• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006

    Abbas'a fedailer Erdoğan'dan

    29.09.2010 19:39
    Abbasa fedailer Erdoğandan
    Abbas'a fedailer Erdoğan'dan
    Abbas'a fedailer Erdoğan'dan Abbas'a fedailer Erdoğan'dan Abbas'a fedailer Erdoğan'dan

    Tayyip Erdoğan İsrail'e sert çıkadursun, Batı Şeria'da birçok Filistinli muhalife işkence yapmakla suçlanan Filistin Polis Gücü'nü ABD, Kanada ve Türkiye'nin eğittiği ortaya çıktı.

    "Filistin yönetimine bağlı güçler gece geç saatlerde kampa gelerek ateş açtılar. Geldiler, ateş açtılar, İsrail askeri gibi davrandılar. İnsanları korkutmak istediler. İnsanlar yollara çıktı ve onları taşladı çünkü biliyorlardı ki, bunlar İsrailli, Filistinli değil".

    sol.org.tr'den Ali Örnek'in haberine göre; Batı Şeria'da İsrail işgali altındaki bir mülteci kampındaki Filistin Halk Kurtuluş Cephesi sorumlusu Şibab'ın "İsrailli" dediği polis gücünün tek icraatı elbette bununla sınırlı değil.

    Nur El Şams mülteci kampında yaşayan Ebu Şelbaya 17 Eylül Günü uykusundayken İsrail askerleri tarafından kurşunlanarak katledilmişti. Şelbaya, 2004 yılında İsrail tarafından Hamas militanı olduğu gerekçesiyle tutuklanmıştı ve serbest bırakılmasının ardından sürekli olarak Filistin Polis Gücü tarafından gözaltına alındı. Filistinli El-Hak'ın raporuna göre, Şelbaya'nın katliamında Filistin Polis Gücü de görev almıştı.

    Filistin gücü değil Abbas'ın fedaileri

    Filistin Polis Gücü'nün oluşturulması ABD Güvenlik Koordinatörü General Keith Dayton'un fikriydi. Dayton'un Filistinli ortağı ise Filistin Yönetimi Başbakanı Salam Fayyad. 2006 yılında Hamas'ın Gazze'de seçimle işbaşına gelmesinin hemen ardından sıranın Batı Şeria'ya da geleceği Dayton'un polis gücünü oluşturmasındaki temel motivasyon oldu.

    2007 yılında Hamas'ın El Fetih darbesini püskürtmesinin ardından Dayton, "ulusal çıkarlarımız korumak için bu polis gücüne ihtiyacımız olacak" diyordu.

    Dayton'un danışmanlarından Michael Eisentadt misyonun ana amacının "Hamas'ın Batı Şeria'da iktidara gelmesini engellemek" olduğunu duyurmuştu ancak İsrail yönetimi ABD'nin milyonlarca dolar yatırdığı ve bütün müttefiklerini seferber ettiği bu projeye ikna edilemedi.

    İsrail'e göre yetiştirilen birlikler İsrail'e de karşı kullanılabilirdi. Bu nedenle Dayton, 2007 yılında Temsilciler Meclisi Toplantısı öncesinde fikir babası olduğu projenin "İsrail'in ulusal çıkarlarına hizmet edeceğini" açıkça belirtti.

    Bu amaçla, birliklerin Ürdün Uluslararası Polis Merkezi'ndeki eğitimine İsrailli uzmanlar da katılacak, birliğe sağlanacak silahlar Arap ülkeleri (Mısır ve Ürdün) tarafından hibe edilecek, her silah tek tek İsrail tarafından kayıt altına alınacak, söz konusu silahların balistik kayıtları da İsrail tarafından tutulacak ve güvenlik güçlerinin bu silahları İsrail'e karşı kullanmasının önüne geçilecekti.

    Dahası 2007'den beri yetiştirilen polis gücü, İsrail Ordusu'nun izni olmadan operasyon yapamayacaktı.

    İsrail Savunma Bakanlığı'nın üst düzey görevlilerinden General Michael Herzog 2009 yılında başında ihtiyatlı yaklaşılan Dayton'un projesini şu ifadelerle övüyordu: "Dayton büyük bir iş başardı. Onun yaptıklarından mutluluk duyuyoruz".

    Abbas'ın muhalifleri polisler için düşman

    Tabii ki, Filistin Polis Gücü'nün görevi İsrail Ordusu için operasyon yapmakla sınırlı değil. Özellikle New York'ta devam eden İsrail Filistin görüşmeleri boyunca Abbas'ı eleştiren muhalifler bu gücün hedefi oluyorlar. 1 Eylül'den bu yana Filistin Yönetim "Dava operasyonu" adı altında Hamas militanlarını yakalamak için büyük çaplı bir operasyon başlattı ancak operasyonda daha çok, Abbas'a muhalif isimler gözaltına alındı. Filistinli El-Hak örgütünün verilerine göre Abbas muhalifi olduğu için bin kadar Filistinli çoğu zaman gerekçe bile belirtilmeden gözaltına alındı. Üstelik bu muhaliflerin akıbetinden de haber alınamıyor.

    Filistin Polisi'nin daha önce Guardian tarafından işkence yaptığı belirtilmişti. İsrail, Filistin ve Lübnanlı kuruluşlar'a göre Filistin Polisi ve bu polis gücünün tamamlayıcısı gizli servis üyleri gözaltındakilere işkence yapıyorlar.

    Filistin Güvenlik Gücü'nün sözcüsü Albay General Adnan Damiri'ye göre ise işkence iddiaları "münferit". "Bazen polislerimizin işkence yaptığı oluyor ancak subayları onları cezalandırıyor" diyen Damiri şöyle devam ediyor: "son üç ayda sadece 42 işkence vakası olmuştur".

    Hamas'ın eski Maliye Bakanı Abdel Razek ise "eğer bir güvenlik gücü İsrail'in çıkarlarını muhafaza ediyorsa bu bir iç savaş emridir" diyor.

    Batı Şeria polis devleti

    Filistin yönetiminin lideri Mahmud Abbas bir buçuk yıla yakın zamandır koltuğunu seçimsiz olarak işgal ediyor. Abbas yakın çalışma arkadaşı Fayyad ile birlikte, Batı Şeria'yı adım adım polis devletine dönüştürme hedefinde. ABD Devlet Başkanı Barack Obama'nın da onayını alan Dayton, 2010 yılına kadar 1500 polisi daha eğitmeyi hedefliyor. 2007 yılından bu yana eğitilen polis sayısı ise 1600. Polis gücü Abbas yönetiminin başını ağrıtan mülteci kamplarını kontrol etmekle görevlendiriliyor.

    Türkiye'nin desteği

    ABD'nin koordinatörlüğünde, Kanada ve İngiltere'nin desteği ile yürütülen programı İsrail Ordusu ve İstihbarat Servisi yetkilileri de denetliyor. Ürdün'deki Irak ve Afganistan işgallerine de polis gücü yetiştiren Uluslararası Polis Yetiştirme Merkezi'ne en çok katkı koyanlardan biri de Türkiye.

    2007 yılından beri Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Gücüne bağlı yetkililer kamptaki Afgan ve Iraklı güçlerin eğitiminin yanı sıra, Filistin Polis Gücü'nü de eğitiyor.

    Bu nedenle Dayton 2009 yılında Washington Enstitüsü'ndeki konuşmasında Türkiye'ye özel teşekkürlerini de iletmeden edemiyor. Dayton Fliistin Polis Gücü'nün eğitiminde özellikle Türk ve İngiliz yetkililerin büyük emeği geçtiğini hatırlatarak, teşekkürlerini iletiyor. Dayton "Türk ve İngiliz uzmanlar el ele çalışıyor" diyerek, yaratılan yeni Filistinli kuşağın, Batının çıkarlarının koruyucusu olduğunu da ekliyor.

    Türkiye ise Ürdün Uluslararası Polis Eğitim Merkezi'nde kaç uzmanı olduğu ve bu uzmanların ne gibi eğitimler verdiğine yönelik herhangi bir veriyi açıklamaktan kaçınıyor ancak Başbakan Tayyip Erdoğan aynı dönemde Filistin Davası'nın savucusu olmakla övünmekten geri durmuyor.

    Özel hedef FHKC

    Electronic intifada sitesi yazarlarından Nora Barrows-Friedman'a göre polis gücünün yetiştirilmesinin temel gerekçesi Abbas'a ve Filistin Yönetimine karşı muhalefeti sindirmek. Bu nedenle Friedman özellikle New York'ta başlayan İsrail-Filistin görüşmeleri öncesinde birçok muhalifin gözaltına alındığını aktarıyor.

    Friedman'a göre polis gücünün özel hedefi Batı Şeria'da etkinliğini arttıran Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üyeleri. 31 Ağustos günü FHKC denetimindeki Dişişeh mülteci kampına saldıran polisler ileriki günlerde kamptaki FHKC üyelerini tutukluyor. Bu tutuklama furyasında polis merkezine götürülen 13 kişinin akıbeti bilinmiyor.

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Tayvan’da bir kişinin kulağından böcek çıktı06 Ekim 2012 Cumartesi 09:38
  • Sınıra yaklaşmayın uyarısı06 Ekim 2012 Cumartesi 08:27
  • Suriye: Özür dilemedik06 Ekim 2012 Cumartesi 07:40
  • Köylüler bu kulübe için seferber oldu05 Ekim 2012 Cuma 19:30
  • Mescid-i Aksa karıştı05 Ekim 2012 Cuma 18:02
  • İşte Suriyenin zayiatı05 Ekim 2012 Cuma 17:12
  • Gerçek işsizlik yüzde 1105 Ekim 2012 Cuma 17:10
  • Büyük tehdit: O esirler idam edilebilir!05 Ekim 2012 Cuma 17:08
  • İtalya: Esed provokasyonlara son vermeli05 Ekim 2012 Cuma 16:28
  • 11 Yaşındaki Çocuk Buldu05 Ekim 2012 Cuma 16:15
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim