• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209

    Ailemle Somali'ye gidiyorum

    11.08.2011 07:49
    Başbakan Erdoğan, yüzbinlerce insanın açlık ve susuzluk yüzünden ölümle pençeleştiği Somali'ye gideceğini açıkladı.
    Ailemle Somaliye gidiyorum
    Ailemle Somali'ye gidiyorum Ailemle Somali'ye gidiyorum Ailemle Somali'ye gidiyorum

     

     
    "Ben ve Dışişleri Bakanım ailece Somali'ye gideceğiz. Oradaki durumu yerinde bizler de inceleme fırsatı bulacağız" diyen Erdoğan, dünyanın duyarsızlığını da her zeminde sorgulayacaklarını söyledi.
     
    Başbakan Erdoğan, açlık ve felaketle pençeleşen Somali'ye gideceğini açıkladı. Dünyanın duyarsızlığını her zeminde sorgulayacakların ifade eden Erdoğan, "Ben ve Dışişleri Bakanım da ailece Somali'ye gideceğiz. Oradaki durumu yerinde bizler de inceleme fırsatı bulacağız" dedi.
     
    AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Erdoğan, başta Somali olmak üzere Afrika'nın önemli kısmında açlık ve kıtlık felaketi yaşandığını, yüz binlerce insanın açlık ve susuzluk yüzünden ölümle pençeleştiğini hatırlattı."Dünya nerede? Gelişmiş ülkeler nerede? Ellerini uzatıyorlar mı?" sorusunu yönelten Erdoğan, sözlerini "Hayır. Onlar hâlâ bu süreç devam etmek suretiyle, ellerindeki imkanların kendilerine sağlayacağı yüksek rantların hesabını yapıyorlar. İnsanlığın bütün dikkatiyle odaklanması ve çare bulması gereken asıl mesele budur" diye sürdürdü.
     
    HER ZEMİNDE SORGULAYACAĞIZ
     
    Afrika'daki kıtlığın bir insanlık ve dünya meselesi olduğunu, çarenin de bu büyüklükte aranması gerektiğini vurgulayan Erdoğan şu mesajları verdi: "Asırlar boyu Afrika'nın kaynaklarını talan edenler şimdi vicdanları sükut etmiş olarak faciayı, felaketi sadece seyrediyorlar. Uluslararası toplum her gün ölüme yürüyen bu masum çocukları kurtarmak için güç birliği yapmayacaksa ne zaman yapacak? Dünyanın bu kanayan yaraya duyarsızlığı bizim için asla kabul edilebilir değildir. Bunu her zeminde sorgulayacağız."
     
    SEYİRCİ KALAMAYIZ
     
    "Bizim milletimiz şu mübarek ayda, şu gelişmeler karşısında oturduğu her iftar sofrasında bu acıyı inanıyorum ki vicdanında hissediyor. Bizim ne millet ne devlet olarak bu acı insanlık manzarasına seyirci kalmamız asla mümkün değildir. Bu çerçevede gerek kamu gerek sivil bütün kurum ve kuruluşlarımızla yardım seferberliği başlatmış bulunuyoruz. Diyanet İşleri Başkanlığı, TİKA, Kızılay ve sivil toplum kuruluşları hep birlikte Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ riyasetinde yürütüyor. TİKA Başkanım şu anda orada. Ben ve Dışişleri Bakanım da ailece Somali'ye gideceğiz. Oradaki durumu yerinde bizler de inceleme fırsatı bulacağız."
     
    ALLAH RAZI OLSUN
     
    "Türkiye'den gönderilen yardımları taşıyan kargo uçağı Somali'ye indiği sırada Somaliler secdeye kapanıp, 'Türkiye geldi' dediler. Afrika'ya yardımların kararlılıkla devam etti-rilmesi gerekir. Biz kimse yokmuş gibi Afrika'da olacağız. Acaba birileri gelir mi gelmez mi, bunu düşünemeyiz. Elimizdeki imkanları bu kardeşlerimizle paylaşmaya devam edeceğiz. Hamiyetperver milletimiz bu kampanyalara katılıyor, insani görevini yerine getiriyor. Bu sadece Ramazan ayıyla çözülecek bir iş değil. Bunu Ramazan ayından sonra da devam ettirmemiz şart. Afrika'da bir iftar, bir sahur sofrası açan vatandaşlarımızdan Allah razı olsun. Bu fedakarlıklar, yardımlar çilekeş kardeşlerimizin derdine deva olacak, bu örnek yardımlar dünyayı da harekete geçirecektir."
     
    BM GENEL KURULU'NDA ANLATACAK
     
    "Artık, bir ülkenin kendini yaşadığı bölgenin sorunlarından ayrı düşünmesi imkanı yok. Bundan siyaseten kaçınsanız bile, vicdanen kaçınamıyorsunuz. Onun içindir ki hepimiz, hem ülkemizin tüm meseleleriyle çok yönlü ve çok boyutlu olarak ilgileneceğiz hem de komşularımızda, bölgemizde, dünyamızda ne oluyor buna dikkat kesileceğiz. Biz, Türkiye için daha da gerekli bir hassasiyet... Türkiye, yani şunu bilmemiz lazım, ülkemiz artık sözü dinlenen, meselelere katkı sağlayan, barışın ve esenliğin teminatı misyonuyla donanmış bir dünya ülkesi, bir lider ülke. Eylül ayındaki BM Genel Kurulu'nda da bu meseleleri en geniş anlamda ele almak suretiyle dile getireceğim."
     
    KUTLAMADA HAVAİ FİŞEK YOK
     
    Başbakan Erdoğan, 14 Ağustos 2011 Pazar gününün kendileri için çok önemli olduğunu belirterek, AK Parti'nin 10. yılını 81 ilde kutlayacaklarını söyledi. Erdoğan, "Gerek genel başkan yardımcılarımız, gerek bakan arkadaşlarımız her ilde sorumlu olarak gidecekler ve orada partimizin bu 10 yıllık serüvenini dile getirmek suretiyle iftar sofralarına katılanlara, oradaki halkımıza hitap etme fırsatını inşallah bulacaklar" diye konuştu. Kutlamalarda 'asla hava fişek vs kullanmak yok' diyen Erdoğan, 10. yıl kutlamaların mütevazi olacağını, sadece iftar sofrasında bir araya gelineceğini ve kültürel etkinliklerin yapılacağını söyledi.
     
    Ramazan'da bile durmuyorlar
     
    Özellikle Ramazan ayında Türkiye'nin yanı başında yaşanan acıların yürekleri yaktığını vurgulayan Erdoğan, "Biz öyle bir medeniyetin mensuplarıyız ki cahiliye döneminde bile üç ayları kendileri için vuruşmak, savaşmak noktasında haram aylar olarak kılan bir anlayış var ve bu anlayış hep devam edegelmiş. Şimdi düşünebiliyor musunuz? Yanıbaşımızda şu mübarek Ramazan ayında bakıyorsunuz kardeş kardeşi vuruyor ve devlet kendi vatandaşına, kendi insanına tank, top, silah doğrultmak suretiyle insanlar öldürülüyor" dedi. Erdoğan, PKK'nın son günlerdeki saldırılarına da dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: "Orada bu oluyor da bizde olmuyor mu? Bizde tam tersi oluyor. Bizde de bölücü terör örgütü işte böyle bir ayın içerisinde bile durmuyor ve bakıyorsunuz caddede yürüyen bir güvenlik görevlimizi geliyor ensesinden vuruyor, diğer güvenlik görevlimizi geliyor aynı şekilde vuruyor, diğerini geliyor aynı şekilde vuruyor ve bütün bunlarla beraber utanmadan, sıkılmadan hala bunların siyasi uzantıları da 'özgürlük' diyor, 'barış' diyor. Nerede bunun özgürlük, nerede bunun barış anlayışı?"
     
    Başbakanım ziyareti etti hala şoktayım
     
    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı, önceki gün iftar vakti Sancaktepe'deki evinde konuk eden Ayşe Polat, Erdoğan'ı karşısında görünce çok şaşırdığını, sofrada bulunan yemeklerle oruçlarını açtıklarını söyledi. Ziyaretin ayrıntılarını anlatan 48 yaşındaki Ayşe Polat, beş ay önce eşini mide kanserinden kaybettiğini söyledi. 16 yaşındaki kızı Şeyma ile iftarda yemeğe oturdukları sırada kapının çalındığını ve karşılarında Başbakan Erdoğan'ı görünce çok şaşırdıklarını ifade eden Polat, "Şok olduk, inan ki şok olduk. Hep beraber Allah ne verdiyse oturduk yedik, yavan, yağlı demedik. Neye uğradığımı bilemedim. Şoku atlatamıyoruz inan ki üstümüzden' sözleriyle duygularını dile getirdi. Polat, Erdoğan'a 'Beni şu gecekondudan kurtarın' dediğini, Erdoğan'ın da 'Yakında o da olacak' yanıtını verdiğini aktardı.
     
    Başbakan Erdoğan, iftar sonrası evinde ziyaret ettiği 41 yaşındaki Salih Yazan da çektikleri geçim sıkıntısını, ev konusundaki mağduriyetlerini ve çocuklarının okul durumunu Erdoğan'a ilettiklerini, Başbakan'ın da ilgilenilmesi konusunda yetkilileri uyardığını ve kendilerine yardımda bulunulduğunu dile getirdi. Başbakan Erdoğan mahallelilerle konuştuğu sırada evine davet eden ev hanımı Muazzez Akbal da şunları söyledi: 'Sağolsun beni kırmadı. Kahvemi içti, namazını kıldı. Oturduk, sohbet ettik. Çocuğuma iş konusunda konuşmak istedim. O da kırmadı, söz verdi. Çok memnun oldum. Oğlumu işe koyarsa da koymazsa da Allah razı olsun.'
     
    Şifa bulmaz bir cehalet
     
    Davutoğlu'nun Suriye'ye ABD'nin isteği üzerine gittiğini savunan Kılıçdaroğlu'na Başbakan Erdoğan'dan sert tepki geldi: "Bir büyük gafletin değilse şifa bulmaz bir cehaletin ilanı değil midir?"
     
    Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu'nun Suriye temaslarını "ABD'nin mesajlarını götürdü" diye yorumlayan Kılıçdaroğlu'nu ağır bir dille eleştirdi. "Biz kendimiz için istediğimizi, komşumuz için de isteriz" diyen Erdoğan şunları söyledi: "Biz komşularımızla özellikle düşmanlıkta bir sıfırlama sürecini konuşurken, bakıyorsunuz muhalefet artık 'sıfır filan kalmadı' gibi laflar ediyor. Adeta horon tepiyor, böyle bir noktadalar. Biz barış istiyoruz, biz daha fazla özgürlük istiyoruz. Biz daha fazla adalet diyoruz. Biz kardeş kanı akmasın, gözyaşları dinsin istiyoruz. Devlet tecrübemizi, demokrasi tecrübemizi dost ve kardeşlerimizle açıkça paylaşmayı esas alıyoruz."
     
    ROMANTİZM DİYE YAFTALIYORLAR
     
    "Komşumuzla olan olayda 'bir iç meselemiz' olarak gördüğümüzü ifade etmekten rahatsız olanlar da olabilir, 'iç meselemiz olarak görüyoruz' derken, kardeşliğimizin bir gereği, aramızda geliştirdiğimiz aile hukukunun gereği olarak, aramızda akrabalık bağlarının olduğunu bilerek söylüyoruz. Aramızdaki 910 kilometrelik sınır sebebiyle bunları söylüyoruz. Vizeleri kaldırma ferasetini gösterecek kadar kardeşlik bağlarını güçlendirmiş bir ülke olarak söylüyoruz. Fakat gel gör ki Türkiye'nin onurunu yaralamak pahasına 'Suriye'den bize ne' diyorlar. Kim? Ülkemizin içindeki siyasetçiler. İnsanlığın vicdanı adına yapılan uyarıyı 'romantizm' olarak yaftalıyorlar ve bu gaflet cümlesini Dışişleri Bakanı Şam'da Suriye Cumhurbaşkanı Esad ile görüşme halindeyken söylüyorlar. Yazıklar olsun."
     
    ŞİKAYET EDİP ALÇALDINIZ
     
    "Kardeş Suriye'ye Dışişleri Bakanımız'ın götürdüğü mesaj, bizim bu mesajımızdır. Dışişleri Bakanımız bölge hakkındaki projeksiyonumuzu açıkça komşu bir ülkenin cumhurbaşkanına iletirken bakanımızın oraya 'Türkiye'nin mesajını değil de başka bir ülkenin mesajını götürdüğünü' iddia etmek, bir büyük gafletin değilse şifa bulmaz bir cehaletin ilanı değil midir? Ülkenin iktidarını İsrail'e şikayet edecek kadar, Sosyalist Enternasyonel'e şikayet edecek kadar alçaldılar. Sanıyorlar ki AK Parti iktidarı da bunu yapar. AK Parti iktidarı yapmaz, AK Parti iktidarında milletin iradesi, milletin söylemi var. Biz bu söylemi gittiğimiz her yere taşıdık, taşıyoruz, taşıyacağız."
     
    TANKLARIN HAMA'DAN ÇIKMASI ÖNEMLİ
     
    Davutoğlu'nun illettiği mesaj net olduğunu ifade eden Erdoğan, akan kanın durdurulmasını, sivil halka ve göstericilere karşı her türlü şiddete ve güç kullanımına bir an önce son verilmesini istediklerini söyledi. Bugün aldıkları bir haberle Türk büyükelçisinin Hama'ya gittiğini bildiren Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Hama'dan tankların çıkmaya başladığını söylediler. Bu da bizim girişimimizin olumlu netice vermesi bakımından önemli. Temenni ederiz ki; 10-15 gün içinde bunlar tamamıyla gerçekleşsin ve Suriye'de artık reform sürecine yönelik adımlar atılsın. Yapılmak istenen bu."
     
    yenişafak
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim