• BIST 83.222
  • Altın 146,893
  • Dolar 3,7619
  • Euro 4,0464

    Abdullah Öcalan derin devletin adamı

    07.04.2012 07:46
    Abdullah Öcalan derin devletin adamı
    Öcalan’ın rakibi olduğu için öldürülen Haki Karer’in kardeşi terörist başının derin ilişkilerini deşifre etti.
    Abdullah Öcalan derin devletin adamı Abdullah Öcalan derin devletin adamı Abdullah Öcalan derin devletin adamı

     

    Adı sürekli PKK’nın öldürdüğü örgüt mensupları arasında geçen Baki Karer BUGÜN’e konuştu. İsveç’te yaşayan ve kimliğini değiştiren Karer, Abdullah Öcalan’dan iç infazların hesabının sorulmasını istedi.

    PKK’nın kuruluşunda bulunup Merkez Komite üyeliğine kadar yükselmiş bir isim Baki Karer. Adı Kürt aydınlarının Meclis’e sunduğu örgüt içi infaz listelerinde dahi ‘öldürüldü’ olarak geçiyor. Ama kuruluşuna şahit olduğu PKK’nın iç yüzünü anladıktan yaklaşık 10 yıl sonra “Silah kullanmanın bir felaketle sonuçlanacağı daha o günden belliydi” diyerek ayrıldığını söylüyor. BUGÜN’e konuşan Karer,Öcalan’ın örgüt içerisinde nasıl sivrildiğini anlatırken örgütün derin kanadı olarak bilinen Kesire Öcalan ve Pilot Necati’nin (Necati Kaya) rolünü açıklıyor. İşte Baki Karer’in BUGÜN’e özel çarpıcı ifadeleri:

    ÇATIŞMALARDAKİ ROLÜ GİZLENDİ

    1980 darbesine kadar Kürt toplumunda en geniş tabana sahip örgüt PKK değildi.Daha çok Özgürlük Yolu ve DDKD egemendi.O dönem koşullarında örgütler arası çatışmalarda Öcalan’ın da dahil olduğu Gladyo’nun payı vardır. Örneğin KUK’la başlatılan çatışmaları,Öcalan’ın bizzat yürüttüğü hasır altı ediliyor. O dönem ülke içinde Çetin Güngör’ün ve dışarıda Kemal Pir’in çabalarıyla çatışmalar durdurulmuştu. Çok daha sonraları açığa çıktı ki,Öcalan, 1978’in ortasından itibaren devraldığıMardin-Urfa bölge sekreterliğini kullanarak, Suriye Muhaberatı koruması altında sınıra gelerek çatışmaları yeniden başlatmıştır. Aslında Kemal Pir’i PKK’dan ayrılma noktasına getiren olay da budur. Tümbunlara rağmen, bir dizi entrikalarla çatışma sorumluluğu Kemal Pir’in üzerine atılmaya çalışılmıştır.

    İNFAZIN GEREKÇESİ OLMAZ

    Örgüt içinde veya dışında katlettikleri insanlar için hiçbir gerekçe sunamazlar. Katletmenin hiç bir haklı gerekçesi olamaz. Muhalefet eden her insanı katlettiler. Birçoğunu Bekaa’da ve Lolan’da katlettiler, katletme fırsatını bulamadıklarını da ya Güneydoğu Anadolu’ya gönderip ihbar ederek ya da derin devletle kurdukları direkt telefon bağlantılarıyla öldürttüler. Bu yöntemlerle 15 bin ‘faili meçhul’ cinayet işlediklerini söylüyorlar. PKK’da kitlesel işkencelerin ve infazların en fazla yoğunlaştığı dönemi anlamak için, Yalçın Küçük’ün PKK’daki faaliyetleri irdelenmeli ve 2000’eDoğru dergisinin yayın politikasına bakılmalı.

    Milyarları ceplerine attılar

    Bugün Diyarbakır sokaklarında kuru kalabalığı yönlendirmeye çalışanların banka hesaplarına, ikinci ve üçüncü dereceden akrabalarının ihalelerden elde ettikleri kazançlara bakılırsa, bahsettiğimiz derinlik daha iyi anlaşılır. ‘Silah emniyettir’ diyenlerin ‘ticaret’ ilişkilerine bakılması gerekir. Olayları yönlendiriciler içinde öyleleri var ki, sırf Avrupa- ’ya yapılan insan kaçakçılığındanmilyarları cebine indiriyor. ‘Muhatap Öcalan’dır’, ‘Önderimiz Öcalan’dır’ diye durmaksızın konuşanların ve havayı bulandırmaya çalışanların, aşiret ve yakın akrabalarının yaşam tarzlarına bakılmalı. Kürtçü geçinen belediyelerin ihaleleri takip edilirse, ilişkiler ağının derinliği kendiliğinden açığa çıkar. Derin devlet ve ilişki ağları bitirildiği noktada, PKK kalmayacaktır.

    Çatışmaları yeniden başlattı

    Ben ve birçok arkadaşım, 73- 74’lerden itibaren bu mücadelenin içinde yer aldık, 1983’te ayrıldım. Muhalefet edeni katlettiler. Haki Karar, Öcalan’ı eleştiren mektubu yazdıktan sonra öldürüldü. Öcalan, derin devletten aldığı destekle bu kavgada üstün geldi. Özellikle 80’li ve 90’lı yıllarda egemen kılınan sis perdesi yeni yeni aralanmaya başlamıştır. Gladyo örgütlenmesinin İstanbul ayağına bitişik Kürt ayağı, yani Apoculuk bitirildiği oranda bu sis perdesi ortadan kalkacak. Son günlerde bu yönde yürütülen gayretler, sonuçta bahsettiğim sisli ortamı sonlandıracaktır.

    KUZEY IRAK’TA AYRILDIK

    Ben, PKK’dan 1983’te ayrıldım. Eğer Mehmet Karasungur, Öcalan’ın isteği ile derin devlet tarafından öldürülmeseydi, Mehmet Karasungur, Resul Altınok, Çetin Güngör ve ben bir grup olarak ortaya çıkacaktık. Çıkış bildirimizi hazırlamış, Mehmet Karasungur’un Celal Talabani’nin yanından dönmesini bekliyorduk. Ayrılma İsveç’te değil, Kuzey Irak’ta olmuştu.

    Binlerce insan şikeli savaşta öldü

    Kırıkkale yapımı silahların numaraları silinerek PKK’ya teslim edildiğini belirten Karer, bunun herkes tarafından bilindiğini söyledi.

    Özellikle iç infazlar, faili meçhuller, Öcalan’ın derin devletle belgelenmiş ilişkileri halka iyi anlatılabilinirse, bunların arkasına takılmış kitle ikna edilir. Bu halk kaybolançocuklarınınhesabını soracak düzeye gelecektir. ‘Şikeli savaş’ diyenleri haklı çıkartacak o kadar neden var ki ortada, hangi birini anlatayımya da nereden başlayayımbilmiyorum. Mesela numaraları silinmişKırıkkale yapımı kamyonlar dolusu silahın PKK’ya aktarılmasını kim inkâr edebilir? Dinamitlerin kaçakçılar aracılığıylaKandil’e aktarılması keşfedilen yeni bir şey değil.

    YERLERİNİ BİLDİRDİ

    Özellikle 90’lı yıllarda Kürt halkına karşı baskıların yoğunlaştırılmasının tek nedeni, PKK’- ya güç kazandırmaktı.Öcalan’ın imha etmek istediği bazı grupların yerini telefonla veye telsizle bildirip imha ettirdiğini herkes bilir.Öcalan, derin devletten aldığı destekle bu kavgada üstün konuma gelmiştir. Şu anda ‘Bizim paraya ihtiyacımız yok,muazzammeblağlara ulaşan bir servetin sahipleriyiz’ diyen birÖcalan ve ekibimevcuttur. Halk adınamücadele yürüten hiçbir gücün, gönüllülerden toplanan paralarla ‘muazzammeblağlara’ ulaştığı görülmemiştir.

    İNFAZCILARLA ÇÖZÜLME

    Birkaç tetikçinin yargılanması ve cezalandırılmasının bizi sonuç almaya götüreceğinden kuşkuluyum. Nasıl ki JİTEM olayı, görevlendirilmiş tetikçilerin yargılanması ile çözümlenemezse, Apoculuk olayı da salt birkaç infazcının yargılanmasıyla çözümlenemez. Bu nedenle derin devlet yargılamalarına AbdullahÖcalan dahil edilmeli. Bu türbir yargılanma süreci başlatıldığında, JİTEM ve Hizbullah’ın da Apoculuk atına bindirildiği görülecektir.

    HABER: SERBEST ÖZDEN-BUGÜN GAZETESİ 

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • O manzaralar içimizi sızlatıyordu06 Ekim 2012 Cumartesi 12:50
  • Sucuk ve Salamı karıştıramayacaklar06 Ekim 2012 Cumartesi 12:48
  • 56 yaşındaki ev hanımının yaptığı pes dedirtti!06 Ekim 2012 Cumartesi 12:47
  • Şehit yakınlarına internet indirimi06 Ekim 2012 Cumartesi 12:39
  • Bir top mermisi daha düştü!06 Ekim 2012 Cumartesi 11:51
  • Bisküvi kutusundan tarih çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 10:58
  • Nevşin Mengü rövanşı böyle aldı!..06 Ekim 2012 Cumartesi 10:56
  • Bu haberi okumadan yola çıkmayın06 Ekim 2012 Cumartesi 10:40
  • 4+4+4ün gerekçeli kararı Resmi Gazetede!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:39
  • Başbakan Erdoğanın arıyla imtihanı!06 Ekim 2012 Cumartesi 10:37
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim