• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006

    Babam, Erdoğan'a EMANET ETTİ!

    19.10.2011 17:01
    Babam, Erdoğana EMANET ETTİ!
    Merhum Aliya İzzetbegoviç'in oğlu Bakir İzzetbegoviç, babasının Bosna'nın varlığını Başbakan Erdoğan'a emanet ettiğini açıkladı...
    Babam, Erdoğan'a EMANET ETTİ! Babam, Erdoğan'a EMANET ETTİ! Babam, Erdoğan'a EMANET ETTİ!

     

    Bosna-Hersek Üçlü Cumhurbaşkanlığı Konseyi Üyesi ve ülkenin ilk devlet başkanı merhum Aliya İzzetbegoviç'in oğlu Bakir İzzetbegoviç, babasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ''öz oğlu'' gibi sevdiğini belirterek, ''Ölüm döşeğindeki babam, oğlu gibi sevdiği Erdoğan'ın başarabileceğine inandığı ve güvendiği için, Bosna Hersek'in varlığının sürdürülmesini bir nevi ona (Erdoğan'a) emanet etmişti'' dedi.
     
    Bosna-Hersek'te 3 Ekim'de yapılan genel seçimlerde Boşnakları temsilen Üçlü Cumhurbaşkanlığı Konsey Üyeliği'ne seçilen Bakir İzzetbegoviç, merhum Aliya İzzetbegoviç'in vefatının 8. yıl dönümü kapsamında AA'ya demeç verdi. 
     
    Saraybosna'daki Cumhurbaşkanlığı binasında, merhum Aliya İzzetbegoviç'in savaş zamanında ve daha sonraki yıllarda kullandığı ve şu anda ise kendisine tahsis edilen odada gerçekleşen röportajda, Bakir İzzetbegoviç, babasıyla ve Bosna-Hersek'in geleceğiyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
     
    Bakir İzzetbegoviç, ''Bosna-Hersek'i bağımsız bir devlet yapmayı başaran, derin bilgi birikimiyle Türkiye'de 'Bilge Kral' adıyla anılan, Türk halkının büyük bir sevgi duyduğu merhum Aliya İzzetbegoviç'in oğlu olarak, bir zamanlar merhum Aliya'nın yaptığı görevi şu anda sizin yapıyor olmanız nasıl bir duygu?'' şeklindeki soru üzerine, babasının ünlü bir düşünce insanı ve bilge kişi olduğunu söyledi.
     
    Merhum Aliya'nın demokrasi ve Müslümanların hakları için mücadele eden, Bosna-Hersek ve Boşnakların varlığı için ayaklanan ve bunu başaran bir lider olduğunu vurgulayan Bakir İzzetbegoviç, ''Bu çabalar sonucu yaklaşık 500 yıl sonra yeniden devletimiz ve ordumuz oldu'' dedi.
     
    Bu nedenle merhum Aliya İzzetbegoviç'in koltuğuna oturmanın hiç de sanıldığı gibi kolay olmadığını vurgulayan Bakir İzzetbegoviç, şöyle konuştu:
     
    ''Ben şu anda, babamın savaş zamanında Bosna-Hersek'in savunmasını yönettiği aynı koltuğa, aynı masaya oturuyorum. Bu, Aliya'nın kullandığı odadır ve bu yüzden büyük sorumluluk hissediyorum. Onun yolunda devam etmek ve onun emanetini devralmak hiç de kolay değildir. Şanslıyız, çünkü yaşadığımız bu zaman, babam ve arkadaşlarının devleti ve orduyu kurduğu zamanlardan çok daha iyidir. Yani bir satranç oyunu oynandı. Bize ise satrançta çok iyi bir pozisyon bırakıldı. Biz bu iyi fırsatı kullanmak ve galip gelmek zorundayız. Biz rahmetli Aliya ve ekibinin taşıdığı ağır yükü ve aynı sorumluluğu şu anda taşımıyoruz.''
     
    ''Batılı değerleri İslam'la buluşturmada başarılı iki lider''
     
    ''Aliya'nın bıraktığı emanet olan Bosna-Hersek devletinin ve halkının geleceğini nasıl görüyorsunuz?'' şeklindeki soru üzerine Bakir İzzetbegoviç, Bosna-Hersek'in bir Avrupa ülkesi olduğuna işaret ederek, bu ülkenin AB'nin bir parçası ve NATO'nun üyesi olacağını söyledi.
     
    Bakir İzzetbegoviç, Bosna-Hersek'in nüfusunun yarısından fazlasının kimliğinin ve İslam'a bağlı Müslümanlardan oluşmasının bu ülkenin Avrupa içindeki en büyük özelliği olduğuna işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     
    ''Boşnak, Müslüman siyasetçilerin ustalığı, Batı'nın getirdiği değerleri, İslamiyet'in değerleriyle birleştirme noktasını bulmakta yatıyor. Böylesi bir misyonda, böylesi bir işte bugüne kadar başarı gösteren iki lider bulunuyor. Bunlardan biri babam Aliya İzzetbegoviç, diğeri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Bize düşen de laik ve Batılı değerleri, İslami değerlerle ortak noktalarını bulmaktır. Bunların ikisini birbirine ters düşürmemeliyiz. Bunların dengesini sağlamalıyız. Bosna Hersek, içinde 600 yıl boyunca yaşayan ve köklü olan Müslümanların güçlü varlığı ile bir Avrupa ülkesi olacaktır.''
     
    "Rahmetli babam, Erdoğan'ı oğlu gibi seviyordu'' 
     
    Bakir İzzetbegoviç, ''merhum Aliya İzzetbegoviç'in, vefatından önce Başbakan Erdoğan'a ziyaretinde ''Bosna sana emanet, Bosnama sahip çıkın'' şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu olayın doğru olduğunu ve yaşandığını teyit etti.
     
    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ziyaret sırasında, babasının böbreklerinin 5 saattir çalışmadığını, kendisinin ölüme çok yakın olduğunu bilmediğini ifade eden Bakir İzzetbegoviç, şunları kaydetti:
     
    ''Ölüm döşeğindeki babam, oğlu gibi sevdiği Erdoğan'ın başarabileceğine inandığı ve güvendiği için, Bosna Hersek'in varlığının sürdürülmesini bir nevi ona (Erdoğan'a) emanet etmişti. 
     
    Aslında Türkler, Bosna-Hersek'e hep yardım etti. (Eski Cumhurbaşkanları) Turgut Özal ve Süleyman Demirel zamanında da Türkiye Bosna-Hersek'e yardım etti. Fakat hiçbir zaman Bosna-Hersek ve Boşnaklara bu kadar düşkün olan ve Boşnaklara bu kadar akıllı bir şekilde yardım eden bir lider grubu yoktu. Türkiye Balkanlar'daki ve Bosna-Hersek içindeki barışın tesisinde çok yoğun çalışıyor. Türkiye'den hiçbir zaman bu kadar yetkili ve otoriteli bir lider grubunun, Bosna-Hersek'le bu kadar ilgilendiği durum yoktu. Bu grup liderden kastım Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'dur.''
     
    Bakir İzzetbegoviç, Türkiye'nin şu anda yeni bir yerçekimi alanının merkezinde bulunduğunu ve her tarafa yardım ettiğine dikkati çekerek, ''Dünyanın birçok yerindeki Müslüman Türkiye'den destek ve siyasi yardım bekliyor. Boşnaklar sadece onlardan birisidir. Bosna'ya Türkiye'nin yardımının zaman içerisinde daha da yoğunlaşacağına inanıyorum'' dedi.
     
    ''Türkiye bizim içimizde, biz de bir nevi Türkiye'nin içinde yer alıyoruz''
     
    ''Türkiye ve Türk halkı sizin için ne anlam ifade ediyor?'' şeklindeki soru üzerine Bakir İzzetbegoviç, Türklerin Bosna-Hersek ve Balkanlar'dan ayrılırken, en çok üzülen milletlerin başında Boşnakların geldiğini söyledi.
     
    Boşnaklara, yüz yıllarca Osmanlı Devleti zamanında büyük saygı duyulduğunu, Boşnakların çok önemli makamlara getirildiğine işaret eden İzzetbegoviç, sözlerini şöyle sürdürdü:
     
    ''Kısacası bizim mantalitemiz, Türklerin mantalitesi ile çok iyi uyuşuyordu ve bu yine tekrarlanıyor. Belki biraz da farklı olduğumuz için çok iyi işbirlikleri kuruyoruz. Biz Türkleri, Türkler de bizleri çok seviyor. Biz o devletin bir parçası seve seve oluyorduk. Ve Osmanlı'nın buradan ayrılmasıyla üzüntü duyduk. Bizim mantalitemizin, kodumuzun bir parçası aslında o sıralarda oluşmuştu ve o mantalite, o kod hala bizlerin bir parçasıdır. Dinden, kimlikten başlanarak, çarşılarımızın görünümüne kadar, duygusal dünyamıza kadar birçok etkenimiz o dönemlerde oluşmuştur. Türkiye bizim içimizde, biz de bir nevi Türkiye'nin içinde yer alıyoruz.'' (AA) 
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim