• BIST 73.391
  • Altın 133,104
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585

    'Başbakan PKK'ya çağrı yapsın'

    24.07.2011 23:44
    Başbakan PKKya çağrı yapsın
    BDP'nin Van'daki yaz kampı çerçevesinde yaptığı toplantı sona erdi.
    'Başbakan PKK'ya çağrı yapsın' 'Başbakan PKK'ya çağrı yapsın' 'Başbakan PKK'ya çağrı yapsın'

    BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, toplantı sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı. 

    Demirtaş Başbakan Erdoğan'ın PKK'ya çağrı yapmasını isteyerek, "Görüşmeler yapıldığı söyleniyor. Başbakan PKK'ya çağrı yapsın. Barış iradesini açıkça ortaya koysun. Bütün sorunların barış içinde çözüleceği, anayasal çözüme açık olduğunu, şiddetin çözüm getirmeyeceğini, asker ve siyasi operasyonlar ile PKK'nın eylemlerinin sorunları çözmeyeceğini ifade etsin. Bu çağrıya karşı PKK illede ben askere eylem yapacam illede silah kullanacağım derse bizde dahi herkesten tepki görür" dedi.

    Diyarbakır'da demokratik özerkliğin ilan edilmesinin ardından eleştirilerin odak noktası olan BDP, kendi içinde demokratik özerklik, TBMM'yi boykotu ve güncel konuları değerlendirip yol haritası çıkarmak için Van'da 4 günlük kampa girdi. Dört gün boyunca kapalı kapılar arkasında görüşmeler yapan milletvekilleri kampı Van'ın Gevaş İlçesi'ndeki Akdamar Adası gezisiyle sonlandırdı. 

    Kamp boyunca milletvekillerinin ağzını bıçak açmazken, BDP Grup Başkanı Selahattin Demirtaş, gazetecilerin sorularını cevapladı. Demirtaş, bugün Mardin'in Ömerli İlçesi'ne bağlı İkipınar Köyü'nden görev yaptıkları karakola dönerken PKK'lılar tarafından şehit edilen üç askerle ilgili de açıklamalarda bulundu. 

    Demirtaş, kayıpların ortak acı olduğunu belirterek, "Bunlar Türkiye'nin karşılaşabileceği en acı olaylardır. Önceki gün Şemdinli'de iki PKK'lı, Silvanda 20 ölüm. Bugün Mardin'de üç insan. Gata'da bir teğmen. Bunlar hepsi Türkiye'nin ortak değeridir. Kayıplarımız ortak acımızdır. Bunları durdurmak siyasetçinin boynunun borcudur. Siyaset başarılı olsa bu ölümler yaşanmaz. Siyaset kendi başarısızlığını bu gençlere ödetiyor. Çözümsüzlük olduğu için barışı gerçekleştiremiyoruz. Yoksa barış bir günlük iştir. Yeterki siyasetçiler irade koysunlar bu işe" dedi.

    PKK BARIŞ ÇAĞRISINA RAĞMEN EYLEM YAPARSA BİZDEN DE TEPKİ GÖRÜR

    Barışın olması için Başbakan Erdoğan'a büyük görev düştüğünü anlatan Demirtaş, "Başbakana buradan bir kez daha sesleniyorum. Ortalığı velveleye veriyor. Irkçı milliyetçi bir söylem kullanıp 90'lı yılları hatırlatacak militarist çözümler ortaya koyacağına bu ülkede gerilimi nasıl birlikte düşürebiliriz, bu ölümleri nasıl acil durdurabiliriz, gelin bunları konuşalım. Birkez daha yaşamını yitirenlere Allah'tan rahmet diliyorum. 

    Bu bir kışkırtma etnik çatışma haline getirilmemelidir. Herkes buna dikkat etmelidir. Burada Kürtlerin, Türklerin bir suçu yok. Ortada devlet yönetiminden, sisteminden kaynaklı bir problem vardır. Devlet bu problemi çözemiyor. Çözemediği oranda askerin PKK'lı gençlerin boynunda kalıyor. Kürtler, Türkler Zeytinburnu'nda, Aydın'da şurda burda çatışma haline giriyor. Özellikle Kürtler lince uğruyor. Bunların hepsi tehlikelidir. 

    Provakasyonlara karşı herkesin duyarlı olmasını istiyorum. Görüşmeler yapıldığı söyleniyor. Kendisi de PKK'ya çağrı yapsın. Operasyon, ateşkes konusunda açıkça barış iradesini ortaya koysun. O saatten sonra PKK eylem yaparsa bütün toplum karşı çıkar. Bütün sorunların barış içinde çözüleceği, anayasal çözüme açık olduğunu, şiddetin çözüm getirmeyeceği, asker ve siyasi operasyonlar ile PKK'nın eylemlerinin sorunları çözmeyeceğini ifade etsin. Bu çağrıya karşı PKK illede ben askere eylem yapacam illede silah kullanacam derse bizde dahi herkesten tepki görür" dedi.

    POLİSİ DEVREYE SOKUNCA KÜRT SORUNU ÇÖZÜLECEK Mİ?

    Terörle mücadelede polise etkin rol verilmesinin sorunu çözmeyeceğini belirten Demirtaş, bunun hükümetin bir oyalama taktiği olduğunu söyledi. Başbakan'ın silahları azaltacak yerde çoğaltmanın çabası içinde olduğuna dikkat çeken Demirtaş, "Bu işin askeri polisi olur mu? Sanki ordu başarısız da polisi devreye koyunca Kürt sorunu çözülecek. Ben soruyorum Başbakana sen 30 yıldır çözememişsin. Burda suç orduda değil. Ordunun, polisin güçsüzlüğünden değil, suç senindir ve eksik olan siyesettir.

    Eksik olan silah değil. Silah fazlasıyla olduğu için sorun çözülmüyor. Silahları azaltacak yerde askeri çekip yerine polisi koyacaksın. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Mesele insanlar, askerler, PKK'lılar birbirlerini az fazla öldürdü diyemi çözülmüyor? Yani daha fazla öldürünce sorun çözülecek mi? Biz tam ölümleri durduralım derken, başbakan daha nasıl fazla öldürürüm diye formüller üretmeye çalışıyor. Mesele ne PKK, nede askerin hiç ölmemesidir" dedi.

    DEMOKRATİK ÖZEKRLİKTEN DÖNÜŞ YOK

    Demokratik özerkliğin Türkiye için demokratik bir idari model olduğunu söyleyen Demirtaş, demokratik özerkliğin Türkiye'nin bölünmesine değil bütünleşmesine katkı sunacağını söyledi. Demirtaş,"Hükümet bunu tartışmam diyor. Diğer muhalefet partileri tartışmam diyor. Üniterliğe aykırı tekliğe aykırı falan. Şimdi bunu tartışmadan nasıl anlayacaksınız. 

    Biz 2005 yılından bu yana bu meseleyi tartışıyoruz. Dolayısıyla biz konuya çok daha hakimiz ve eminiz. Türkiye'nin bölünmesine değil, bütünleşmesine katkı sunar. Ülkede çatışma değil kardeşliğin güçlenmesine katkı sunar. Bu bir dayatma değil, tam tersine teklik konusunda ki dayatmaya karşı demokratik bir tavırdır. 

    Ortada bir dayatma varsa hepimizin ana dili tekdir hepimiz tek milletiz hepimiz tek ırksınız dayatmasıdır. Bu dayatmayı yapanlar kendilerine dayatmacı demiyorlar, buna arşı demokratik çözüm koyanlar dayatmacı oluyorlar. Görüyorsunuz hergün ölümler yaşanıyor. Hergün insan kaybediyoruz. Bir barış gerçekleşecekse bu siyasal bir çözümle mümkündür. Buda siyasal projeleri çözüm projelerini ortaya koyarak olur. Yıllardır deniyor Kürtler ne istediğini bilmiyor.

    Ortaya somut bir çözüm koysunlar. Ne istiyorlar bilelim. Şimdi Kürtler ne istediğini ortaya koyuyor. Bunu siyasal bir hamle olarak ilan ediyorlar. Buna karşı herkes büyük bir saldırı içersinde. Bu ülkede demokrasi olacaksa, birlikte yaşam olacaksa birbirimizin hakkına hukukuna saygı duyacaksa önce birbirimizi dinlemek, anlamak, saygı duymak zorundayız.

    Bunun yolu da yeni bir anayasayı uzlaşma içersinde tartışarak yapmaktan geçer. Boykotla ilgili tavrımızda değişiklik yok. Tavrımızı somut olarak değiştirecek gerektirecek bir gelişme yok. Ama bu olmayacağı anlamına gelmiyor "dedi.

    Milletvekilleri toplantının ardından kampı Van'ın Gevaş İlçesi'ndeki Akdamar Adası gezisisiyle renklendirdi. Kampta alına kararlarla ilgili açıklamanın da yarın yapılması bekleniyor.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim