• BIST 94.783
  • Altın 144,708
  • Dolar 3,5589
  • Euro 3,8846

    Aşık olmadım

    01.01.2009 02:20
    Aşık olmadım
    Hiçbir ilişkimde aşık olmadım sadece hoşlandım
    Aşık olmadım Aşık olmadım Aşık olmadım

    “Dünyanın en yakışıklı erkeği” unvanlı Tolgahan Sayışman, kariyer yapacağı alanı seçti.

    “Dünyanın en yakışıklı erkeği” unvanlı Tolgahan Sayışman, kariyer yapacağı alanı seçti, podyumlardan dizi setlerine geçiş yaptı.
    Şimdilerde “Elveda Rumeli”deki Tıbbıyeli Mustafa rolüyle beğeni toplayan, kariyerine kısa zaman içinde “Aşk Tutulması” adlı bir de sinema filmi ekleyen Sayışman, Kelebek"in sorularını yanıtladı.

    Oyunculuğa nasıl başladın?
    - Ben üniversite yıllarından önce de oyunculuğa çok meraklıydım. Küçüklüğüm sinema ve futbol maçı izlemekle geçti. ıkisini de çok seviyordum. Tabii sinema benim için bir hayaldi. şartlar üniversite yıllarında beni mankenlikle tanıştırdı. O işi de çok sevdim. O zaman bütün enerjimi modelliğe aktardım. Çok da güzel işler yaptım. 2002-2003 yıllarında dizi sektörü çok gelişti. Birçok dizi yayınlandı ve bu yüzden sektörde oyuncu açığı doğdu. Ben de bunu fırsat olarak gördüm. Zaten yapmak istediğim şey oyunculuktu. Altyapımı doldurmaya çalıştım. Mankenlik yaparken de oyunculuk dersleri alıyordum. Manhunt International"da Dünya Erkek Güzeli seçilince, teklifler birbiri ardına geldi. Bunları değerlendirdim, mankenliği tamamen bıraktım.

    “Elveda Rumeli” dizisi Makedonya"da çekiliyor. Orada yaşayanlardan nasıl tepkiler alıyorsun?
    - Oraya gideli 1,5 yıl oldu ve ben bir dergiye kapak oldum bile! Balkanlar"da yaşayan yaklaşık 500 bin kadar Türk var. Onlar unutulduklarını düşünüyorlarmış. Biz “Elveda Rumeli”de onları canlandırdık. Bundan ötürü çok mutlular.
    Orada enteresan olaylar yaşıyorsundur...
    - Hem de çok... Mesela, bizim dizide Ispanak Namık karakterini canlandıran Caner isimli arkadaşımın ağabeyi geldi, bana kılıç dersleri verecekti. Çekim yaptığımız köye gittik. Sadece çiçek, böcek sesleri duyarken bir anda gürültü koptu. Kafamı bir çevirdim, yüzlerce kız bana doğru koşuyor. Alper o manzarayı görünce “Allah"a emanet ol” dedi bana...
    ızleyici ve bazen de medya, aynı dizide rol alan oyuncular arasında hep bir yakıştırma yapar. Berrak Tüzünataç ile sen de bu duruma düştünüz mü?
    - Evet, bu tür şeyler çok oluyor. Diziyi takip edenler karakterleri çok seviyor ve birbirine yakıştırıyorlar. Hatta Berrak"ın bir yakını ona “Bak ne güzel çocuk. Normalde de birlikte olun” diyormuş.


    Diziyi takip ediyor musun peki?
    - Tabii ki kendimi görmek açısından izliyorum.

    Kendini eleştiriyor musun?
    - Hem de çok acımasızca eleştiriyorum.

    Dizi için bıyık bıraktın. Bıyık biraz da maçoluğu simgeliyor. Senin içinde de bir maçoluk var mı?
    - Muhafazakar bir yapıya sahibim ve açık söyleyeyim maçoluk bende de var.

    “Aşk Tutulması” filminde Fenerbahçeli bir karakteri canlandırdın ve gerçek hayatta da fanatik bir Fenerbahçelisin. O filmdeki karakter Galatasaraylı olsaydı, aynı başarıyla oynayabilir miydin?
    - Bence bu kadar etkili olmazdı.

    Daha önce futbol oynamışsın. Neden bıraktın?
    - 17 yaşına kadar birçok kulübün alt yapısında oynadım. Bıraktığımda da sabaha kadar ağladım. Futbolcu olmak benim için büyük bir hayaldi. O çok ayrı ve uzun bir hikaye. Bir sebepten dolayı bırakma kararı aldım. Büyük takımda büyük bir futbolcu olabileceğim inancını yitirdim. Kendi kendime bunu kabul ettim, bıraktım. Ama dediğim gibi çok zor oldu.

    “Aşk Tutulması”ndaki gibi ilk görüşte aşka inanıyor musun?
    - Bilmiyorum. Daha önce böyle bir şey yaşamadım. Yaşamadığım için yorum yapamıyorum.

    “Hiç aşık olmadım” demişsin bir röportajında...
    - ılişkilerim ve çok sevdiğim insanlar oldu. Bazı aşık insanları gördükçe aslında aşık olmadığımı düşündüm. Herkesin aşkı yaşayış tarzı farklıdır belki. Ama çok şiddetli yaşayanları görünce hakikaten aşkı yaşamadığımı düşündüm. Çünkü ben hiç yemeden, içmeden kesilmedim. şimdiye kadar yaşadığım ilişkilerin çok fazla hoşlanma olduğunu düşünüyorum.

    Bir röportajında “Kadınlar erkeklerin cüzdanına bakıyor” diyerek güvenmediğini söylemişsin.
    - Mecazi bir cümle kurmuştum o şekilde... “Günümüz kızları, erkekleri cüzdan gözüyle görüyorlar” demiştim. Çünkü hayatın farkına varmadıkları için bu şekildeler. Güzel giyinip hayatı daha kolaylaştırma düşüncesindeler. Ben bu uzun hikayeyi o cümleye sıkıştırmaya çalıştım. Bu kesinlikle genelleme değil. Kadınların güvenmediğim tarafları vardır tabii, ama kadınların da erkeklerde güvenmedikleri taraflar vardır.

    Aşık olduğunda bir basın toplantısı düzenleyeceğini duydum. Doğru mu?
    - Bana bu soru çok soruldu. Eğer aşık olursam göğsümü gere gere bunu söyleyeceğimi belirtti. Gerçekten aşık olacağım kadınla evleneceğime inanıyorum. En azından öyle hayal ediyorum. Eğer çevremde gördüğüm aşıklar gibi aşık olursam o insanla evlenme hayali kurarım. Gerçekten böyle bir şey olursa da basın toplantısı düzenler ve “Arkadaşlar, bakın ben bu bayana aşık oldum ve huzurunuzda evlenme teklifi ediyorum” derim.

    “Hayatımın dönüm noktası” dediğin an nedir?
    - Bir değil, birkaç tane var. Futbolu bırakmam, Best Model yarışmasına katılmam, Dünya Erkek Güzeli seçilmem ve



    “Elveda Rumeli” dizisi benim için dönüm noktalarıdır.
    Hayatında biri var mı?
    - Hayır yok.

    Kendi yanına nasıl birini yakıştırırsın?
    - Vakit ilerledikçe insanın görüşleri değişiyor. Yıllardır fiziki açıdan belli özelliklere sahip kızlarla çalıştığım için kız arkadaşımın da güzel olması benim için önemli. Bazı insanlar için bu geçerli olmayabiliyor. Fiziki özelliğinden çok o kişinin hayata bakış açısı etkileyebiliyor. Hayata bakış açısı, oturuşu kalkışı, kültürü ne kadar iyi olursa olsun beni çok fazla etkilemez. Bir de güzel olup boş olması var. O daha da kötü. Ben zor bir şey istiyorum. Oturup kalkmasını bilen, hayatı erken yaşta kavrayabilmiş, kültürlü, aklı başında bir kız yakıştırıyorum yanıma. şu an sadece yakıştırıyorum. ıleride nasıl biriyle birlikte olurum bilmiyorum.

    FAHRıYE ıLE ÖPÜşÜRKEN ÖZCAN DENıZ"ı DÜşÜNMEDıM

    Fahriye Evcen ile olan öpüşme sahnesinin çekimi sırasında Özcan Deniz"in nasıl tepki vereceğini düşündün mü?
    - Hiç düşünmedim. Sonuçta ben orada rol yapıyordum ve tamamen işime konsantre olmuştum.
    Zorlandın mı?
    - Evet, zorlandım. Kamera önünde böyle bir şeyi ilk defa yaşadım. Beni ilk etapta “Nasıl olacak” düşüncesi biraz gerdi.


    HÜRRİYET

    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim