• BIST 75.727
  • Altın 129,876
  • Dolar 3,4745
  • Euro 3,6641

    Baykal'dan Carla örneği

    08.12.2009 16:38
    Baykaldan Carla örneği
    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, son dönemde olayların yayıldığı uyarısında bulunarak, "Hala hiçbir şey olmamış, hiçbir yanlış yapılmamış gibi yola devam etmek (açılım süreci), artık gaflet, dalalet olmaktan çıkmakta ve bir hıyanete dönüşmek üzeredir" dedi
    Baykal'dan Carla örneği Baykal'dan Carla örneği Baykal'dan Carla örneği

    Baykal, "Anayasa'daki Türk milleti sözünü kaldırabiliriz" yorumunu da Fransa lideri Nicolas Sarkozy'nin eşi Carla Bruni'ye atıfta bulunarak eleştirdi.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, son dönemde yaşanan çatışmalara işaret ederek, "Bu noktadan sonra, hala hiçbir şey olmamış, hiçbir yanlış yapılmamış gibi yola devam etmek (açılım süreci), artık gaflet, dalalet olmaktan çıkmakta ve bir hıyanete dönüşmek üzeredir" dedi.Baykal, partisinin TBMM Grubunda, Türkiye"nin, bir süreden beri çok sakıncalı bir istikamete sürüklendiğini, tarihin en ağır, vahim tehditlerinden birini yaşadığını savundu.Türkiye"nin ekonomik sorunları bulunduğunu, büyük sıkıntılar yaşadığını ifade eden Baykal, "Ama bu sorunlar, sıkıntılar, yaşadığımız derin sıkıntının karşısında hiçbir anlam taşımıyor" dedi.

    Baykal, vatandaşların, Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir şekilde, derin ayrışma, birbirine karşı kuşku duyma anlayışına çekildiğini iddia etti.Hükümetin açılım politikasının, Türkiye"yi "birbirine katmaya" başladığını ileri süren Baykal, "Bu açılım, dürüst, samimi, açık, şeffaf, halka gerçeklerin söylendiği bir açılım olarak ortaya atılmadı. Gizli, saklı, gölgeli, gerçek hedefi bir türlü itiraf edilemeyen, milleti, hazmettire hazmettire bir yere taşımayı öngören, içeriği bu işin sahiplerince dahi açıkça ifade edilemeyen bir politika, Türkiye"ye dayatıldı" diye konuştu.Baykal, bu politikada, giderek artan şekilde toplumsal huzursuzluğun sokaklara yayılmaya başladığını, silah ve şiddetin, herkesin maruz kalabileceği bir tehdit olduğunu söyledi. Baykal, güvenlik güçlerinin, iktidarın, devletin, hukukun, bu olaylar karşısında aciz kaldığını, sokağın, hukukun kontrolünün dışına çıkmaya başladığını öne sürdü.

    -"AHLAKİ MECBURİYETLERİ YOK MU?"-

    Olayların giderek yaygınlaştığına, sivil hedeflerin seçilmeye başlandığına işaret eden Baykal, Diyarbakır"da bir üniversite öğrencisinin vurulduğunu, Serap Eser"in, yanıklar içinde, 17 yaşında hayatını kaybettiğini, Tokat"ta 7 askerin şehit olduğunu anımsattı. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu noktadan sonra, hala hiçbir şey olmamış, hiçbir yanlış yapılmamış gibi, "her şey zaten olması gerektiği gibi akıyor" diye düşünerek bu yola devam etmek, bilinmelidir ki artık gaflet, dalalet olmaktan -Mustafa Kemal"in Nutkunda söylediği gibi- çıkmakta ve bir hıyanete dönüşmek üzeredir. Göz göre göre Türkiye gibi bir ülkede yaşanan bu olayları sineye çekmek, doğal karşılamak, hazmetmek hiçbir şekilde kabul edilebilir değildir.Bu açılım, durduk yerden, birden bire "tarihi fırsat" diye başlatıldı.

    Sayın Cumhurbaşkanı, hiçbir can kaybı, maddi kayıp yaşamadan, sadece siyasi adımlar atarak, Türkiye"yi bu terör belasından kurtarmanın mümkün olduğuna inandığını söyledi. Bunların söylendiğinden bu yana birkaç ay geçti. Gelinen nokta ortadadır. Bu politikaları ortaya atanların, çıkıp milletin önünde yeni durum değerlendirmesi yapmalarına, nerede yanlış yaptıklarını tartışmaya, ahlaki mecburiyetleri yok mu? Kentler yangın yerine dönmüş, vatandaşlar arasında güven bağı derinden sarsılmaya başlanmış bir Türkiye ortamına gelmemizin sorumluluğu, durduk yerde çıkıp da "Türkiye tarihi fırsat içinde, haydi hep beraber bu işi yapalım" diye yola çıkmayı önerenlerin omuzunda değil mi?" Baykal, bu konular tartışılırken, "Sizin geminizin rotasını bilmiyoruz.Nereye gideceğini bilmediğimiz bir gemiye siz davet ediyorsunuz diye binmeyiz" dediklerini anımsatarak, "O gemiye binmemekle yanlış mı yapmışız?" diye sordu.

    -"PKK İLE AKP"NİN İŞBİRLİĞİ PROJESİ"-

    CHP Lideri Baykal, açılım sürecinde DTP ile AK Parti"nin, "el ele verip" yola çıktığını ifade ederek, ancak DTP"nin, "PKK" diyerek, AK Parti ile çalıştığını savundu."Açılım süreci, PKK ile AKP"nin (DTP"yi çıkar aradan, kendisi zaten çıkmak istiyor) işbirliğiyle yürürlüğe konulmuş bir projedir" iddiasında bulunan Baykal, bir grup teröristin Habur"da teslim olduğunu anımsattı. Baykal, AK Parti"nin, dağdan inmekle; dağda mücadeleden vazgeçildiği izlenimi vermeye çalıştığını ancak böyle olmadığının ortaya çıktığını söyledi.Baykal, PKK"nın projesinin, ayrıştırma ve bölme olduğunu ancak buna gücünün yetmediğini ifade ederek, şunları kaydetti: "Sadece silah gücünün yetersizliğinden değil, Türkiye"de Kürt kökenli insanların ezici çoğunluğu bölünmek istemiyor, onun için bölmeye gücü yetmiyor.En büyük gücümüz de bu. AKP öyle hatalar yaptı ki sanki Kürt kökenli insanların temsilcisi, elinde silah olan PKK"ymış gibi bir anlayışla, o insanların giderek kendilerini PKK"ya yönlendirmeleri sonucunu doğuran bir politikanın içine girdi.Geldiğimiz noktada en vahim sonuç budur. AKP, bugün geldiği noktada paniktedir.Makul, kabul edilebilir bir değerlendirme yapabilmiş, kendi izlediği politikaların kaçınılmaz sonuçlarıyla yüzleşmeyi gerçekleştirebilmiş değildir."

    -"ASIL, IRKÇILIĞIN KENDİSİDİR"-

    AK Parti grup başkanvekilinin, "Anayasadaki Türk milleti sözünü kaldırabiliriz" dediğini ifade eden Baykal, "Bunlar kendilerini ne zannediyorlar, Türkiye"yi ne zannediyorlar?" sorusunu yöneltti.Baykal, "Bir sor bakalım, o söz Anayasaya nasıl girmiş, arkasında ne var anla. Bir bak, İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya anayasalarında ne var? Alman anayasasında kaç tane Alman lafı geçiyor. Fransa"da Zidan, Cumhurbaşkanı"nın eşi Bayan Carla dahil, hepsi Anayasanın gözünde Fransızdır. Orada insan hakları, demokrasi problemi oluşturmuyor, Türkiye"de mi oluşturuyor? Almanların, Fransızların, İtalyanların, Alman, Fransız, İtalyan olmaktan bir ezikliği, mahcubiyeti yok. Ama AKP yöneticilerinin, Türkiye"de Türk milleti lafından utancı var" diye konuştu.

    Anayasadaki bu nitelemenin; tarihin içinden geldiğini, bütün dünyanın değerlendirmesiyle genel kabul gördüğünü, hiç kimsenin de kompleks yapmadığını dile getiren Baykal, bu tanımın arkasında ırkçılık aramanın, asıl ırkçılığın kendisi, bir başka ırkçılığı dayatma girişimi olduğunu belirtti.Baykal, yanlışın iktidarın yanlışı, ortadan kaldırılması gerekenin de iktidar olduğunu ileri sürerek, "Ne cambazlıklar yapıyorlar: "Hazmettire hazmettire kabul ettireceğiz." Neyi hazmettireceksin? 7 şehidin ölümü de hazmettirmek istediklerin arasında mı? Onu da mı hazmedeceğiz? "Anaların gözyaşını dindireceğiz..." Serap"ın ve 7 şehidin arkasından bütün Türkiye göz yaşı döküyor" diye konuştu.

    CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, nasıl kuvvet komutanları savcının önüne çıkıp sorulara cevap veriyorsa, başbakanların da savcıların önüne çıkıp hesap vereceği günlerin özlemi içinde olduklarını söyledi.

    Baykal, partisinin grup toplantısında, 2004 yılının komuta kademesini oluşturan emekli kuvvet komutanlarının ifade vermeleri konusunda da değerlendirmeler yaptı.

    Hukukun her şeyin üstünde olduğunu, herkesin yargı karşısında hesabını vermeye hazır olması gerektiğini, hukukun işleyeceğini, parası, üniforması, asaleti ne olursa olsun herkesin hukuk karşısında hesap vermesinin doğal olduğunu belirten Baykal, ancak eski kuvvet komutanlarının ifade vermelerinin Türkiye"nin nasıl büyük bir travma yaşadığının bir göstergesini de oluşturduğunu kaydetti.

    Baykal, emekli komutanların savcılıkta ifade vererek soruşturmaya katkı vermelerinin hukuk saygısı açısından bütün milleti memnun ettiğini ifade ederek, "Ama sorulması gereken bir soru da duruyor? Bir komuta kademesi toptan böyle bir soruşturmanın muhatabı ise Türkiye nasıl bir travma yaşıyor, nasıl bir büyük sıkıntının içinden geçiyor? Suçüstü yakalansalar, belgeler, deliller hazır olsa mesele yok" dedi.

    İfadelerin verildiğini, çay, kahve içildiğini ve komutanların serbest bırakıldığını belirten Baykal, önce komutanların "kaçma şüphesi" bulunmadığı için serbest bırakıldığına dair açıklama yapıldığını kaydetti. Baykal, "Hepimiz düşündük, Mehmet Haberal"ın, Mustafa Balbay"ın, rektör Fatih Hilmioğlu"nun kaçma şüphesi mi vardı" diye konuştu.

    Serbest bırakmaya ilişkin daha sonra "başka deliller bulunursa tekrar soruşturma açılacağının" söylendiğini belirten Baykal, konunun böyle ele alınışının bundan önceki soruşturmanın nasıl gerçekleştirildiği konusunda sorulara neden olduğunu söyledi.

    Baykal, "Bütün yargı süreci, insanların masumiyeti temel alınarak gerçekleştirilmesi gereken bir anlayışa dayandırılmalıdır" dedi.

    -"YARGI PARÇALANDI..."-

    Türkiye"nin, komutanların ifade vermesiyle hukukun üstünlüğü konusunda bir tatmin duygusuna ulaştığını, bunun memnuniyetle karşılanması gerektiğini kaydeden Baykal, şöyle devam etti: "Ama sorun çözülmüş değildir. Türkiye"de başbakanların da savcı önüne çıkıp hesap vereceği günlerin özlemi içindeyiz. Nasıl kuvvet komutanları savcının önüne çıkıp sorulara cevap veriyorsa inşallah başbakanların da savcıların önüne çıkıp hesap vereceği günlerin özlemi içindeyiz. Herkes hesap vermeli, herkes hesap verebilmeli. Herkes hesap veriyor mu? Komutanlar veriyor, yargıçlar da veriyor. Hatta bir başsavcının lojmanlarda kameriye kurarak imar kirlenmesi yaptı diye 26 yıl hapsi isteniyor. Bütün bunlar Türkiye"de yargının çok sakıncalı bir biçimde artık parçalanmış olduğunu, yargının toplum gözünde beklenen güveni verebilir olmaktan hızla çıkmış olduğunu bize gösteriyor. Bunlar çok acı olaylar.

    Bunun büyük üzüntüsü içindeyiz. Elbette herkes hesap verecek, ama yargı doğru işleyecek, kurallarıyla işleyecek. Ona o türlü, buna bu türlü işlemeyecek.

    Gereken neyse herkese yapılacak. Bugün Türkiye"de, bunun yapıldığını güvenle söylemek imkanı kalmamıştır. Türkiye"de insanlar mahkeme kararıyla mahkum edilir olmaktan çıkmış, yargı öncesi işlemlerle mahkum edilir hale gelmiştir. Daha yargılama yapılmadan insanlar mahkum edilmektedir. İddianame, belge, soruşturmadan sızdırılan yalan, yanlış yayınlarla insanlar mahkum edilmektedir." Albay Dursun Çiçek ile ilgili yürütülen soruşturmanın işleyişine ilişkin eleştirilerini sürdüren Baykal, "Böyle hukuk olur mu?" diye sordu.

    Belgelerin, ifşaatların, suçlamaların, iddianamelerin insanların zihinlerini şekillendirdiği, vicdanlara ipotek koyduğu bir sürece hukuk süreci denemeyeceğini kaydeden Baykal, "Türkiye"de şimdi bu işliyor. Bu böyle gitmez, inşallah gitmeyecek. Türkiye buna layık değildir. İnşallah Türkiye, hukukun hukuk olduğu, demokrasinin demokrasi olduğu, cumhuriyetin cumhuriyet olduğu, Türkiye"nin Türkiye olduğu günleri mutlaka yaşayacak" diye konuştu

    -DTP DAVASI-

    DTP hakkındaki kapatma davasına da değinen Baykal, konunun siyasetçileri ilgilendirmeyen bir "hukuk konusu" olduğunu vurguladı.

    "Ancak günlerdir bu konuda açıktan tehditler, şantajlar, kararı baskı altına alma girişimlerinin serbestçe yapıldığını" ileri süren Baykal, "Eğer bir ülkede hukuk işleyemez hale dönüşürse, hukuk eğer çalışmıyorsa o ülkede barışın, istikrarın, düzenin geleceğinden hiç kimsenin emin olması mümkün değildir.

    Türkiye, yasalarını işletemez, kanunlarını çalıştıramaz, hukukuna sahip çıkamaz bir noktaya doğru sürükleniyor. Bunu çok vahim, çok tehlikeli bir gelişme olarak görüyorum. Elbette Türkiye"de hukuk saygısını her türlü tehdide, şantaja rağmen ayakta tutan insanlar vardır. Elbette hepimiz önümüzdeki dönemde hukukun saygınlığını koruma konusunda bir duyarlılık sergileyeceğiz" dedi./milliyet

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim