinde bir tane maliye bakanı bulabilir misiniz?

    - Hayali ihracat yaptığı Danıştay kararıyla kesinleşmiş bir parti yardımcısı hangi ülkede vardır?

    - Gerek iç hukukumuz, gerekse uluslararası hukukumuza göre, uçması yasak olan bir 28 Türk vatandaşımızın ölümüne yol açan, bu yönetimi himaye eden bir bakan hangi ülkede vardır?

    - Deniz Feneri Davası'nda Başbakan dut yemiş bülbül gibi. Niye bu işe bu kadar meraklısın da bu konuda bir şey söyleyemiyorsun? Her konuda aslan gibi kükrüyorsun, ama burada süt dökmüş kedi gibi oluyorsun.

    - Dünyanın hangi ülkesinde kalpazanlıktan dosyası olan bir kişi Başbakandır?

    HEM BUNLARI YAPIYORLAR HEM DE DİNİ İMANI İSTİSMAR EDİYORLAR

    - Bunları yapıyorlar, ama din iman laflarını ağızlarından düşürmüyorlar. Bunlar dini istismar ediyorlar.

    - Halkın arasında fıkralar anlatılıyor. Oldukça da yaygın.

    - Küçük hırsızlar el feneri, büyük hırsızlar deniz feneri kullanırlar. Birisi buna katkı yapmış evet doğrudur. Ama mutlaka ampul lazım diyor. Ampulsuz olmaz.

    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim