• BIST 75.144
  • Altın 130,433
  • Dolar 3,4622
  • Euro 3,7164

    ADD Aydın Kubilay'ı andı

    23.12.2011 15:01
    ADD Aydın Kubilayı andı
    Atatürkçü Düşünce Derneği Aydın Şubesi, Menemen Olayı ve M. Fehmi Kubilay'ın Katledilişinin 81. Yıldönümü nedeniyle bir basın toplantısı düzenledi.
    ADD Aydın Kubilay'ı andı ADD Aydın Kubilay'ı andı ADD Aydın Kubilay'ı andı

    Yapılan açıklamada,  ADD Aydın Şubesi Yazmanı Kamil Koşaner, "Türk Ulusu, özgür bir ülkede, bağımsız yaşabilmek için, dünyada çok az ulusun gösterebileceği özverileri göstermiş, bu yolda büyük başarı ve mutluklar, coşkular yaşadığı gibi anlatılması olanaksız acılar da çekmiştir. Başarı ve mutlulukları anmak, ulusun bu coşkuyu yaşatması, gelecek kuşaklara aktarması için kutlamalar yapmak, bu kutlamaları bayramlara çevirmek her zerresiyle hakkıdır. Ancak yaşadığı acıların da anılması, onların bir daha yaşanmamasının sağlanması açısından son derece önemlidir. Çünkü tarihinde yaşadığı acıların nedenlerini anlamayan ve yeniden yaşanmaması için gerekli bilince ulaşmayan uluslar, bu acıların kat kat fazlasını yaşamak zorunda kalırlar. Cumhuriyetimizin, ulusça nasıl acılar yaşanarak, hangi özverilere katlanılarak kazanıldığı çok iyi bilinmelidir. Eğitimimizin en önde gelen amaçlarından biri, ‘gelecek kuşaklara Cumhuriyetin nasıl kazanıldığını kavratmak’ olduğu kadar, ‘Cumhuriyete karşı girişilen yıkım eylemlerinin nedenlerini ve kaynaklarını’ da kavratmak olmalıdır.

    Değerli Aydınlılar,

    Kurtuluş Savaşımızla ülkemizden kovulan emperyalizm, bu yenilgisini hiçbir zaman unutmamış, eline geçirdiği en küçük olanağı değerlendirerek yıkım hareketleri, başkaldırılar düzenlemekten geri durmamıştır. Cumhuriyetimizin daha ilk yıllarında, özellikle Doğu bölgelerimizde halkı kışkırtarak, işbirlikçiler bulup besleyerek isyanlar başlatmış, ancak Cumhuriyetin kararlılığı karşısında bu isyanlar sonuçsuz kalmıştır. Doğu bölgelerinden doyurucu bir sonuç alınamayacağını anlayan emperyalist güçler, isyan ateşini bu kez, emperyalist işgalin en ağırını, en acımasızını yaşamış batı bölgelerimizi karıştırmak, böylece Cumhuriyetimizi en güçlü olduğunu var saydıkları noktalarda yıkmak istemiştir. Bu amaçla, ülkemizin en batı noktalarından birine, Menemen’e yönelmişler ve Cumhuriyete burada darbe indirmek istemişlerdir.

    23 Aralık 1930’da, yanına kendisi gibi birkaç zavallı daha bulan ve kendini ‘mehdi’ sayan Derviş Mehmet adındaki dinci yobaz, Menemen’e gelerek, ‘Cumhuriyetin bir şeytan rejimi olduğunu, şeriatı yeniden kurmak için tüm inananları yeşil bayrak altında toplanmaya çağırdığını, Sultan Abdülaziz’in Müslüman ordusunun hemen arkalarında olduğunu’ söyleyerek halkı kendilerine katılmaya ve Cumhuriyete başkaldırmaya çağırmıştır. Kendisine ‘yaptığının yanlış olduğunu ve dağılmalarını’ söyleyen Asteğmen öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı dinlemeyerek eylemini sürdürmüş, elindeki tabanca ile Kubilay’ı yaralamış, daha sonra yaralı olarak ele geçirdiği Kubilay’ın başını bağ bıçağı ile keserek bir sırığın tepesine bağlamış, bu sırada da ‘kan içmek Müslümanlar için haramdır, ama bu bir din düşmanıdır, bunun kanının içilmesi helaldir’ diyerek Kubilay’ın kanını içmiş ve yanındakilere de içirmiştir. Silah seslerine koşan iki bekçi Hasan ve Şevki’yi de şehit eden gerici gürühundan bazıları, daha sonra yetişen askerlerin ateşiyle layıklarını bulurken, o an ve daha sonra yakalananlar Cumhuriyetin adaletinin çelik pençesinde hak ettikleri cezalara çarptırılmışlardır.

    Menemen olayında asıl acı olan, işgalin en derin acılarını yaşamış Menemen halkının sessiz kalışı, sessiz kalarak bu gerici kalkışmaya ortam yaratmasıdır. Menemen halkının bu sessizliği, Cumhuriyetin kurucusunu Menemen’i ‘lanetlenmiş kent’ ilan edilmesi isteğine kadar götürmüştür. Derviş Mehmet’in bağlantıları incelendiğinde arkasından yine emperyalist odaklar olduğu görülmüştür.

    Değerli Atatürkçüler,

    Menemen olayını sadece 1930’da gerçekleşip sonuçlanmış ve kapanmış bir olay olarak görmek hem tarihsel, hem de toplumsal bir yanılgıdır. Çünkü emperyalizm, Cumhuriyetimize karşı yeni Menemenler yaratmaktan hiçbir zaman geri durmamıştır ve durmayacaktır. Ulusça yakın tarihimizde yaşadığımız ve bugünlerde herkesin dilinde olan Dersim ayaklanması, Maraş katliamları, Sivas kalkışması, oruç tutmadığı için öldürülen öğrenciler, katledilen aydınlarımız Uğur MUMCU, Ahmet Taner KIŞLALI, Turan DURSUN, Bahriye ÜÇOK ve daha niceleri hep birer değil biner Menemen’dir.

    Bundan tam 81 yıl önce Cumhuriyete ve devrimlerine karşı başkaldırının ilk örneği olan Menemen Olayı ve Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın şehit edilmesi Türk Devriminin en önemli kilometre taşlarından biridir. Gerek Tümgeneral Mustafa Muğlalı’nın gerekse Atatürk’ün gerici, karşı devrimci örgütlenmelere karşı saptadığı önlemler 1938’den sonra da sürdürülebilseydi, Türkiye bugün gerici ve bölücü iç tehditle karşı karşıya kalmayacaktı. Türkiye yurttaşları olarak bunu başaramadığımız için, bugün Çorum’u, Kahramanmaraş’ı, 12 Mart’ı, 12 Eylül ve Sivas’ı tartışmamız gerekirken, “şike” oyunlarıyla “Ergenekon” tertipleriyle kandırılıyoruz.

    Bizler emperyalizm uşağı gericiliği kirli yüzler, paçavra giysiler, pis sarıklar arkasında düşünür ve ararken, günümüzde gericilik kılık değiştirmiştir. Artık onları lüks arabalarda, lüks konutlarda, olağan üstü zenginlikler içinde, özel olarak oluşturdukları haremlerinde görmekteyiz. Eskiden köhnemiş tekkelerde, zaviyelerde örgütlenen gericilik, günümüzde ultra lüks otellerde, rezidanslarda örgütlenmektedir. Eskiden sadece din ile uğraşan gericilik artık kendi özel sermayesini oluşturmuş, dünyadaki her işe el atmış, varlığını yaşamın her alanına sokmuştur. Bugün teknolojiyi, özellikle haberleşme teknolojilerini en yetkin kullanan kesim, toplumun en gerici, en Cumhuriyet düşmanı kesimidir. Bugün artık onlar ‘devletin kılcal damarlarına kadar sızmışlardır’. Bugün artık onlar iş adamıdır, holding sahibidir, milletvekilidir. Bugün ülkemiz, geçmişinde "Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor... Bu millet istedikten sonra tabii elden gidecek yahu!" demiş olan bir başbakan, ‘Türkiye’de Cumhuriyetin sonu geldi, laik sistemi kesinlikle değiştirmek istiyoruz’ demiş olan bir Cumhurbaşkanı ile yönetiliyor. Bugün ulusallığı artık tartışılır duruma getirilmiş eğitimimizin başında “Laik Türkiye Cumhuriyeti'nin artık sonu gelmiştir, laikliği kaldırıp İslam kurallarına göre yönetmek lazım." demiş ve bilimsel hırsızlığı kanıtlanmış olan bir zat bulunmaktadır.

    Değerli Aydınlılar,

    Menemen’i anlamak ve diğer Menemenleri kavramak, Cumhuriyet ile yaşamak isteyen, geleceğini Cumhuriyet’te gören her Atatürkçü için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Yeni Menemenler yaşamamak için, gelecek kuşaklara yeni Menemenler yaşatmamak için tek yol, Cumhuriyetin o kahredici gücünü yeniden kazanmasıdır. Cumhuriyetin devrimci, halkçı, laik, ulusalcı, çağdaş, antiemperyalist nitelikleriyle yeniden yaşama geçirilmesidir. Atatürkçü Düşünce Derneği, ‘Kubilay’ın ve diğer şehit ve gazilerimizin temiz kanlarıyla yaşama gücünü kuvvetlendiren Cumhuriyet’imizi bu nitelikleriyle yaşama geçirmek için var gücüyle çalışmaktadır, çalışmaya da devam edecektir. Umudumuz ve çağrımız, halkımızın da bu çabamıza destek olması, yanımızda olmasıdır. Haklı ve zorunlu bir kavga verdiğimize inanıyoruz. Kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla tüm halkımızı, Cumhuriyet düşmanlarına karşı uyanık olmaya, birlikte olmaya çağırıyor, Devrim Şehidimiz Kubilay’la birlikte tüm Kurtuluş Savaşı şehitlerimizi, Cumhuriyeti korumak ve kollamak için canlarını hiçe sayarak sonsuzluğa göçenleri saygı ve özlemle; 22 Aralık 2009 tarihinde, bizlere, teyzesinin torunu Kubilay’ı anlatmak için söz aldığı sırada yaşamını yitiren sevgili Yakut ÜREL’i de sevgiyle anıyor, tümüne Tanrıdan rahmet diliyoruz.

    Değerli Atatürkçüler,

    Bildiğiniz gibi ADD Aydın Şubesi olarak, geçen yıl ‘Kubilay’ın adını kentimizde yaşatmak istiyoruz’ adıyla bir kampanya başlatmıştık. Bu kampanya sonucunda İl Genel Meclisince Didim ilçemizde bir okula Kubilay’ın adının verilmesi kararlaştırılmıştır. Ancak burada asıl amacımız, Aydın’ın merkezine bir anıt kazandırmaktı. Gerekli girişimleri yaptık, ama henüz bir sonuca ulaşamadık. Kampanyamızın takipçisi olacağımızın ve başarıya ulaşıncaya kadar yetkililerin canını sıkmayı sürdüreceğimizin bilinmesini istiyoruz" ifadelerine yer verdi.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Facebook kurucusunu öldürdü!13 Kasım 2016 Pazar 21:55
  • Bakan Işık simülasyonda hareketli atış denemesi yaptı11 Kasım 2016 Cuma 22:47
  • Milli tank MÜSİAD fuarında10 Kasım 2016 Perşembe 23:35
  • WhatsApp'a yeni özellik07 Kasım 2016 Pazartesi 22:58
  • Microsoft'un Selfie uygulaması Android'e geldi!06 Kasım 2016 Pazar 14:09
  • VPN Engellendi!05 Kasım 2016 Cumartesi 00:48
  • Avrupa Birliği'nden Whatsapp'a uyarı!30 Ekim 2016 Pazar 23:04
  • Twitter'ın popüler uygulaması Vine kapanıyor!27 Ekim 2016 Perşembe 22:59
  • Karadeniz'in Dibinde Osmanlı ve Bizans'tan Kalma Gemi Batıkları Bulundu25 Ekim 2016 Salı 09:39
  • Efece24 Ekim 2016 Pazartesi 23:59
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim