• BIST 106.736
  • Altın 140,992
  • Dolar 3,5210
  • Euro 4,0955

    Aydın'ın sıradışı muhtarı Yıldız Taşçıoğlu!

    09.07.2011 09:12
    Bir muhtar düşünün; hem kadın hem alışılmışın dışında bir muhtar profili var. Spor yapıyor, şiir okumayı çok seviyor.
    Aydının sıradışı muhtarı Yıldız Taşçıoğlu!
    Aydın'ın sıradışı muhtarı Yıldız Taşçıoğlu! Aydın'ın sıradışı muhtarı Yıldız Taşçıoğlu! Aydın'ın sıradışı muhtarı Yıldız Taşçıoğlu!

     

     Toplumu ilgilendiren birçok projeye imza atıyor. İnsana sadece ve sadece insan olduğu için değer veriyor. Hatta bir dönemde yerel bir kanalın ana haber bülteninin spikerliğini yapmış bir muhtar. Fatih Mahallesi Muhtarı Yıldız Karadaş Taşçıoğlu ile çok özel bir sohbet.

     

    Aydın’da tek kadın muhtarsınız. Aydın’da olduğu gibi Türkiye’de de genel olarak baktığımızda bu sayı az. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

    Evet, Aydın merkezde tek kadın muhtarım. Daha önce aday olmuş ama seçilememiş kadınlarımız var. Yönetim görevini erkeklerden devralmak çok kolay değil. Toplum olarak erkekler tarafından yönetilmeye alışmışız. Bizi erkekler yönetirse daha iyi olur, daha iyi kurulur, şeklinde bir düşünceye sahibiz. Muhtarlık görevini de çoğunlukla erkekler yapmakta. Kadın muhtarlarımızın sayısı az. Mevcut muhtarları mahalle sakinleri görev yaptığı sürece kabullenip, benimsiyorlar. Bu anlamda tanındık bilindik birinden görevi teslim alabilmek çok zor. Kendinizi ispatlamanız gerekiyor. Biz kadınların aile içinde sorumlulukları çok fazla. Üzerimize düşen iş çok fazla. Evdeki tüm işlerden siz sorumlusunuz. Dolayısıyla başka işlere ayıracak vaktiniz az oluyor. Askerlik ve polislik nasıl erkek mesleği olarak görülüyorsa, muhtarlık ve yöneticilik de hep erkek mesleği olarak düşünülüyor. Kadınların aday olması bile cesaret işi. Benle birlikte, Kuşadası, Didim ve Buharkent’te kadın muhtarlarımız var. Bayanlar yönetimlere aday oldukları zaman öncelikle kadın oldukları için cesaretlerinden dolayı bile kutlanması gerekir diye düşünüyorum. Ben, Aydın’da kadın muhtar sayımızın artmasını istiyorum.

    hatice0.20110414095032.jpgYer olarak burası sizce kadın olmanız açısında sıkıntılı değil mi?

    Tabii. Şöyle baktığınızda kapalı Pazar içerisinde, şöyle baktığınızda da tezgâhları görüyorsunuz. Bir kadın muhtar için çok sağlıklı bir yer olmadığını düşünüyorum. Muhtarlıklar öyle bir yerlerde olmalı ki herkes çok rahatlıkla ulaşabilmeli. Bu arada ben burayı öğle aralarında kapatmıyorum. Çünkü resmi dairelerde çalışan kişilerin öğle araları var. Bu anlamda onlara yardımcı olabilmek için öğle saatlerinde de burada oluyorum.

    Yapmış olduğunuz çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

    Geri dönüşümde kâğıt, pet şişe gibi malzemeleri muhtarlığımıza getiriyorlar. Mahalle sakinlerimizi evlerinde kullanmadıkları gazete, pet şişe gibi malzemeleri toparlıyorlar. Ben de belediyeye veriyorum. Bu anlamda geri dönüşüm için çok iyi oluyor. Hatta ben pazara giderken de naylon poşetleri yanımda götürüyorum. Satıcıları da bu konuda bilgilendiriyorum. Onlarda sonuçta naylon poşeti toptan alıyorlar. Bu da onlara bir gider oluyor. Kitap topluyoruz. Bu kitapları çocuklarımıza veriyoruz. Kitap alanların listesini tutuyorum. Kitap okumak isteyenler buradan yararlanabiliyorlar. Çocuklar arasındaki haberleşme çok hızlı. 1 tanesine kitap verdiğimizde hepsi duyup geliyorlar kitap almak için. Mahalle sakinlerimizle kaynaşmak için geziler düzenledik. İlk Paşayaylası’na gittik. Alangüllü kaplıcalarına, Başdeğirmen’e gittik. Çok keyifli güzel geçti. Özellikle yaşlı insanlar çok ilgi gösterdiler. Bunların yanı sıra mahallemizde okuma yazma bilmeyen kadınlarımızın öğrenmesine yönelik kurslarımız var. 1. dönem okuma yazma belgesi veriliyor. 1. dönemki belgeyi alanlar 2. dönem devam edip ilk okul diplomalarını alıyorlar. Bilgisayar kurslarımız da geleneksel hale geldi. Bayanlarımızın teknolojiyi çok iyi kullanmaları için bu kurslar çok gerekli. Tüm Microsoft programlarını öğreniyorlar. Ardından sertifikalarını alıyorlar. Diğer mahallelerden de gelen oluyor. Herhangi bir ücret talep etmiyoruz. 160 saat sürüyor kurslarımız. Ayrıca aile içi iletişim seminerimiz oldu. KİHEP (Kadının insan hakları eğitim programı) eğitimimiz oldu. Çalışmalarımızda topluma her zaman bir şeyler katmaya özen gösteriyorum.

     

    Yaptıklarınızdan, çalışmalarınızdan,  projelerinizden bahsettik,  birazda sizi tanıyalım biz. Yıldız Karadaş Taşçıoğlu kim? Neler yapar?

    1963 Aydın doğumluyum. Evliyim ve 2 oğlum var. Spor yapmayı seviyorum. Masa tenisi oynuyorum. Kitap okumayı çok seviyorum. Şiir okumayı çok severim. Çok sevdiğim Mevlana’nın bir şiirini sizle paylaşmak istiyorum:

    Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum.

    Işığı gördüm, korktum.

    Ağladım.

    Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim.

    Karanlığı gördüm, korktum.

    Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi...

    Ağladım.

    Yaşamayı öğrendim.

    Doğumun, hayatın bitmeye başladığı an olduğunu;

    aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu

    öğrendim.

    Zamanı öğrendim.

    Yarıştım onunla...

    Zamanla yarışılmayacağını,

    Zamanla barışılacağını, zamanla öğrendim...

    İnsanı öğrendim.

    Sonra insanların içinde iyiler ve kötüler olduğunu...

    Sonra da her insanin içinde

    iyilik ve kötülük bulunduğunu öğrendim.

    Sevmeyi öğrendim.

    Sonra güvenmeyi...

    Sonra da güvenin sevgiden daha kalıcı olduğunu,

    sevginin güvenin sağlam zemini üzerine kurulduğunu

    öğrendim.

    İnsan tenini öğrendim.

    Sonra tenin altında bir ruh bulunduğunu...

    Sonra da ruhun aslında tenin üstünde olduğunu öğrendim.

    Evreni öğrendim.

    Sonra evreni aydınlatmanın yollarını öğrendim.

    Sonunda evreni aydınlatabilmek için önce çevreni aydınlatabilmek

    Gerektiğini öğrendim.

    Ekmeği öğrendim.

    Sonra barış için ekmeğin bolca üretilmesi gerektiğini.

    Sonra da ekmeği hakça üleşmenin, bolca üretmek kadar

    önemli olduğunu öğrendim

    Okumayı öğrendim.

    Kendime yazıyı öğrettim sonra...

    Ve bir süre sonra yazı, kendimi öğretti bana...

    Gitmeyi öğrendim.

    Sonra dayanamayıp dönmeyi...

    Daha da sonra kendime rağmen gitmeyi...

    Dünyaya tek başına meydan okumayı öğrendim genç yasta...

    Sonra kalabalıklarla birlikte yürümek gerektiği fikrine vardım.

    Sonra da asil yürüyüşün kalabalıklara karşı olması gerektiğine vardım.

    Düşünmeyi öğrendim.

    Sonra kalıplar içinde düşünmeyi öğrendim.

    Sonra sağlıklı düşünmenin kalıpları yıkarak düşünmek

    olduğunu öğrendim.

    Namusun önemini öğrendim evde...

    Sonra yoksundan namus beklemenin namussuzluk olduğunu;

    Gerçek namusun, günah elinin altındayken, günaha el

    sürmemek olduğunu öğrendim.

    Gerçeği öğrendim bir gün.

    Ve gerçeğin acı olduğunu...

    Sonra dozunda acının, yemeğe olduğu kadar hayata da

    "lezzet" kattığını öğrendim.

    Her canlının ölümü tadacağını,

    Ama sadece bazılarının hayatı tadacağını öğrendim.

    Ben dostlarımı ne kalbimle nede aklımla severim.

    Olur ya ...

    Kalp durur .

    Akıl unutur ...

    Ben dostlarımı ruhumla severim.

    O ne durur, ne de unutur ....

    img_3070.jpgBu şiir çok hoşuma gidiyor. İçinizde bir şeyler varsa, bunu uyandırıyor. Hayatım boyunca hep okumaya önem verdim. Ben muhtar olmadan önce AY TV’de ana haber bülteninde spikerlik yapıyordum. Aydın’da geçtiğimiz yıllarda “Kadın eli” projesi hazırlandı. İş kadınları derneği (işkad) ve sivil toplum dernekleriyle birlikte bu projeyle basına çıktığımızda eşimle katılan tek kadın muhtar adayı bendim. İlk eşimle görüştüğümde eşim, hiç işin yok mu dedi bana. Öncelikle adayın ister kadın ister erkek olsun ama kadınların kendilerini kabul ettirebilmesinde bir sıkıntı var ya, öncelikle o sıkıntıdan yola çıkarak öncelikle eşinize, çocuklarınıza yani yakın çevrenize bunu kabul ettirmeniz gerekir. Öncelikle onları ikna etmeniz gerekiyor. Büyüklerinizin hayır duasını alacaksınız ki, sizi gönülden desteklesinler. Bir de kadınlarımızın nakiti yok. Nakitiniz olmadıktan sonra da ekibiniz olmaz. Biz kadınlar çalışıyoruz çalışıyoruz ama aylık maaşlarımızı aldığımızda o parayı harcama konusunda kendimiz karar veremiyoruz. Kazancımızı da eşimiz yönetiyor. Biz kadınlar hata yapmaktan sanırım biraz çekiniyoruz. Sonrasında suçlanmak istemiyoruz. Kadınlarımız bu duruma alıştırılmış. Hep küçüklükten itibaren kollandığımız için sonuç böyle oluyor. 2009 yerel seçimlerinde Aydın bir ilk yaşadı. Belediye başkanımız Özlem Hanım, İncirliova Belediye başkanımız Fadime Hanım ile Aydın’da yerel yönetimde erkek egemenliğine son verdik. Hangi partiden olursa olsun bayanların yönetimde olmaları çok güzel ve çok gurur verici bir durum. Bayanların yönetimde olmasını istiyorsak, birbirimize destek olmalıyız. Birbirimizi de desteklendirmeliyiz. Ben bu konuda her zaman elimden geleni yapmaya hazırım.

     

    Röportaj:Hatice Karaarslan

     

     

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim