• BIST 82.976
  • Altın 146,876
  • Dolar 3,7951
  • Euro 4,0443

    ADÜ Öğretim Üyesi 'Yeni Mavi Tarım'ı yazdı

    18.06.2014 12:50
    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Çoban’ın balık çiftçiliklerini konu olan “Yeni Mavi Tarım” konulu makalesi National Geographic Türkiye’de yayınlandı.
    ADÜ Öğretim Üyesi 'Yeni Mavi Tarım'ı yazdı
    ADÜ Öğretim Üyesi 'Yeni Mavi Tarım'ı yazdı ADÜ Öğretim Üyesi 'Yeni Mavi Tarım'ı yazdı ADÜ Öğretim Üyesi 'Yeni Mavi Tarım'ı yazdı

    Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Ziraat Fakültesi Su Ürünleri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Deniz Çoban, National Geographic Türkiye Dergisi’nin daveti üzerine derginin Haziran sayısında makale kaleme aldı. Doç. Dr. Deniz Çoban “Yeni Mavi Tarım” başlığıyla yayınlanan makalesinde, denizlerimizdeki balık çiftliklerinin ülkemizdeki son durumunu aktardı.

    Balık çiftliklerinin bir dönem çevreciler, berrak kıyılarda tatil yapmaya gelenler ve turizmciler için bir tehlike olarak algılandığını anımsatan Doç. Dr. Deniz Çoban, “Peki şimdi balık çiftliklerinde neler oluyor? Bodrum'a yolu düşenler uzakta denizin üstünde sıralanmış yüzen dairelerin balık çiftlikleri olduğunu bilirler. Karaburun Yarımadası'nda da aynı manzaradan söz etmek mümkün. Bu çiftlikler, bacasız bir ekonominin ve insanoğlu için hayvansal protein gereksiniminin en önemli kaynakları. Literatürde, deniz ekosistemlerine etkisiyle tartışmalı bir yere sahip olsalar da doğa üzerindeki av baskısının azaltılmasını sağlayan ve düşük ekonomik değere sahip denizel alanları ekonomiye kazandırmak için kullanılan sahalar olarak biliniyorlar” dedi.
    Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) ve Türkiye İstatistik Kurumu'na (TÜİK) göre su ürünleri yetiştiriciliği sektörünün dünyada ve Türkiye'de hızla büyüyen tarım sektörlerinin başında geldiğine işaret eden Çoban, “Öyle ki dünyada 1970'li yıllardan günümüze kadar yüzde 8,9'luk büyüme sergileyen sektör, hayvansal protein kaynağının başında yer alan kırmızı et üretim sektörünü bile geride bırakıyor. Yetiştiricilik temelli su ürünleri tüketimi 1970'li yıllarda 0,7 kilogram iken, bugün dünyada bu rakam 10 kilogram civarına ulaşıyor. Birçok kaynak, yetiştiricilikteki bu artışın en büyük nedenini denizel stokların azalması sonucu avcılığın giderek düşmesi olarak görüyor. Türkiye, coğrafi konumu itibariyle su ürünleri potansiyeli yüksek bir ülke. Alabalık ile başlayıp çipura ve levrekle devam eden, bugünse 10 tür deniz balığını, 3 tür iç su balığını ticari olarak üreten Türkiye'deki yetiştiricilik sektörünün Avrupa'da söz sahibi olduğu söylenebilir. Kültür balıkçılığı sektörü, ABD'den Japonya'ya başta AB ülkeleri olmak üzere hemen hemen her ülkeye taze veya işlenmiş balık gönderir durumda. Ve hatta bugün Türkiye'den AB'ye sorunsuz olarak gönderilen tek hayvansal ürün balık” diye konuştu.

    BALIK ÜRETİMİ YAPAN TÜRKİYE, TÜKETMİYOR
    Türkiye’nin balık tüketimi hakkında da bilgiler veren Çoban, “Dünya ortalaması 16,4 kilogram, Avrupa ortalaması 20,8 kilogram iken Türkiye'de kişi başı balık tüketimi 7 kilogram. Bu rakam 8,3 kilogram olan Afrika'nın bile altında. Avrupa'da tüketilen her üç balıktan birinin Türkiye'den gidiyor olmasına karşın biz çok fazla balık tüketmiyoruz. Üretim, deniz balıklarında daha çok Muğla, İzmir ve Aydın illerinde ağırlıklı olarak yapılıyor. Turizm sektörünün de bu illerde gelişmiş olması ve başta yazlıklar olmak üzere ikincil konutların da bu bölgelerde bulunması zaman zaman üretim sektörü, bölge halkı ve diğer sektörler arasında tartışmalara neden oluyor” şeklinde konuştu.

    Sektörler arasında çatışmayı engellemek için düzenlemeler yapıldığına işaret eden Çoban, yazısını şöyle tamamladı: “Günümüzde, denizlerde balık çiftliği kurmak için başta Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı gibi bakanlıkların almış olduğu kararlar uygulanıyor. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın 2007 yılında yayımladığı ‘Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’, kafeslerde deniz balığı yetiştiricilik sektörünün sınırlarını kesin bir şekilde çiziyor. Bu tebliğde, ‘Derinlik 30 metreden fazla, kıyıdan uzaklık en az 0,6 deniz milive akıntı hızı 0,1 m/sn'den fazla olmalıdır’ şeklinde çerçeve bildiriliyor. Tebliğin çizdiği bu çerçeve, çevreci bir anlayış sergileyen ve denizlerimizi kullanan 50 civarındaki sektörden biri için koruyucu, kollayıcı bir yaklaşım olarak kabul görüyor. Yasal olarak izinleri alınmış ve üretim yapan tesisleri de kapsayan bu tebliğe göre tüm deniz balığı kafes işletmeleri açık denize taşındı. Günümüzde 350 civarında deniz balığı tesisi Ege, Akdeniz ve Karadeniz kıyı şeridinde bu tebliğe uygun olarak üretim yapıyor”

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim