• BIST 89.385
  • Altın 145,846
  • Dolar 3,6324
  • Euro 3,8967

    'AKP'nin yol arkadaşı MHP'

    27.08.2012 20:15
    AKPnin yol arkadaşı MHP
    Haluk Koç CHP MYK toplantısi devam ederken önemli açıklamalar yaptı. İşte ayrıntılar:
    'AKP'nin yol arkadaşı MHP' 'AKP'nin yol arkadaşı MHP' 'AKP'nin yol arkadaşı MHP'

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, MHP’nin milletvekili dokunulmazlığı konusundaki Anayasa değişikliği önerisini “AKP’nin yol arkadaşı MHP’nin teklifi” olarak niteledi. Koç, “Şu anda MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan neden tutuklu? MHP’nin bundan haberi var mı? Kendi milletvekilinin durumundan haberi olmayan bir partinin günlük olayların ağırlığına göre duyarlılıktan parsa toplamaya dönük talepleri” değerlendirmesinde bulundu.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç toplantı devam ederken düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Koç, Sosyalist Enternasyonal’in (SE) Güney Afrika’nın Cape Town kentinde 30 Ağustos-1 Eylül tarihlerinde yapılacak 24. kongresine ilişkin bilgi verirken, kongreye Kılıçdaroğlu başkanlığında bir heyetin katılacağını belirterek, burada başkan yardımcıları ve genel sekreterlik seçimlerinin gerçekleştirileceğini Kılıçdaroğlu’nun da “Küresel ekonomide, ekonomik krizden çıkış yolları” hakkında konuşma yapacağını kaydetti. Koç, bir soru üzerine Kılıçdaroğlu’nun büyük bir ihtimalle SE’deki başkan yardımcılıklarından birine getirileceği söyledi.

    -CHP MYK 4 EYLÜL’DE SİVAS’TA TOPLANACAK-

    Koç, MYK’da alınan kararlar doğrultusunda, CHP MYK’nın, Sivas Kongresi’nin yıldönümü olması dolayısıyla 4 Eylül’de burada toplanacağını belirtti. Koç 4 Eylül’ün aynı zamanda bazı tarihçilere göre CHP’nin ilk kongre tarihi olduğunu da ifade etti. Koç, İzmir’in Kurtuluş ve CHP’nin kuruluş tarihi olan 9 Eylül’de de Parti Meclisi’nin Ankara’da toplanacağını bildirdi. Koç, Kılıçdaroğlu’nun Afyon ziyaretinde, bugünün koşullarında yeni bir bağımsızlık mücadelesi verilmesi gerektiğini vurguladığını ifade ederken, bugün yeniden bağımsız Türkiye mücadelesinin, Türkiye ve özellikle CHP’nin önünde en önemli siyasi görev maddesi olarak bulunduğunu kaydetti.

    -MİLLETVEKİLLERİNİN ÇADIR KAMPINA ALINMAMASI: “40 CHP MİLLETVEKİLİ ZOR KULLANARAK MI GİRSİN”-

    Koç, CHP milletvekillerinin Suriyeli sığınmacıların kaldığı Hatay’ın Apaydın Köyü’ndeki çadır kampına alınmaması konusunda ise buradaki çadır kentlerin daha Suriye’deki olaylar ivme kazanmadan kurulduğunu ifade ederek, bugün ise sorunları yerinde görmek isteyen bir grup milletvekilinin kamplara alınmadığını belirtti. Koç, “Bu çadır kentler Türkiye Cumhuriyeti topraklarında mı değil mi? Yoksa orası şu anda operasyonel işbirliğine gitmeye çalıştığınız ABD’nin bu projenin başından itibaren uygulamaya koyduğu bir üs bölgesi mi? Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Eğer Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ise Türkiye Cumhuriyeti’nin milletvekilleri oraya nasıl giremezler, nasıl alınmazlar bunun hükümet tarafından açıklanması gerekiyor” dedi. Hükümete, “ne saklıyorsunuz, neyi gözlerden ırak tutmaya çalışıyorsunuz, neyi maskelemek istiyorsunuz?” diye soran Koç, “Orada hakikaten iddia edildiği gibi Hatay sokaklarında, Samandağ’da, Yayladağ’da dolaşan, dünyanın neresinde kafalarına göre bir cihad icat edeceklerse oraya koşan bir takım sakallı militanların orada konuşlandıklarından mı, orada eğitim aldıklarından mı, orada lojistik olarak desteklendiklerinin açığa çıkmasından mı endişe ediyorsunuz? Orada yasadışı işler var mı? Türkiye’nin ulusal hukukunu zedeleyecek boyutta eylemler var mı?” diye konuştu. Kamplarda el-Kaide militanları olup olmadığını da soran Koç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun “O aileleri gidin, görün” açıklamalarıyla ise olayı dramatize ettiğini söyledi. Koç, “Sayın Davutoğlu, ‘gidin, görün’ diyor. Aç kapıları da görelim. Yani 40 tane CHP milletvekili zor kullanarak mı girsin? Hükümet bir konuda rüzgâr ekti, şimdi Türkiye fırtınayı biçmeye hazırlanıyor” diye konuştu. Koç, Türkiye’ye sığındıktan sonra yerleştirildikleri mahallerde vatandaşlarla sorun yaşayan 100 kadar Suriyeli ailenin farklı şehirlere gönderileceğini belirtirken “Kim bu aileler” diye sordu. Bu sorun çıkaran ailelerin “Alevi nüfus açısından hassas görülen 7 il dışındaki illere” gönderileceği şeklinde tertibat alındığını belirten Koç, “Sakıncalı gördüğünüz 7 il hangisi? Böyle bir tanımlama ayrımcılık değil midir?” dedi.

    -MHP’NİN DOKUNULMAZLIK TEKLİFİ-

    Koç, MHP’nin milletvekili dokunulmazlığı konusundaki Anayasa değişikliği önerisini ise, “AKP’nin yol arkadaşı MHP’nin teklifi” olarak niteledi. Anayasa değişikliği teklifi için belli bir sayı gerektiğini ve MHP’nin bu sayıya ulaşmasının söz konusu olmadığını belirten Koç, “Ama herhalde AKP’ye güvenerek bunu planlıyor” diye konuştu. MHP’nin neyin ne olduğunun farkında olmadığını ifade eden Koç, “Şu anda MHP İstanbul Milletvekili Engin Alan neden tutuklu? MHP’nin bundan haberi var mı? Anayasa’nın 14. maddesinden haberi var mı? Neyin peşinde koşuyor? Kendi milletvekilinin durumundan haberi olmayan bir partinin günlük olayların ağırlığına göre duyarlılıktan parsa toplamaya dönük talepleri” değerlendirmesinde bulundu. CHP’nin dokunulmazlıklar konusunda 2002 tarihinden bu yana samimiyetini sürdürdüğünü ifade eden Koç, “Kürsü dokunulmazlığı hariç, hırsızı da, ihaleye fesat karıştıranı da, irtikâpçısı da, teröre bulaşanı da dokunulmazlığın arkasına saklanmamalı. Sadece kürsü dokunulmazlığı, onun dışında normal vatandaştan ayrımı olmayacak bir milletvekili statüsü. Kürsü dokunulmazlığı dışında milletvekilleri sade yurttaş olmalıdır, yasaların önünde eşit olmalıdır” dedi.

    Haluk Koç gazetecilerin “Yarın MHP bu süreçte kapınızı çalarsa, imza istediğinde verir misiniz?” şeklindeki sorusu üzerine, “Eğer bu süreç çalışacaksa, kürsü dokunulmazlığı hariç milletvekillerinin dokunulmazlık zırhına saklanmaması gerektiğini başından itibaren söylüyoruz. Sadece kürsü dokunulmazlığı, varsa yüreğiniz gelin” şeklinde konuştu.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 11 maddelik "Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni"nin Çiçek’in kendisi tarafından değil, hükümetin atölyelerinde kaleme alındığını ifade etti.

    Çiçek, “Siz TBMM Başkanısınız, böyle naif, saf bildirileri, hükümetin kaleme aldığı bildirilerini yazarak, ‘bireysel milletvekili talebim’ diye kamuoyuna sunarsanız size iç tüzüğün 7. maddesini hatırlatırız” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında genel merkezde toplandı. CHP Sözcüsü ve Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç toplantı devam ederken düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koç, Gaziantep’teki bombalı saldırının ardından CHP heyetinin incelemeleri sonucunda yapılan tespitlerde 5 noktanın çok açık olduğunu ifade ederek, “Güvenlik boşluğu, istihbarat zaafı, koordinasyon boşluğu, operasyon yetersizliği olayın fotoğrafı bu” dedi. Olayla ilgili Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın “istihbarat zafiyeti yok” açıklamasına karşın, ‘Başbakan’a tatildeyken vekâlet eden’ AKP Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar’ın ise istihbarat zaafının olduğunu söylediğini kaydeden Koç, “Demek ki bu konuda AKP’nin içinde bir zafiyet var, zafiyet AKP’nin bünyesinde. Milletvekili ayrı konuşuyor, Başbakan Yardımcısı ayrı konuşuyor. Başbakan böyle günlerde, biraz gözyaşı döktükten sonra o ortamdan uzaklaşıyor” dedi. Arınç’a seslenen Koç, “Teröre karşı çözüm bulmak istiyorsanız emperyalist ülkelerin taşeronluğunu yapmaktan vazgeçeceksiniz. Elinize tutuşturulan senaryoları CHP’ye onaylatmaya çalışmayacaksınız” dedi.

    -“PKK’YA GAZİANTEP BOMBASI İHALESİNİ KİM VERDİ”-

    Olayın sorumlusunun PKK olduğunu söyleyen Koç, “Peki Gaziantep’te PKK o bombayı kimin ihale vermesi ile patlatmıştır? PKK’ya Gaziantep bombası ihalesini kim vermiştir? Soru açık, bunu herkesin sorması gerekir” dedi. Türkiye’nin Ortadoğu’da, Şam’da, Tahran’da, Bağdat’ta stratejik ortaklıktan artık stratejik bir tehdit unsuruna, stratejik bir düşmana dönüştüğünü ileri süren Koç, “Yani PKK yeni işverenler kazanmıştır” diye konuştu. Başbakan Erdoğan’ın bir gün güvercin, bir gün şahin olduğunu ifade eden Koç, “2011 seçimleri öncesinde PKK ile illegal görüşmelerde ‘aman şu seçimi kazasız atlatalım’ denerek bir takım talepler aldığı da o sırada konuşulanlar arasında. O zaman Başbakan güvercin. Daha sonra PKK’yı kontrol edemediği sürece, yeni işverenlerin ihaleleriyle PKK’nın iş sahası Türkiye üzerinde genişlediğinde Başbakan şahin olamaya kalkıyor. İnandırıcı değil. Başbakan pusulayı kaybetmiş vaziyette. AKP ülkeyi yönetemiyor artık” dedi. Bundan bir süre önce ‘Arap Baharı, PKK Baharı’na döndü’ dediğini anımsatan Koç, artık ortalığın yangın yerinde döndüğünü ifade etti. Koç Lübnan’da mezhep eksenli ciddi çatışmaların körüklendiğine dikkat çekerek, “Bu olayların Türkiye’ye sıçratılması için her türlü alt yapı maalesef hazırlanıyor. Giriş kapısı da Hatay” diye konuştu. Bu olayların sorumluğunun Başbakan Erdoğan’ın sırtında olduğunu söyleyen Koç, “Bu olayların vebalinin büyüğü şehit cenazelerinde gözyaşı akıtan Sayın Başbakan’a aittir” dedi.

    -30 AĞUSTOS KUTLAMALARI-

    Koç, 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları konusunda ise, 19 Mayıs Bayramı’nın artan terör olayları nedeniyle resmi törenlerden muaf tutulduğunu hatırlatarak, “Şimdi de Başkomutanımız hasta. Allah’tan acil şifalar diliyoruz, Sayın Gül’e. Başkomutanın rahatsızlığı nedeniyle 30 Ağustos resmi törenleri de sönük geçecek gibi bir izlenim alıyoruz” dedi. Koç, CHP’nin tüm örgütlerinin günün anlamını yaşatacak, o vurguyu yapacak şekilde alternatif kutlama törenleri düzenleyeceğini, bu konuda örgütlere bir de genelge gönderileceğini kaydetti.

    -ÇİÇEK’İN MUTABAKAT METNİ-

    Koç, TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 11 maddelik ‘Teröre Karşı Ulusal Mutabakat Metni’ne ilişkin ise, “Bunu Sayın Çiçek TBMM Başkanı olarak değil, bir milletvekili yayınladığını ifade ediyor. Oysa paragraflara baktığım zaman, bu sade bir milletvekilince değil bizzat yürütme organının, hükümetin atölyelerinde kaleme alındığı çok belli bir metin. Cemil Çiçek’e bu açıklama yaptırılıyor” dedi. Çiçek’in ‘bu ülkenin sorununu biz çözeceğiz’ şeklindeki açıklamalarını ise “İngilizlerin sözü var, öğleden sonra ‘günaydın’ diye” şeklinde değerlendiren Koç, kendilerinin TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırdıklarını hatırlatarak, “Bu toplantıyı kim engelledi? Siz TBMM Başkanısınız, böyle naif, saf bildirileri, hükümetin kaleme aldığı bildirilerini yazarak, ‘bireysel milletvekili talebim’ diye kamuoyuna sunarsanız size iç tüzüğün 7. maddesini hatırlatırız” dedi. 7. maddenin TBMM Başkanına gerekli hallerde TBMM’yi olağanüstü zamanlarda toplantıya çağırma yetkisi verdiğini söyleyen Koç, “Kullanın o zaman yetkinizi. Bu metni ortaya salıp böyle iyi niyet gösterisi yapmanın anlamı yok. Meclisten kaçan sizsiniz. Sorunların görüşülmemesi için muğlâk ifadelerle, terör reklamı yapılıyor gibi bir takım saçma sapan demagojilerle olayı soğutan sizsiniz. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” diye konuştu.

    -“BALYOZ DAVASINDA BAHSEDİLEN BALYOZ TÜRK MİLLETİNİN KAFASINA İNDİRİLMİŞTİR”

    Koç, Balyoz Davası konusunda ise “Balyoz Davasında bahsedilen Balyoz aslında Türk milletinin kafasına indirilmiştir” ifadelerini kullandı. Koç, “Yıllarını Türkiye’nin güvenliği için terörle mücadeleye göğüs gererek, canlarını siper ederek mücadele edenler bugün saçma sapan düzeneklerle, saçma sapan suç tertipleriyle ne yazık ki zindanlardalar. Şu çelişkiyi Türk milletinin takdirine bırakıyorum; yıllarca terörle mücadele eden bu insanlar zindanda ve İstanbul’daki Sinagog baskını bombalaması, HSBC bank bombalaması gibi türlü eylemlere girenler ellerinde otomatik tüfekleriyle Halep yollarında, teröristler yollarda. Bu ne yaman çelişki” diye konuştu.

    Koç, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün açıklamaları ile gündeme gelen ve parti içinde bazı isimlerce tartışmaya neden olan CHP’nin Kürt raporu konusunda ise, henüz böyle bir raporun ortada olmadığını söyledi. CHP’nin zaten öteden bu konuda çalışmalar yaptığını ifade eden Koç, TBMM çatısı altında bir araya gelindiğinde diğer partiler gibi kendilerinin de görüşlerini ortaya koyacaklarını belirtti. Koç, “Eli kanlı terör örgütünün nihai hedefi Türkiye’yi bölmektir, ayrılıkçı bir örgüttür. Burada saf olmamak gerekiyor. Ama bunun dışında milyonlarca Kürt yurttaşımız yine bu eli kanlı terör örgütünün rehinesi durumundadır. Onların sorunları demokrasi yoluyla meşru zeminde, meşru yerde, meşru kurumlar tarafından, uzak başkentlerde kapalı kapılar arkasında değil, siyaset kurumu tarafından TBMM’de mutlaka ele alınması gerekiyor” dedi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Demirtaştan Akla Ziyan İddia!05 Ekim 2012 Cuma 08:37
  • Vekilin İsteği Başka!05 Ekim 2012 Cuma 08:36
  • Hüseyin Çelik: Panik yapmayın!04 Ekim 2012 Perşembe 20:18
  • Hüseyin Aygünden ilginç iddia04 Ekim 2012 Perşembe 20:07
  • MHPnin Neden Evet Dediği Belli Oldu04 Ekim 2012 Perşembe 14:46
  • Muharrem İnce Meclisi birbirine kattı04 Ekim 2012 Perşembe 14:44
  • CHPli heyetten ilk açıklama03 Ekim 2012 Çarşamba 22:45
  • Seçim teklifi komisyondan geçti03 Ekim 2012 Çarşamba 21:00
  • CHPden sağduyu çağrısı03 Ekim 2012 Çarşamba 20:55
  • BDPden ilk yorum Kaplandan03 Ekim 2012 Çarşamba 20:52
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim