• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Avusturya'nın Tezcan kararı

    11.11.2010 15:59
    Avusturya, Türkiye Büyükelçisi Tezcan'ı 'persona non grata' ilan edecek mi?
    Avusturyanın Tezcan kararı
    Avusturya'nın Tezcan kararı Avusturya'nın Tezcan kararı Avusturya'nın Tezcan kararı

    Avusturya Dışişleri Bakanı Michael Spindelegger, Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Kadri Ecvet Tezcan'ın dün Die Presse gazetesinde yayımlanan demeci nedeniyle persona non grata ilan edilmeyeceğini söyledi.

    Avusturya devlet televizyonunun (ORF) ZIB-2 adlı gece haber bülteninde stüdyo konuğu olarak soruları yanıtlayan Spindelegger, "Türkiye'nin Viyana Büyükelçisini bilinçli olarak persona non grata ilan etmeyeceğim. Bir kişinin şahsi fikri nedeniyle hemen tüm bir devlet yapısı sorgulanamaz" diye konuştu.

    Büyükelçi Tezcan'ın verdiği demecin bütün Avusturyalıları incittiğini ve demecinde kullandığı "hakaretvari ifadelerin kabul edilemeyeceğini" yineleyen Spindelegger, "Avusturya'nın bir uyum sorunu bulunduğunu ve bu konuların uzmanlarla da görüşülebileceğini" kaydetti.

    Spindelegger bir soru üzerine, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile iki kez telefonda görüştüğünü belirterek, "Davutoğlu'nun, Büyükelçi Tezcan'ın ifadelerinin Türkiye'nin resmi tutumuyla alakalı olmadığını, aksine mülakatın içeriğinin Tezcan'ın kişisel görüşü olduğunu teyit ettiğini" dile getirdi.

    Avusturya Dışişleri Bakanı, Davutoğlu'nun kendisine, "Büyükelçi Tezcan'ı Ankara'ya çağıracağının garantisini verdiğini" de ileri sürdü.

    Tezcan demecinde, ülkedeki Türk toplumunun yaşadığı uyum sorununu gündeme getirmiş, "Avusturyalıların yabancı kültürlere sadece tatilde ilgi duyduklarını" kaydetmişti.

    Yabancı düşmanlığına da değinen Tezcan, Viyana'nın uluslararası kuruluşların merkezi olmasıyla ilgili olarak da "Ben BM, AGİT veya OPEC'in genel sekreteri olsam, burada durmazdım" demişti.

    Büyükelçi Tezcan'ın bu ifadesi ve özellikle uyumdan sorumlu olan İçişleri Bakanı Maria Fekter'e yönelik eleştirileri, koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) lideri ve Başbakan Werner Fayman ile Halk Partisi(ÖVP) lideri ve Başbakan Yardımcısı Josef Pröll'ün sert tepkilerine neden olmuştu.

    Büyükelçi Tezcan'ın açıklamalarına parlamentoda temsil edilen Yeşiller Partisi destek vermiş, gelecek hafta ulusal mecliste yapacakları uyum oturumuna Büyükelçi Tezcan'ı da davet etmek istediğini duyurmuştu.

    TEZCAN'A AÇIK SÖZLÜ DAVRANDIĞI İÇİN TEŞEKKÜR

    Türkiye'nin Viyana Büyükelçisi Kadri Ecvet Tezcan'ın, Die Presse gazetesine verdiği demeçle ilgili tartışmalar sürerken, gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Michael Fleischhacker, Tezcan'ın açık ifadelerinden dolayı teşekkürü hak ettiğini belirtti.

    Fleischhacker, baş makalesinde, Türkiye'nin Viyana büyükelçisinin muhabir Christian Ultsch ile yaptığı mülakatta, "diplomasinin bütün teamüllerine aykırı davrandığını ve deyim yerindeyse olay yaratacak şekilde açık konuştuğunu" ifade ederek, "Bundan dolayı teşekkürü hak ediyor" diye yazdı.

    "Tezcan'ın ülkesinin yeni büyük devlet olma özgüvenini, Avusturya'da uyum konusunda hangi önlemlerin gerekli olduğuna dair net düşünceleriyle birleştiren net tavrının, ülkedeki uyum tartışmasını bir üst seviyeye taşıyabileceği" kaydedilen yazıda Fleischhacker özetle şu görüşlere yer verdi:

    "Bu durum, tartışmadaki dördüncü ve en önemli aşamayı teşkil ediyor. İlk aşama en uzun süreli olandı ve Türk misafir işçilerin belirli bir süre için gelen göçmenler oldukları kuruntusu hakimdi. İkinci aşamada ise siyasi kusursuzluğun eşik bekçileri, bütün olup biteni takip ettiler ve bir problemin var olduğunu çekinerek söylemek isteyen herkesi korkutarak meseleyi küçük tartışma gruplarına hapsettiler.

    Üçüncü aşamada barajlar yıkıldı. Siyasi açıdan kendini sağ popülist partilerin başarılarında belli eden bu durum, entelektüel açıdan da (Almanya Merkez Bankasının eski Yönetim Kurulu üyesi) Thilo Sarazin'in 'Almanya Kendini Yok Ediyor' adlı kitap gibi yeni vurgularda kendini gösterdi.

    Büyükelçi Tezcan, Avusturya ile Türkiye arasındaki ilişkiyle ilgili, özellikle de Türk göçmenlerin diğer sorunlarına nazaran daha güçlü şekilde mücadele etmelerini gerektiren uyum sorunlarına yönelik yeni bir dil başlattı. Tezcan'ın demeci, kendi değerlendirmelerine ilişkin özeleştirel bakış açılarını, en az eleştirileri kadar açık bir dille ifade ettiği için göze batıyor. Avusturyalı siyasetçilerin ve Avusturya kamuoyunun da bu meseleyi aynen bu şekilde ele alması gerekiyor.

    Bu türden yeni bir dürüstülüğe doğru ilk adım, geçen 20 yıl içinde Türkiye'den Avusturya'ya gelen insanların büyük çoğunluğunun bu ülkenin bir göç politikası yürütmemesinden dolayı burada olduğu gerçeğinin tespitidir. Şayet Avusturya Kanada veya Avustralya gibi örnek ülkelerin yürüttüğü göç politikasıyla kıyaslanacak bir uygulamada bulunsaydı, o gelenlerin pek çoğu burada olmazdı.

    Türk büyükelçinin açık dilliliğiyle söylemek gerekirse gelenler yanlış göçmenlerdir. Ama şimdi yanlış göçmenler için de doğru olanı yapmak gerekiyor. Çünkü geçmişte ve günümüzde bu ülkenin bir göçmen politikasının bulunmaması, bu ülkede yasal olarak bulunan ama ciddi uyum sorunları yaşayanların suçu değildir.

    Popülistlerin uzun süre siyasi kusursuzluk gerekçeleriyle bastırılan ve basitleştirilen problemlere dikkat çekerek seçimleri kazanmasını kim engellemek isterse yanlış göçmenlerin doğru uyumu için gerekli önemli tedbirlerle de ilgilenmelidir.

    Büyükelçi Tezcan'ın, iki dili iyi konuşabilmek için Türkçe'ye kusursuz hakim olunması gerektiğinin önemli bir ön şart olduğuna işaret etmesi kesinlikle doğrudur. Türk dili öğretmenlerinin ithal edilmesinin bu sorunun ideal çözümü olup olmadığı, ithal edilen din öğretmenleriyle pek de mutluluk verici tecrübeler yaşanmaması nedeniyle tartışılabilir.

    Büyükelçinin başlıca bahsettiği temel prensip ise dürüstlüktür. Kendisinin bu dürüstlüğü, mesela Türk göçmenlerin anaokuluna gitmeleri ve kadın hakları konusunda yapılan tartışmalara ne kadar değer verdiği, eleştirilerinin ciddiyetine bir ölçü olacaktır. Avusturya'nın uyum politikasındaki eksikliklere ilişkin eleştiriler söz konusudur ve gereklidir. Pek çok Türk'ün uyum sağlamaya hazır olma noktasındaki eksiklikleri de aynı şekilde tartışılmalıdır.

    Uyumun başarılı olmasına ilgi duyanların, yanlış göçmenler için de doğru olanın yapılması için çabalamaları gerekiyor. Bunun ön şartı da acımasız dürüstlüktür."

    A.A.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim