• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258

    'Aynı çatıda 'sağlık'lı olmaz'

    07.10.2011 20:41
    Aynı çatıda sağlıklı olmaz
    Üniversite hastanelerinin 'özerk'liğini ortadan kaldıracak kararnameye tepki var.
    'Aynı çatıda 'sağlık'lı olmaz' 'Aynı çatıda 'sağlık'lı olmaz' 'Aynı çatıda 'sağlık'lı olmaz'

    YÖK'ün izni, Maliye Bakanlığı'nın teklifi ve Bakanlar Kurulu kararıyla; üniversite hastanelerinin kamulaştırmasını isteyen hükümete tepki var. Türk Tabibler Birliği: Küçük hastaneleri bitirecekler, uluslararası sermayeye özelleştirecekler. Türk Sağlık-Sen: Bakanlığa bağlanırsa üniversite nasıl tıp eğitimi verecek?

    İllerde oluşturacak kamu hastane birliklerinin tüm sağlık kuruluşları 'malvarlıklarıyla' birlikte bünyesine katacak çalışma, tıp dünyasında geniş yankı buldu. Genel görüş 'olumsuz', tıp fakültelerinde personel yetiştiren hocalar; üniversite hastanelerinin kamulaştırmasını isteyen; devlet hastanelerini tek çatı altında toplamayı planlayan hükümete tepkili...

    Üniversite Hastaneleri Birliği Genel Sekreteri ve İstanbul Üniversitesi Hastaneleri Genel Direktörü Yard. Doç. Dr. Haluk Özsarı, tıp fakültelerinin genel görüşünün 'olumsuz' olduğunu belirterek, şunları söyledi: Türkiye'de üniversite hastaneleri hastaneye ihtiyaç olduğu için kurulmuş hastaneler değildir. Üç temel misyonu vardır. Eğitim, araştırma ve topluma tedavi hizmeti. Başka yerlerde yapılamayan, yapılsa da tekrar üniversite öğretim üyeleri tarafından tedavisi gerektiren, 'son durak' hastaneleridir; üniversite hastanelerinin yeri dünyada da farklıdır. Bütün sağlık hizmetlerinin sunumunda bir kamu bir özel bir de üniversiteler vardır. Bu üçlü sistem hem birbirini destekleyen hem de birbirini güçlendiren bir sacayağıdır. Bugün yapılan düzenlemeler açısından bakıldığında ülkenin sağlık sisteminin sorunudur. 'Hizmeti ayrı, araştırmayı ayrı, eğitimi ayrı ver' mantığıyla değerlendirmek doğru değildir. Bu da toplumun sağlığını etkiler.

    - Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Mehmet Füzün: Tıp fakültelerini ve üniversite hastanelerini, Sağlık Bakanlığı'nın hizmet hastaneleri gibi görmemek gerekir. Bu hastanelerin amacı 'ucuz sağlık hizmeti' üretmek değil...

    - TTB Başkanı Dr. Eriş Bilaloğlu: YÖK'ten konuyla ilgili randevu istedik, cevap vermediler. Bakanlık, bazı tıp fakültesi hastanelerine direkt yazı göndermeye başladı. Küçükler birleştirilecek, tek bir çatı altında toplanarak, belirli bir sermaye için cazibeli hale getirilecek. Bu özelleştirme adımları piyasa aktörlerinin çıkmasına sebep olacak.

    - Prof. Oğuz Kılınç (Dokuz Eylül): Üniversite hastaneleri hizmet hastanesi kapsamında değildir. Tıp hizmeti veren kişilerin yetiştirdiği yerlerdir. Halkın sağlık hizmetine karşılık veremeyebilir. İleri inceleme ya da bilgiye ihtiyaç gösteren yerlerde devreye girebilir. Devletin, üniversitelere verdiği bütçe miktarı azdır, ihtiyaçlar karşılanamaz. 'Döner sermaye' kaynağı kesilip, devlete verildiğinde üniversiteler ayakta duramaz.

    Davul başkasının, tokmak başkasının elinde mi olacak

    - Prof. Nur Serter (CHP): Önce döner sermayeyi kısıtlayıcı uygulamalarla, ardından tam gün yasasıyla öğretim üyeleri üniversite hastanelerinden uzaklaştırıldı. Sağlığın özelleştirmesinde devlet üniversitelerinde tıp fakültelerinin gelir desteği ortadan kaldırılıyor, bu aslında üniversite hastanelerinin tasfiye süreci. Vakıf üniversitelerinin tıp fakültesi açmaya devam ettiği, özel hastanelerin günden güne arttığı görülmekte. Bu duruma en başta üniversitelerin tıp fakülteleri karşı çıkmalıdır ama onlardan da bir tepki gelmediğini görüyoruz.

    - Prof. Özcan Yeniçeri (MHP): Bahsedilen değişiklik tıp fakültelerinin özerkliğini tartışma konusu yapar. İlk aşamada kadro YÖK'te kalsa dahi, tabiri caizse akademisyenler dışarıdan çalışan biri konumuna gelecektir.

    - Prof. Halil İbrahim Ersoy (Eski Sağlık Bakanı): Bunlar kamuoyu önünde tartışılmadan bir gecede yapılıyor. Bir gecede üniversite hastanelerinin mallarına el koyacaklar. Sağlık Bakanı Recep Akdağ bir profesör... Üniversitelerin durumunu, yapısını anlaması gerekir. Üniversitelerle diyalog kurması gerekir. Sağlık Bakanı, sağlığın politikasını yapar, böyle işlere inmez.

    - Önder Kahveci (Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı): Kamu Hastane Birlikleri, önceki dönemlerde TBMM komisyonlarından geçip genel kurula kadar geldi. Sağlık Bakanlığı bu uygulamayı, kararname taslağı içerisine koydu. Ancak bir değişiklik yaptı ve önceki yapıda yer alan 'yönetim kurulu' yerine 'genel sekreterlik' getirildi. Yeni yapıda çalışanların tamamına yakını sözleşmeli olacak. İllerdeki tüm hastaneler birliğe bağlanacak. Ayrıca üniversite hastanelerinin tüm mal varlıkları ile birlikte kamuya devredilmesi söz konusu. Bakan, üniversite hastanelerini, eğitim kısımları hariç kendisi almak istiyor. Bu konu taraflarıyla görüşülüp tartışılmadı. Ayrıca üniversite hastanelerinin eğitim hizmetlerini nasıl yerine getireceği de başka bir sorun. Davul başkasının, tokmak başkasının elinde mi olacak?

    Akşam  

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim