• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001

    Babacan'dan 'zam' yorumu

    11.05.2011 23:33
    Babacandan zam yorumu
    Akaryakıt fiyatlarındaki artışın kaynağınının uluslararası piyasalar olduğunu söyledi.
    Babacan'dan 'zam' yorumu Babacan'dan 'zam' yorumu Babacan'dan 'zam' yorumu

    Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, akaryakıt fiyatlarıyla ilgili olarak, ''Zam denilen dünyadaki fiyatlar arttıkça bize yansıması. Bizim burada herhangi bir dahilimiz, müdahilimiz yok. İşin yürüyüşü gereği de zaten olamıyor'' dedi.

    Babacan, 12 Haziran'da yapılacak seçim çalışmaları çerçevesinde seçim bölgesi içinde yer alan Etimesgut'ta Erzurum İktisadi Sosyal Araştırma ve Yardımlaşma Vakfı (ESAV) ile Ankaralılar Derneği Etimesgut Şubesini ziyaret etti, sorunları dinledi.

    Babacan, sadece Milli Eğitim Bakanlığının değil, Sağlık Bakanlığının 70 bin sözleşmeli personeli olduğunu belirterek, ''Sözleşme ilde çalışmak üzere yapılıyor. Kadro olduğu zaman çalışan arkadaşlarımızın önemli bir kısmı hemen merkeze yöneliyorlar. Türkiye'nin en ücra köşelerine sağlık ve eğitim gibi hizmetleri götürülememiş oluyor'' dedi.

    Sözleşmeli-kadrolu gibi iki ayrı sınıf çalışanın olmasının kendilerini çok memnun eden bir durum olmadığını ifade eden Babacan, ancak en ücra köşelere kadar hizmetin devam etmesini sağlamayı garanti altına almak zorunda olduklarını söyledi.

    Sözleşmeli ve kadrolu arasında zaten özlük haklarıyla ilgili çok ciddi farklar bulunmadığını belirten Babacan, şöyle devam etti:

    ''Aşağı yukarı aynı maaşı alıyorlar, eşitledik onu. Kadrolu ile sözleşmeli özlük hakları bakımından tamamen eşitlendi. Burada birisi kadrolu, birisinin de her sene kadrosu yenileniyor. Sözleşmeli olup ve şimdiye kadar sözleşmesi yenilenmeyip, kapının önüne konulan da hiç öğretmenimiz yok. Aslında fiilen çok da farklı değil.

    Sözleşmelilerin görev yaptığı yerden, ilçeden, köyden başka yere geçmeyi talep edip, bunu yapmaları biraz zor. 60-70 bin öğretmenimizin bir anda yarısı kadroya geçtikten bir sene sonra, 'Ankara'ya, İstanbul'a gideyim' derse, o zaman o köylerde, ilçelerde öğretmenliği kim yapacak?''

    -''SINIFLARA AYIRMAYI DOĞRU GÖRMÜYORUM''-

    Başbakan Yardımcısı Babacan, 2004 yılında sosyal güvenlik reformunu yaparken memur, işçi ayrımını kaldırıp, ''çalışan'' kavramı getirmeye çalıştıklarını, ancak daha sonra Anayasa Mahkemesinin bunu iptal ettiğini anımsattı. Babacan, mahkemenin kararının ''Memurların, Anayasa'dan gelen bazı özel durumları var, siz bu farkı korumak zorundasınız'' anlamına geldiğini belirterek, dolayısıyla o reformun aslında tam arzu ettikleri şekilde gerçekleşemediğini söyledi. Babacan, şunları kaydetti:

    ''Ama ne yaptık? Onu biraz daha Anayasa Mahkemesinin de kaygılarını giderecek, biraz daha işi böyle beraber biraya getirecek şekilde yapmaya çalıştık. Sosyal Güvenlik Kurumunu kurduk. Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur ayrı değil, tek bir kurum haline geldi. Aslında bu yavaş yavaş bizim o 'çalışan' kavramına doğru bir bakıma adım adım gidiyor oluşumuz.

    Burada bir 'çalışan' kavramını er ya da geç Türkiye'de uygulamamız, Türkiye'ye getirmemiz büyük önem taşıyor. Çünkü işi varsa çalışıyorsa, ister iş sahibi, ister işçi, ister memur olsun sınıflara ayırmayı ben şahsen doğru görmüyorum. Çalışanın devlet karşısında birbirine benzeyen statüde olması önemli ama işin hukuki yönü var, anayasa yönü var. Göründüğü kadar kolay bir iş değil. Çünkü denedik, 2004'te sıkıntıyla karşılaştık.''

    Emekli maaşlarıyla ilgili artışları yaparken aradaki farkı zaman içinde yavaş yavaş kapatmak için düşük maaş alanlara biraz daha yüksek, yüksek maaş alanlara da biraz daha düşük zam verdiklerini ifade eden Babacan, ''Çok düşük maaş alanlar artık pek kalmadı. Onlarda belli bir seyiyeye zaman içinde peyderpey yükselmiş oldu'' diye konuştu.

    -AKARYAKIT FİYATLARI-

    Babacan, akaryakıt fiyatlarıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunarak, şunları söyledi:

    ''Biz dışarıdaki fiyat neyse alıp, içeride uygulamak durumunda kalıyoruz. Mesela altın, altında son dönemlerde çok arttı. Ama kimse bize, 'altına niye zam yapıyorsunuz?' diye sormuyor. Petrolde aynı. Petrol fiyatı dünyada oluşuyor. Dünyada fiyatı arttıkça, bu bizim içerideki fiyatlara da yansıyor. Biz akaryakıt içindeki vergiyi en son 2009'un sonunda ayarlamıştık. O günden bugüne değişiklik yapmadık. Artışlar tamamen kura ve petrolün dışarıdaki fiyatına bağlı. Benzin, motorin fiyatlarını biz belirlemiyoruz, serbest piyasada oluşuyor. Zam denilen dünyadaki fiyatlar arttıkça bize yansıması. Yoksa oturup, böyle hükümetin aldığı bir kararla, bir devlet kuruluşunun aldığı kararla belirlenen fiyatlar değil bunlar. Zaten devletin ithal ettiği bir şey de değil. Ya TÜPRAŞ ithal ediyor ya da 6 tane dağıtıcı şirket var. Bu 6 şirket ithal ediyor. Tamamen özel sektör. Dolayısıyla bizim burada herhangi bir dahilimiz, müdahalemiz yok. İşin yürüyüşü gereği de zaten olamıyor.''

    A.A.  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Altın Borsası, İMKBye entegre olacak05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • Maliye uyardı: Bu son şans!05 Ekim 2012 Cuma 16:49
  • Maliye Bakanlığı 7 bin personel arıyor!05 Ekim 2012 Cuma 15:55
  • Borsa güne yükselişle başladı05 Ekim 2012 Cuma 10:49
  • Gür’ün Bahreynli ortağı batık çıktı05 Ekim 2012 Cuma 09:41
  • Piyasalarda pozitif eğilim sürebilir05 Ekim 2012 Cuma 09:29
  • THY yönetiminde şok gelişme!05 Ekim 2012 Cuma 09:08
  • Doğan ortak alabilir!05 Ekim 2012 Cuma 08:18
  • Vergi avantajı bitiyor05 Ekim 2012 Cuma 08:11
  • Draghiyi bezdirdiler05 Ekim 2012 Cuma 07:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim