• BIST 90.383
  • Altın 144,409
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021

    Abbas Kiarostami'den Tokyo hikayesi

    21.05.2012 22:45
    Abbas Kiarostamiden Tokyo hikayesi
    Kiarostami son filmi Like Someone In Love'da sadece kendi Tokyo imgesinden hareketle 24 saatlik bir zaman diliminde geçen bir film çekmiş ve bunu yaparken de aslında kendi sinemasından hiç de uzaklaşmayan bir yol izlemiş.
    Abbas Kiarostami'den Tokyo hikayesi Abbas Kiarostami'den Tokyo hikayesi Abbas Kiarostami'den Tokyo hikayesi

     Daha Cannes’a gelmeden önce bir yerlerde Kiarostami’nin son filmi hakkında birkaç cümlelik bir özet okumuş ve nasıl bir film olduğuna dair ufak çaplı bir akıl karışıklığı yaşamıştım. Şöyle diyordu kabaca o özette: “Okul parasını çıkarabilmek için Tokyo’da fuhuş yapan bir genç kızın hikayesi.” Tamamı Japonca olan ve Japonya’da geçen bir Kiarostami filmi zaten yeterince şaşırtıcıyken, konusuna dair de böyle bir cümle okuyunca iyiden iyiye merak ediyor insan. Japon kültüründe (en azından uzaktan görebildiğimiz kadarıyla) cinselliğe dair bize sıradışı gelebilen o kadar çok şey var ki, fuhuş yapan genç öğrenci imgesi belirli bir beklenti yaratıyor insanda. Ama bir kere daha anladık ki, film özetlerine güvenmek son derece yanlış. Hatta bu özetleri okumak bile başlıbaşına bir hata.

    Yaklaşık 2 saat süren topu topu 5 – 6 uzun sahnenin yer aldığı film öncelikle hiçbir şekilde fuhuşla doğrudan alakalı değil. Kiarostami sadece kendi Tokyo imgesinden hareketle 24 saatlik (hatta o kadar bile değil) bir zaman diliminde geçen bir film çekmiş ve bunu yaparken de aslında kendi sinemasından hiç de uzaklaşmayan bir yol izlemiş. Uzun diyaloglar; birbirini tanımayan, ya da yeni tanıyan bireyler arasındaki ilişkiler (ve bu ilişkilerin filmin olası tüm açılımlarını hazırlayan dinamikleri) ve tüm filme alttan alta yayılan tedirgin edici bir gerilim Like Someone In Love’ın öne çıkan yanları ve bunlar İranlı sinemacının filmlerinde daha önce de gözlemlediğimiz unsurlar. Kiarostami’nin özellikle birkaç sahnede ustalığını ciddi biçimde konuşturduğu filmde elbette kimi sorunlar yok değil. Senaryoda bazı soru(n)lar ya da kimi sahnelerin bazı anlarındaki kesintiler insanın aklını kurcalıyor ama filmden bir süre sonra bu akıl kurcalanmalarının hızla zihin açıcı tartışmalara yol açtığını fark ediyorsunuz ki, bu az bulunur bir nimet değil şu zamanda.

    Büyük ölçüde 3 karakterin (genç kız, sevgilisi ve kızın müşterisi olan yaşlı profesör) kısa bir zaman dilimi süresince kesişen yolları ekseninde akan film başrol oyuncularının dengeli performanslarına çok şey borçlu. Oyuncuların birbirini ezmediği (ki yaşlı profesör rolündeki Tadashi Okuno’nun rolü buna çok müsait) film özellikle bazı anlarda yan karakterlerin beklenmedik katkılarıyla bir hayli kahkaha da topluyor. Öte yandan filmde Tokyo’ya dair klişeleşmiş herhangi bir imge görmek pek olası değil. Tokyo’da geçen ve batılı sinemacıların çektiği kimi filmler bu klişeleri doğru ya da yanlış bir şekilde gözümüze sokarken bir Ortadoğulu olan Kiarostami’nin bu kolaycılığa düşmemiş olması en azından takdir edilesi bir durum. Ama şunu da söylemek gerek: film Kiarostami ölçeğinde bir yönetmen için “başyapıt” nitelemesini hak edecek seviyede değil ve majör bir ödül alacağını da sanmam.

    Bu arada şu ilk birkaç sonunda Michael Haneke’nin Amour adlı filminin Croisette ve çevresinde ciddi bir yankı uyandırdığını söylemeliyim. Ne yazık ki henüz filmi izleme fırsatı bulamadım, ama aşağıdaki kareden de anlayacağınız gibi kendisiyle bir fotoğraf çektirmeyi başardım. Tek mesele gala öncesi acele adımlarla Festival Sarayı’na doğru yürüyen ve önüne kesmemize az da olsa bozulan Haneke ile olan bu fotoğrafı ben çektim ve kolumun kısalığının azizliğine uğradım. Yoksa o kadar da cüce değilimdir.

     

    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, Türkçe karakter kullanılmayan ve kişilik haklarını hiçe sayan yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
    Diğer Haberler
  • Yine kamera karşısına geçiyor01 Ekim 2012 Pazartesi 23:22
  • Örümcek Adam devam ediyor01 Ekim 2012 Pazartesi 23:21
  • Cennetteki Çöplük filminin galası yapıldı29 Eylül 2012 Cumartesi 23:20
  • En korkunç ölüm sahnesi Türklerin29 Eylül 2012 Cumartesi 11:15
  • Oscara aday Türk filmi27 Eylül 2012 Perşembe 11:53
  • Türkiyenin Oscar adayı belli oldu26 Eylül 2012 Çarşamba 17:43
  • Moskova film için acele ediyor25 Eylül 2012 Salı 07:23
  • Doğum yapmış kadın rolü için kilo aldı24 Eylül 2012 Pazartesi 18:48
  • Türk sinemasının acı kaybı23 Eylül 2012 Pazar 20:52
  • Kozada ödüller bugün veriliyor22 Eylül 2012 Cumartesi 09:38
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Aydın Post | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0256.226 61 64 | Faks : 0256.226 61 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim