• BIST 96.400
  • Altın 145,076
  • Dolar 3,5740
  • Euro 4,0116

    AKP'lilere seslendi: Korkunun ecele faydası yok!

    02.05.2011 09:40
    23. dönemde milletvekili seçilen ve şu an tekrar Milliyetçi Hareket Partisi 2. Sıra Adayı olan Recep Taner’le son günlerde yaşanan tatsızlıklardan, özelleştirmelere, projelere kadar birçok konuda sohbet ettik.
    AKPlilere seslendi: Korkunun ecele faydası yok!
    AKP'lilere seslendi: Korkunun ecele faydası yok! AKP'lilere seslendi: Korkunun ecele faydası yok! AKP'lilere seslendi: Korkunun ecele faydası yok!

    AYDINPOST ÖZEL-Bir dönem milletvekilliği yaptınız. Şuan tekrar adaysınız. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Siyasetin içerisinden gelen birisiyim. Hemen hemen 35 yıldır da Aydın’da muhasebecilik yaptım. Aydın’ın esnafıyla, sanayiciyle belli bir diyalog halinde olduk. Geçen dönem 3. sıradaydım. Bu dönem 2. sıradan adayım. Ben her şeye rağmen Türkiye’de AKP’nin oluşturmak istediği baskı sindirme gibi uyguladığı politikalara rağmen Aydın’daki vatandaşımızın ismine uygun bir şekilde Aydınlık bir Aydın için çaba göstereceğine Milliyetçi Hareket Partisini 1. parti yapacaklarına inanıyorum.

    Listeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Milliyetçi Hareket Partisi listesi en iyi liste. Bugün AKP’nin listesine baktığımızda 1. sırada kendi aralarında teşkilatla bazı meseleleri olan bir arkadaşımız, sıralama belli olduktan sonra basından takip ettiğimiz kadarıyla davul zurna çaldıran bir arkadaşımız buna rağmen oldum düşüncesiyle şuanda 1. sırada. Listeye baktığımızda 1. ve 2. sıra merkez, 3. sıra Nazilli’den Gültekin Bey var ama Nazilli’de de Ahmet Ertürk var. Özellikle de tarım kesiminin gözünde Ahmet Ertürk’ün olduğunu unutmamak lazım. Ahmet Beyin yerine Gültekin Beyin gelmesi çok büyük bir sıkıntı oldu. Dolayısıyla AKP’nin şuan ki sıralamasına baktığımızda iyi bir liste olmadığını görüyoruz. CHP’nin de çok farklı değil. Bir ön seçim geçirdi. 2. sıraya merkezden biri getirildi. Önce Balbay’ın ismi gündeme geldi sonra Baydar getirildi. CHP’nin de AKP’nin tersine doğu bölgesi zayıf. CHP’nin de merkezin batısı tarafı var. Milliyetçi Hareket Partisi 1. adayı Ali Uzunırmak, Aydın’da ve Aydın dışında da biliniyor. Aydın’ın doğusundan olan bir arkadaşımız. 2. sırada ben, Aydın merkezdenim. 3. sıradaki arkadaşımız Sökenin köklü ailelerinden listeye yakışır bir olgu, bayan. Milliyetçi Hareket Partisi olarak geçtiğimiz dönemlerde de bayanlara diğerleri gibi kontenjan ayırmak yerine fiili olarak bulundurur. Ben 8 yıllık il başkanlığı dönemimin tamamında en azından 5 tane bayanla çalıştım. Geçtiğimiz dönemlerde de listemizde bayanlar vardı. Şimdiki listemizde de 2 tane bayan var. Birisi merkezden birisi Söke’den. Milliyetçi Hareket Partisi listesi kendi tabanımızın da vatandaşımızın da beklediği bir liste. En iyi listeye sahip olduğumuzu iddia ediyoruz. Bu listeyle biz Aydın’da iyi iş yaparız, düşüncesindeyiz. Geçen dönem 3 milletvekilliğini aldık. Dolayısıyla bu dönem hedefimiz 3’ün üstünde olmak durumunda. 3 hedef olmamalı. 3’ü biz Aydın’da gördük. Listelere baktığımızda bu hedefin tutacağını görebiliyoruz.

    hatice0.20110502094720.jpg

    Mehmet Erdem’in partinizi BDP’yle bir tutmasını ve selam verilmediği konusundaki polemiğe ne diyorsunuz?

    Mehmet Bey’in bu açıklaması çok talihsiz bir açıklama. Biz eli sıkılmayacak insan değiliz. Kendisinin de elini her zaman sıkıyoruz. Hatta son 23 Nisan törenlerinde kendisi elini uzattı, sıktık. Selamlaştık. Beklide o ithamından sonra elini sıkmamamız gerekiyordu ama biz o nezaketsizliği yapmadık. Mehmet Erdem’in orda getirmek istediği nokta, MHP ve BDP ile irtibat kurmak. Buna girmemesi lazım. Neden? Çünkü bu ülkede BDP’lilerin temsil ettiği fikrin bu hale gelmesindeki en büyük sebep Erdem’in mensubu bulunduğu partinin uyguladığı politikalardır. Bu ülkede Habur rezaletini, PKK’nın yaptığı olayları hiç kimse unutmadı daha. 1999–2002 yıllarında yapılan mitinglerde, toplantılarda bir tane PKK bayrağı asılıyor muydu? Ama bugün her toplantıda her gösteride onlar açılmakta. Mehmet Erdem’in bu konuşması sanırım Ağaçlı’daki olayların olduğu zamana denk geldi. Orda yaşanan olayları MHP’lilerle BDP’lilerin bir kavgası haline getirmeye çalıştı. Orada yaşanan gerçek bu değildi. Orada yaşanan bağımsız aday ve yanındaki zihniyetin vatandaşa saldırısıydı. Oradaki saldırı Türk Bayrağına ve vatandaşımıza yapılan saldırıydı. Erdem’in BDP’yi kınamasını beklerdim. Ama halen Mehmet Erdem’in ve partisinin zihniyeti halen BDP’den PKK’dan ve yandaşlarından oy alabilir miyiz zihniyetidir. Milliyetçi Halk Partisi olarak bizim Kürtlerle bir sorunumuz yok. Yönetim kurulu üyelerimiz arasında Kürt kökenli arkadaşlarımız vardı. Kürtlerin içindeki bölücülerden ayrılması gerekir. AKP, bölücülük sorununu Kürt sorununa çevirdi. Bölücülük sorununu siz Kürt sorunu haline getirirseniz bu noktaya gelinir işte. Bugün herkesin kökenine inildiğinde farklı şeyler çıkabilir. Bu yüzden çok fazla etnik kökenlere girmemek lazım. Erdem’in bu çıkışları puan getirmez daha da vatandaşın gözünde zor durumda bırakır. Ayrıca Bozdoğan ziyaretinde de karşılaştık, tokalaştık. Ama kamuoyuna böyle bir imaj yansıtmak isterlerse zararını kendileri görürler. Çünkü ayrıştırmanın bu memlekete fayda değil, zarar getireceğini bilmeleri lazım.

    Son günlerde AKP-MHP arasında yaşanan bozkurt-çakal polemiğini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Başbakanın dediği eşrefi-mahlûk sözü çok kötü. O güne baktığımızda 23 Nisan’dı. Mustafa Kemal Atatürk için, O Bir Bozkurt dediği kitap var. Mustafa Kemal Atatürk’ün masasında Bozkurt heykeli vardı. Şuanda halen bir petrol şirketimizin ambleminde bozkurt var. Geçmişte izci olan çocuklar yavrukurttu. Yani bozkurt Türklüğün sembolüdür. Sayın başbakan sanırım bozkurdun ne anlama geldiğinin farkında değil. Kendisi bozkurtlarla sadece oy almak için çıkıp gözyaşı döküyor ama samimi düşüncelerini de yeri geldiğinde ağzından kaçırıyor. Bugüne kadar ki yaptığı konuşmalar aslında gerçek zihniyetini ortaya koymaktadır.

    Şimdiye kadarki konuşmalarımızdan da yola çıkarak; AKP sizce niye MHP ile çok fazla polemik içerisinde?

    Milliyetçi Hareket Partisi alternatif olarak gözüküyor. Türkiye’deki siyasi yapı belli. Türkiye’de yüzde 30 civarında sol oy var. Yüzde 30’luk solun karşısında yüzde 70’lik sağ oy seçmen kitlesi olduğundan dolayı Sayın Başbakan alternatifin sağdan çıkacağını ve şuanda da sağda en güçlü partinin Milliyetçi Hareket Partisi olduğunu görmekte. Ve partimizin tüm sözlerinin arkasında durduğunu bildiği için, bu dönem yapılan yanlışların hesabı soracağımız için Sayın Başbakan gelecekteki iktidar dönemimizle ilgili endişe duymaktadır. Milliyetçi Hareket Partisini nasıl zorda bırakabilirim düşüncesindeler. Türk milleti gerçekleri görmüştür, AKP’nin bu saatten sonra söyleyecek sözü kalmamıştır. Yarınlarla ilgili olarak kendi endişesinden dolayı Milliyetçi Hareket Partisini rakip olarak gördüğünden saldırmakta. Dün burslu okurken çocukları bugün gemi sahibi olmalarının ve ya bir başka çocuğunun Türkiye’nin en büyük pırlanta ithalatçısı bir firmaya ortak olmasının arkasından Türkiye’de ekmekten, giyime kadar her şeyde KDV varken orda KDV’nin kaldırılmasının hesabının sorulacağını bildiğinden bizle uğraşmakta. Ama korkunun ecele faydası yok.

    KDV’lerden de bahsetmişken çok fazla özelleştirme oldu. Sizce özelleştirmelerin sayısının fazlaca olması sıkıntı mı?

    Özelleştirmeler yapılmalı evet. AKP döneminde yapılanlar özelleştirme değil. Kendi yandaşlarına peşkeş çekildi. Petkim’de yaşanan mahkeme kararıyla ortaya çıkan gerçekler, telekomun, Kuşadası’nın ve diğer yerlerin ihalelerin oluş sürecinde yaşadıklarımıza baktığımızda gerçekten özelleştirme değil, bir yerlere peşkeş çekildiğini, yandaşlık yapıldığını görmekteyiz.  Bugüne kadar ki DYP, DSP, Anavatan, CHP bunlar partiydi. Vatandaşa hizmet etmeye yönelik siyaset uyguladılar. AKP öyle değil. Adeta dışarıda kurgulanmış, bugüne kadar çıkardığı politikalara uyguladıklarına ve gündeme getirdiği meselelerin özüne baktığımızda yüzde 99’unun Türk milleti için olmadığını görüyoruz. Ya yandaşlarını kayırmak için yapılan faaliyetler olduğunu ve ya ABD’nin istediğini yerine getirmek için yapılan çalışmalar olduğunu görmekteyiz.

    Her seçim döneminde olduğu gibi bu dönemde bir sürü projeler anlatılıyor? Özellikle jeotermal ve üniversite konularında. Siz ne düşünüyorsunuz?

    Millet konuşuyor ama, benim o konuda icraatım var. 2009’da ADÜ ile de görüştüm. Nazilli’ye Sümer üniversitesinin kurulması için Kanun teklifinde bulundum. Şu anda mecliste kanun teklifim duruyor. Yani arkadaşlarımız bunları yeni düşünüyorken, ben bunun icraatını yapmış biriyim. Ayrıca jeotermal konusunda da değerlendiriliyor. Ama değerlendirmeye baktığımızda işletilen jeotermallerin hangisi Aydınlı’nın elinde? Şu anda belediyemiz kullanamıyor. Öncelikle belediyelere bu hak verilmeli. Jeotermal elektrikte kullanıldıktan sonra seracılıkta ve ısıtma kullanılmalı. Doğalgaza karşı değiliz. Evet, gelmeli. Sanayide olmalı ama ev ısıtmalarında Aydın’da ihtiyaç yok. Türkiye’nin en büyük jeotermal kaynaklarına sahip olan bir bölgede ev ısıtmasında doğalgazı düşünmek Aydın için bir ayıptır.

    Türkiye’de Aydın gibi bir ikinci şehir yok. Her ilçesinde bir tarihi yer var. Bugün çok fazla gündeme gelmese de Tralleis antik kenti Aydın için bir nimet. Dağ, yayla, kış, deniz turizmiyle değerlendirmeliyiz. Çünkü turizm olmazsa olmazımız.

    AKP’nin uyguladığı politikalar tarımı bitirdi. Dün kendi ürettiğimizle, kendimize yetiyorduk. Bugün durum farklı. Angus ithal eder hale geldik. Hükümetin çok büyük bir hatası oldu. Yandaş medya tarafından üstü kapatıldı. Kurbanlık anguslar ithal edildi. O kurbanlık anguslar Başbakanın ve Bakanların açıklamalarından sonra alındı, kurban edildi. O anguslar kurban eti olarak kullanıldı. Fakat daha sonra da açıklama oldu. İç organlarının ve kellesinin yenmemesi konusunda. Şimdi bunları yiyen, kullanan vatandaşlar ne hale gelecekler, hiç düşünülmedi. Türkiye’de tarıma, hayvancılığa destek vermezsen, dışarıyı bağımlı hale getirirsen, arkasından televizyonlarda ahkâm keseceksin böyle bir şey yok! Bu 8 yıllık dönem kendilerinin aleyhinedir, bunu da biliyorlar zaten. Başbakanımız, ihracatı hep söyler ama ithalatı hiç duyamazsınız. AKP tarımda, hayvancılıkta sıkıntılı süreç yaşattı.

    Çine barajıyla ilgili olarak da vatandaşın hatırlaması lazım. Barajla ilgili yapılan çalışmalarda Milliyetçi Hareket Partisinin içinde bulunduğu 57.hükümet döneminde başlatıldı. Sayın başbakan orda sıfırdan bir baraj başlamadı. Gelir gelmez de ödenek vermediler oraya. Daha sonradan tamamlandı. Başkada yaptıkları bir şey yok. Ana gayeleri Aydın’a hizmet etmek değil. Öyle olmuş olsa Denizli’de hükümetin desteğiyle yapılan yatırımları hep beraber görmekteyiz. Denizli Belediyesi, AKP’li belediye. İş, Aydın olduğu zaman maalesef bu destekleri bulamamaktayız. Atatürk’ün çok sevdiğim bir sözü var:

    Çalışmadan

    Yorulmadan

    Üretmeden

    Rahat Yaşamak

    İsteyen Toplumlar

    Önce Haysiyetlerini

    Sonra Hürriyetlerini

    Ve Daha Sonra Da

    İstiklal Ve İstikballerini

    Kaybetmeye

    Mahkûmdurlar.

    Türkiye bu noktaya geliyor. Üretmeden tüketen bir toplum haline geldik. Sadaka kültürüyle vatandaşlar üretmeden, tüketme haline getiriliyor. Türkiye’de üretimin desteklenilmesi lazım. Milliyetçi Hareket Partisinin ana konusu üretimdir. Türkiye’nin olmazsa olmazı üretimdir.  Üretim olduğunda artığında, birçok sorunun çözüleceğini biliyoruz.

    Recep Taner’in son olarak, Aydın’daki vatandaşlara söylemek istediği nedir?

    Aydınlı hemşerilerimiz 2007 seçimlerinde Recep Taner olarak şahsıma bir teveccüh gösterdiler. Her fırsatta da bunu kendilerine söyledim. Aydın siyasetini de bir şekilde değiştirdiğimi düşünüyorum. Geçmişte seçim döneminde arkadaşlarımız biraz vatandaşın arasına çıkarken, ben her dem sanayide, çarşıda, pazarda, köyde hep vatandaşın arasında oldum. Vatandaşla beraber olmaya da devam edeceğim. Çünkü vatandaşlarımız milletvekili seçiyor. Milletimizin vekilleri, milletiyle olan bağlarını koparmamalılar. Ben 11 yıldır aynı numarayı kullanıyorum. Milletvekili seçilen arkadaşlarımızın birçoğu seçildiklerinin ertesi günü telefon numaralarını değiştiriyorlar. Geceli, gündüzlü 24 saat telefonum açıktır. İstedikleri zaman ulaşabilirler. Biz vatandaşla bağımızı koparmadan vatandaşın arasında olduk. Aydınla ilgili mecliste de meseleleri her zaman gündeme getirmeye çalıştım. Hep bir gayret içinde oldum, bundan sonra da olmaya devam ederiz. Bana oy veren insanları pişman etmediğimi düşünüyorum. Önümüzdeki dönemde de destek bekliyorum. Çünkü Aydın’da ‘Recep Taner’lerin artması lazım. Temennimiz, Milliyetçi Hareket Partisinin Aydın’da ve Türkiye’de 1. parti olması. Aydın ile ilgili bir tereddüttüm de yok zaten.

    dsc_0066.jpg

    Röportaj: Hatice Karaaraslan

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yorumlar
    Diğer Haberler
  • İşte kırmızı HTC U 1106 Mayıs 2017 Cumartesi 18:15
  • Gmail'e telefondan girenler dikkat!06 Mayıs 2017 Cumartesi 17:10
  • WhatsApp'a erişim sağlanamıyor!03 Mayıs 2017 Çarşamba 23:44
  • Turkcell’e Ar-Ge ve istihdam için özel ödül30 Nisan 2017 Pazar 19:57
  • Instagram'a erişim sağlanamıyor24 Nisan 2017 Pazartesi 21:13
  • Oto farelerinin “jammer” oyunu09 Nisan 2017 Pazar 10:11
  • iPhone 8 ertelenebilir08 Nisan 2017 Cumartesi 23:45
  • Adil Kullanım Kotası hızında değişiklik08 Nisan 2017 Cumartesi 15:29
  • Geçen yıl 12,5 milyon akıllı telefon satıldı04 Nisan 2017 Salı 21:15
  • Whatsapp kullanıcıları artık bu işlemi yapabilecek04 Nisan 2017 Salı 19:54
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim