• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385

    Bahçeli: Gaziantep'in seçilmesi tesadüf olamaz

    22.08.2012 14:26
    Bahçeli: Gaziantepin seçilmesi tesadüf olamaz
    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Gaziantep'in bombalı saldırıya uğraması ve özellikle sivil vatandaşlarımıza yönelik katliam girişimi aslına bakarsanız Türkiye'nin kardeş kavgasına düşmesi için yapılan en karanlık terör hamlesidir'' dedi.
    Bahçeli: Gaziantep'in seçilmesi tesadüf olamaz  Bahçeli: Gaziantep'in seçilmesi tesadüf olamaz  Bahçeli: Gaziantep'in seçilmesi tesadüf olamaz

    Bahçeli, MHP Gaziantep İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, din, dinayet, millet ve milliyet demeden zalimliğini, pespayeliğini ve insafsızlığını her fırsatta gösteren bölücü terörün acımasızca saldırlarını sürdürdüğünü belirtti.

    Devlet Bahçeli, ''Merhametten nasibini almayan tetikçiler, insanlıkla yollarını tamamen ayıran kiralık katiller mübarek günlerde zıvanadan çıkmışlardır. Allah korkusu, millet saygısı ve insan sevgisi taşımayan kara kalpliler bayramı da ramazan ayını da hepimize zehir etmişlerdir'' dedi.

    Gaziantep'te terörün vahşet ve iğrenç yüzünün bir kez daha kendisini gösterdiğini dile getirerek, gözü dönmüş canilerin, kanlı eylemelerinden hiçbir suçu ve günahı olmayan insanların payını aldığını ifade etti.

    ''İnsanlık kasapları; sivil, masum, çocuk, kadın, genç ve yaşlı demeden alçakça saldırılarını icra etmeyi ve can almaya devam etmiştir'' diyen Bahçeli, ''Aziz milletimizin olanlardan dolayı ne dayanacak hali ne de sabredecek zamanı kalmıştır. Teröristler hükümetin, atalet, acziyet ve miskinliğinden istifade ederek Türkiye'nin her yanını eylem sahası haline dönüştürmüş, kan borsasını her yöremize kurmuştur'' dedi.

    Gaziantep'teki olay sonucu ortaya çıkan felaket tablosunun bunun en açık kanıtı olduğunu kaydeden Bahçeli, ''Ahlaksızca, kalleşce ve canice yapılan bu saldırganlığı tüm gücümüzle lanetliyorum'' diye konuştu.

    -''Gaziantep'in seçilmesi tesadüf olamaz''-

    Son terör olayının ''neden Gaziantep'te düzenlendiği, niçin Gaziantep'in seçildiği'' konusu üzerinde mutlaka durulması gerektiğine dikkati çeken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türk milletinin birliğinden ve bütünlüğünden rahatsızlık duyanların Gaziantep'i seçmesinin tesadüf olamayacağını vurguladı.

    Bombanın tam anlamıyla arkasında kimlerin durduğu ve hangi amaçlarla gözettiğinin net olarak açıklığa kavuşturulması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, olayda güvenlik istihbarat eksikliklerinin olup olmadığı, bomba yüklü araçların olay yerine nasıl sevk edildiğinin vuzuha erdirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Meselenin üzerindeki sis bulutunun aydınlatılması gerektiğine de işaret eden Bahçeli, bu kapsamda 3 seçeneğin bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    ''Bu saldırı ya PKK terör örgütünün doğrudan doğruya bir işidir. Ya Suriye veya diğer bazı bölge ülkelerinin istihbarat teşkilatları vasıtasıyla PKK'ya ihale ettiği ve AKP zihniyetinin Suriyeli muhalifleri destekleme inadına kanlı bir karşılıktır. Ya da Türk milletinin mevcudiyetinden rahatsız olan ve kardeş kavgasına düşmesini projelendiren küresel güç odaklarının yine bölücü terör örgütüne verdiği cinayet görevidir. Açıkça söylemek isterim ki, bu üç ihtimalin kapısı da PKK terör örgütüne direkt açılmaktadır. Meseleyi yalnızca bir zaviyeden ele almak veya şüpheleri sadece bir noktaya çekmek çok doğru ve mantıklı değildir.''

    Gaziantep'in, hedef saptırmak ve kavga fitilini tutuşturmak için müsait bir yer olarak belirlendiği şüphesini taşıdıklarını ifade eden Bahçeli, komşu coğrafyalardaki gerilimlerin ve yayılan hesaplaşmaların Türkiye'ye bir yol ve yöntemle girmesi için amansız bir arayış içinde olunduğunu belirtti.

    Bu kanal ve yöntemlerin mezhep ve etnik merkezli olduğuna vurgu yapan Bahçeli, yakın zamanda bazı şehirlerde Alevi-Sünni gerginliği ve bu çerçevedeki kışkırtmaların mezhep ihtilafının tezgahlanmaya çalışıldığına işaret etti.

    Bunlara rağmen, iç ve dış mihraklara aradıkları imkanının verilmediğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

    ''Şükürler olsun ki bu çevreler ne yaptılarsa Alevi kardeşlerimizle Sünni kardeşlerimizi karşı karşıya getirememişlerdir. Akla ziyan tuzaklar ve tahrikler mezhep temelli kıvılcımı hamd olsun tutuşturamamıştır. Bundan sonra da inşallah kimse bunu başaramayacaktır.''

    -''Suriye'deki ateş açıkça son vatanımıza sıçramak üzeredir''-

    Türk milletinin arasına sokulmaya çalışılan ikinci fitnenin ise etnik temelli ikilik ve ayrımların Türkiye'nin dört bir yanında devamlı surette tahrik edildiğini anlatan Bahçeli, şunları söyledi:

    ''Komşu coğrafyalardaki yangının sıçrayacağı yakın ve uygun yerler, bu alandaki karmaşayı ve çekişmeyi elbette tetikleyebilecektir. Aslında bölücü terörün sözde Kürt sorunuyla ilişkilendirilmesi ve terörün durması için bu sorununun çözülmesinin hararetle önerilmesi etnik kimlik talebinin neredeyse suyu ekmeği olmuş ve yayılmasına yol açmıştır.

    Kürt kökenli kardeşlerimle bölücü terörü aynı kategoriye indiren şuursuzluklar Türkiye'yi çok nazik ve kritik bir aşamaya taşımıştır. Bu itibarla komşu coğrafyalardaki isyan ve karışıklıkların ülkemize etnik kimlik kapısından girmesi, üzülerek ifade etmeliyim ki kolaylaşmıştır.

    Bunun için de elverişli ve cepheleşmelerin anında sağlanabileceği kentlerimizin hedef olması rastlantı görülmemelidir. Bölücü terör örgütü bölgemizdeki kaostan arkasında duran destekçileri aracılığıyla sonuç almak istemektedir. Ve Suriye'deki ateş açıkça son vatanımıza sıçramak üzeredir.

    Gaziantep'in de bombalı saldırıya uğraması ve özellikle sivil vatandaşlarımıza yönelik katliam girişimi aslına bakarsanız Türkiye'nin kardeş kavgasına düşmesi için yapılan en karanlık terör hamlesidir. Milletimizin arasına ekilmeye çalışılan etnik merkezli fitnenin büyüyüp yaygınlaşması için önemli bir eşiğin aşılması ve duygusal travmanın varlığı gereklidir. Bunun için Gaziantep'teki terör saldırısı gerek hükümet ve gerekse de müzakereci sefilliğe ders ve ibret olmalıdır.''

    ***

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Asılsız ve temelsiz özgürlük, demokrasi ve barış sözlerinin haramzadelere kolaylık ve uygun zemin vermekten başka bir şeye yaramadığını görmelidir'' dedi.

    Bahçeli, düzenlediği basın toplantısında, hükümetin terörle mücadele politikasını eleştirerek, etnik bölücülüğe cesaret veren, güvenlik güçlerinin terörle mücadelesini zaafa uğratan politikaların, muhatap kalınan kanlı ve karanlık manzaranın başlıca unsuru olduğunu ileri sürdü.

    Şu anki ortamda Türkiye'nin en büyük talihsizliğinin terörle mücadelenin siyasi ve manevi sorumluluğunu omuzlarında taşımayan bir körlüğün, hükümet cenahında hakim olduğunu savunan Bahçeli, şöyle konuştu:

    ''Kaldı ki mecliste temsil edilen PKK maşalarının dağdaki canilerle utanmadan kucaklaşmaları ve üstelik 'gerilla' diye aklamaya çalışmaları, verilen tavizlerin ve gösterilen müsamahaların acı meyvesi olarak fazlasıyla dikkat çekmektedir. Yine bazı milletvekillerinin 'arkadaş' ve 'genç' diyerek takdim edip, sevimli göstermeye cüret ettikleri alçakların nasıl bir cinayet makinesi oldukları her fırsatta tekerrür etmektedir. Habur ve Oslo rezaletleriyle gelinen bugünkü ağır ve sancılı süreç, Türk milletinin bin yıllık kardeşliğini havaya uçurma riskini daha da belirgin hale getirmiştir. Durum had safhada ciddilik kazanmış ve tehlike izleri ileri düzeyde artış göstermiştir.''

    Bölücü terörün, sivil ve masum vatandaşları hedef alarak, Türkiye'yi yaşanmaz bir yer haline getirip, taleplerini elde etmeye çalıştığını vurgulayan Bahçeli, amacın Türkiye'nin bölünmesi, milletin dağılması olduğunu söyledi.

    Küslüğün, düşmanlığın ve dargınlığın kurumsallaşmasının da hedeflendiğine dikkati çeken Bahçeli, şöyle devam etti:

    ''Bu itibarla bölücü terör örgütünün Gaziantep'teki eylemi reddetmesi yalnızca bir oyalama ve zaman kazanmaya yönelik sinsi bir adımıdır. Terör örgütü PKK'nın bundan önce defalarca sivillere yönelik canavarca saldırıları tüm fecaat yönleriyle bilinmektedir. PKK'nın sivil hedeflere yönelik en dikkat çeken saldırıları; 20 Haziran 1987'de Mardin Pınarcık köyü, 13 Mart 1999'da İstanbul Mavi Çarşı, 29 Ağustos 2006'da Marmaris yolcu otobüsü bombalaması, 12 Eylül 2006'da Diyarbakır Koşuyolu Parkı, 22 Mayıs 2007'de Ankara Ulus Anafartalar Çarşısı, 27 Temmuz 2008'de İstanbul Güngören ve 20 Eylül 2011'de Ankara Kumrular'da acı bir şekilde görülmüş ve çok sayıda kaybımıza neden olmuştur. 3 Ocak 2008'de Diyarbakır'daki bir dershanede 6'sı öğrenci 7 vatandaşımız ve 20 Eylül 2011'de Siirt'te pusuya düşürülen 4 masum kız çocuğumuz teröre kurban gitmiştir.''

    Kundaktaki bebeklerin ve anne karnındaki yavruların insanlık müsveddelerinin hunharlıklarıyla canlarından olduklarını dile getiren Bahçeli, ''Bunların yanı sıra imamlar, köy korucuları, isçiler, öğretmenler ve sağlık görevlileri de hayatlarını terör saldırılarıyla kaybetmişlerdir'' dedi.

    PKK terör örgütünün eylemlerde, Kürt kökenli vatandaşları da öldürdüğünü, yaraladığını, kaçırdığını ve tehdit ettiğini hatırlatan Bahçeli, bugüne kadar etnik bölücülüğün taleplerinde azalma ve eksilmenin hiç olmadığını, verdikçe daha fazlasını istediğini, aldıkça daha da şımardığını söyledi.

    ''Çünkü eşik aşılmış, ayrı devlet, ayrı bayrak, ayrı dil ve ayrı millet hayalden gerçeğe doğru yol almaya başlamıştır'' diyen Bahçeli, ''Bu da tabiatıyla vatanımızın ve milletimizin bölünmesinden, aynı zamanda da devletimizin parçalanmasından başka bir manaya gelmemektedir'' dedi.

    -''Bölücü terörün alanını daraltmalı ve üzerine kararlılıkla gitmelidir''-

    Artık hükümetin bir karar vermesi ve irade oluşturması gerektiğini belirten Bahçeli, şunları kaydetti:

    ''Bölücü terörün alanını daraltmalı ve üzerine kararlılıkla gitmelidir. Korkmamalı, çekinmemeli ve geri durmamalıdır. Asılsız ve temelsiz özgürlük, demokrasi ve barış sözlerinin haramzadelere kolaylık ve uygun zemin vermekten başka bir şeye yaramadığını görmelidir. Başbakan Erdoğan, net ve açık olmalı, temsil ettiği millet görevinin icaplarını acilen yerine getirmelidir. Bize göre demokratik açılım isimli yıkım projesinden ve sözde Kürt sorununu konuşmaktan bir an önce vazgeçilmelidir.

    Ayrıntılı ve çerçevesi medyaya, iş alemine, sivil toplum kuruluşlarına ve siyasete kadar uzanacak terör ve bölücülük soruşturması açılmalıdır. Cumhuriyet savcıları bugün değilse ne zaman görevlerinin gereğini yapacaklardır? Irak'ın kuzeyine hava ve kara destekli operasyon icra etmek ve Kandil'in kökünü kurutmak için hemen harekete geçilmelidir. Ve bu kapsamda Barzani'ye anladığı dilden konuşmak ve haddini bildirmek için zaman kaybedilmemelidir. Oslo'da dönemin MİT müsteşar yardımcısı tarafından ifade edilen ve partimizin her fırsatta gündeme taşıdığı; şehirlerimize PKK tarafından yerleştirilen bombalar hakkında gerekli açıklamalar yapılmalı ve bu bombaların nerelere koyulduğu izah edilmelidir.''

    Terörün mali, beşeri, finansman, propaganda ve lojistik imkanlarının mutlaka kesilmesi gerektiğine işaret eden Bahçeli, bu konuda her girişimin uluslararası ölçekte gecikmeksizin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

    -''Türk-Kürt kavgası planlayanlara fırsat vermemek için''-

    Suriye ve diğer ülkelerden terörist sızmalara karşı en başta sığınmacı kabulü konusunda hassas ve dikkatli olunmasına vurgu yapan Bahçeli, şu ifadelere yer verdi:

    ''Bölücü terörü caydırıcı idari ve adli tedbirler hemen alınmalı ve bunlar ihmal edilmeksizin icra edilmelidir. Türk-Kürt kavgası planlayanlara fırsat vermemek için azami gayret ve özen sergilenmelidir. Terörle mücadele siyasi karar ve irade gerektiren, samimiyet ve milli ruh dahilinde yürütülmesi lazım olan çok boyutlu bir süreçtir. Bu itibarla Başbakan Erdoğan ve hükümetinin önündeki süre gittikçe azalmaktadır. Şayet Ak Parti hükümeti başarırsa Türk milleti şükran ve minnetini her zaman gösterecektir.

    Bu itibarla AK Parti Türkiye'nin gücünü, Türk milletinin ulviyetini mutlak anlamda muhataplarına ispat etmeli ve bölücü terör illetini bitirmelidir. Devletimizin imkan ve kabiliyetlerini kullanarak bayram günlerini zehir eden şeref yoksunlarına haddini mutlaka bildirmelidir.''

    Gaziantep'in milli mücadelenin onurunu şerefle üzerinde taşıdığını ve her zaman milletin iftiharı olduğunu ifade eden Bahçeli, ''Biliyoruz ki bu şehrimiz geçmişte düşman karşısında cesurca durmuş, bağımsızlığına ve kutsal kabul ettiği değerlerine her bedeli göze alarak sahip çıkmıştır. Gaziantep, annesine kem gözle bakanlara süngülenme pahasına meydan okuyan 12 yaşındaki bir mertliğin yaşandığı tarihi ihtişamın adıdır'' diye konuştu.

    Gaziantep'in Şahin Beylerin, Polat Beylerin ve Mehmet Kamil Beylerin yetiştiği bereketli toprakların adresi olduğunun altını çizen Bahçeli, Gaziantep'in her bakımdan muhterem ve her açıdan önemli bir şehir olduğunu söyledi.

    Geçmişin muhteşem anılarının, bu şehrin önünü aydınlattığını ve bahtını açtığını dile getiren Bahçeli, konuşmalarını şöyle sürdürdü:

    ''Teslimiyete vurulan tokat, işgale kafa tutan asalet ve yabancı postala haddini bildiren dirayet Gaziantep'in şeref payesi ve gurur simgesidir. Bu nedenle iki gün önce Gaziantep'in kalbine yerleştirilen bombanın, varlığına yöneltilen ateşin amacına ulaşması mümkün değildir.

    Gaziantep'in tuzaklarla ve provokasyonlarla yolundan ve ideallerinden dönmesi asla söz konusu olmayacaktır. Ve teröristler, bölünme rüyasına dalanlar, destekçileri ve arkasında duran güçler bekledikleri gediğin Gaziantep'te açılmayacağını yaşayarak göreceklerdir. Elem verici son hadise bu yönüyle hedefine asla ama asla ulaşamayacaktır.''

    -''Kim ne yaparsa yapsın Türkiye yaşayacak ve var olacaktır''-

    Parti teşkilatını, Ülkücü gençliği ve vatandaşları provokasyonlara dikkat etmeleri konusunda sağduyulu olmaya çağıran Bahçeli, kavga ortamına mesafeli durmanın kaçınılmaz bir sorumluluk olduğunu söyledi.

    Bahçeli sözlerini şöyle tamamladı:

    ''Çatışma iklimi oluşturmaya dönük etnik kazı yapan gafillere ve delalet içinde olanlara asla izin verilmemelidir. Terör saldırılarıyla ve şehadetlerle milletimizi bölünme konusunda ikna faaliyetlerine ortam açılmamalı, niyeti kötü olan edep yoksunlarının eline koz verilmemelidir. Kim ne yaparsa yapsın Türkiye yaşayacak ve var olacaktır. Bin yıllık kardeşlik dilimizden ve gönlümüzden düşmeyecektir. Türk milleti ayrılmaz bir bütün olarak ebediyete kadar kardeşlik türküsünü söyleyecektir. Son yurdumuz şehit kanıyla elde edilen bir cevher olarak parlayıp duracaktır. İnancım odur ki Gaziantepli kardeşim buna gözü gibi bakacak ve asla yere düşürmeyecektir. Ve güvenlik güçlerimizin üzerlerine düşen ne varsa yapacağından ve bu zamana kadar sergiledikleri mücadeleci ruhu arttırarak sürdüreceklerinden de şüphe duymuyor, hepsine üstün başarılar diliyorum.''
     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim