• BIST 82.273
  • Altın 147,972
  • Dolar 3,8196
  • Euro 4,0766

    Apo posterli Cuma namazı

    16.04.2011 12:26
    Apo posterli Cuma namazı
    BDP’nin Nusaybin’deki Demokratik Çözüm Çadırı, her cuma büyük bir gövde gösterisine sahne oluyor. Cuma namazı kılınmadan önce özgürlük konulu konuşmalar yapılıyor.
    Apo posterli Cuma namazı Apo posterli Cuma namazı Apo posterli Cuma namazı

    BDP’nin Nusaybin’deki Demokratik Çözüm Çadırı’nda yaşananları Yalçın Doğan, Hürriyet gazetesindeki köşesinde anlattı.

    Doğan “AKP aşiretlere yüz vermeli” başlıklı yazısında şunları belirtti;

    “’Oyunuzu satmayın, oyunu satan domuzdur. Oyunuzu başkasına verirseniz, günah işlersiniz. Bu meydanda bulunmamızın sebebi, özgürlük içindir. Cuma namazını özgürlük için kılıyorsunuz. İnsanlar her yerde kendi dilinde hutbe okuyor. Biz neden kendi dilimizde hutbe okumuyoruz.

    Nusaybin’de BDP’nin Demokratik Çözüm Çadırı. Her cuma bölgenin her tarafında halk bu çadırların önünde yere serdikleri halılarda namaz kılıyor. Namazdan önce, biri mikrofona çıkıyor ve siyasal söylemde bulunuyor. Tıpkı, yukarıdaki sözler gibi.

    Halk büyük çoğunlukla Nusaybin’de dün cuma namazını bu çadırın önünde, açık alanda kılıyor. Camiye bakıyorum, çadıra göre hayli boş.

    Güneydoğu’da üç gündür dolaşıyorum. Diyarbakır, Mardin, Batman çevresinde. Seçime doğru giderken şunu görüyorum. BDP kendine çok güveniyor. 40 ilde 61 aday gösteriyor. BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş:

    ‘35 milletvekilinden daha az çıkartırsak, kendimizi başarısız sayarız. Bu bağımsız adaylarla girdiğimiz son seçim. Bir sonraki seçimde artık parti olarak gireceğiz.’

    Bölgede seçim, son iki sefer olduğu gibi, yine AKP ile BDP arasında geçeceğe benziyor.

    AKP NE YAPIYOR ?

    Buralarda herkes aynı gözlemi dile getiriyor:

    ‘AKP bu seçimde aşiretlere yüz vermedi. Adaylarını genellikle aşiret bağı olanlardan seçmedi. Aşiretlerde siyaset geride kaldı. Bunun tek istisnası var, Urfa.’

    Aşiret bağlantısı olmayınca, AKP’nin aday listelerini halk önce garip karşılıyor. Ancak, daha sonra bu değişimden memnun görünüyor.

    CEZAEVİ DOKTORLARI İÇİN DE SORUŞTURMA

    Pek çok insanın hikayesi var. İşkence ve cezaevi hikayeleri.

    Dün çıkan yazıda (haberde) Diyarbakır Başsavcılığ’ının 12 Eylül’de ve 1988’e kadar Diyarbakır Cezaevi’nde yatmış olan insanların dilekçelerinden hareketle, o dönem görevlileri hakkında soruşturma açacağını belirtiyorum.

    Dün bu konuda pek çok görüşme yapıyorum. İki nokta dikkatimi çekiyor. İlki, savcılık soruşturmasının daha derinleştirilmesi için, devreye tabip odaları giriyor. Aynı dönemde görevli doktorların görevlerini ne kadar duyarlıkla yerine getirdiklerini, Hipokrat yeminine ne kadar sadık kaldıklarının araştırılmasını istiyorlar. Tabip Odalarının da bu yönde yoğun çabaları var.

    İkincisi, görüştüğüm insanların bir bölümü o dönemde işkenceden geçtiğini söylüyor. Kendilerine yapılan işkenceyi anlatıyor. Tek kelimeyle, korkunç. Nasıl hayatta kalabilmişler, mucize.

    Savcılığa da, herhalde işkence yapanların isimlerini verirler.

    GECE SOKAKLAR IŞIL IŞIL

    Diyarbakır’ın ilçesi Hani’de PKK Emniyet Amirliğine Molotof kokteyli atılıyor. Kimseye zarar gelmiyor. Diyarbakır Valisi Mustafa Toprak Hani’ye gidiyor. Bir çocuk valinin önünü kesiyor:

    ‘Annem dün dua etmiştir, polise bir şey olmamiştir, diye.’

    Hatay’da geçen hafta bir operasyon sonrasında yedi PKK’lı öldürülüyor. Onlardan biri Silvan’lı.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir Silvan’a taziyede bulunmaya gidiyor. Ölen PKK’lının annesi, Baydemir’e:“Sen geldin ya, ölen oğlum sanki geri gelmiş gibi. Ama, acı, çok acı.

    Otuz yıldır süren savaş sonrasında, kim bilir, kaçıncı kez ateş kes dönemi yaşanıyor. Zaman zaman değişik yerlerde ufak tefek terör eylemlerine yine de rastlanıyor. Ancak bu kez devlet daha hoşgörülü. Devletin bölgede üst düzey görevlileri hep bir ağızdan sözleşmiş gibi, hoşgörüyü vurguluyor. Örneğin, Apo’nun doğum gününde doğduğu yere gidenlere güvenlik güçleri hiç bir müdahalede bulunmuyor, bunun sonucunda hiçbir olay çıkmıyor.

    İlginç olan, güvenlik güçlerine telkinde bulunan yargının önde gelen isimlerinden biri. Topluca ciddi bir değişimi gözle görmek mümkün.

    Ben son otuz yılda Diyarbakır’a otuz kez olmasa bile, on beş,yirmi kez geldiğimi hatırlıyorum. Diyarbakır’ı ve bölgeyi ilk kez bu kadar sakin ve huzurlu görüyorum.

    Yıllar boyunca Diyarbakır’da güneş battığı, karanlık çöktüğü anda sokağa çıkmak mümkün değil. Geçen akşam saat 23.00 dolayında bir görüşmeden dönerken, bakıyorum, pek çok insan sokaklarda, kafelerde oturmuş, sohbet ediyor, her yer ışıl ışıl. Batıda herhangi bir kent gibi.

    Aynı manzaraya önceki akşam Mardin’de tanık oluyorum. Gecenin ilerleyen saatlerine rağmen, insanlar yine sokakta, lokantalarda, dükkanların çoğu açık.”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim